6. Hukuk Dairesi 2010/13679 E. , 2011/697 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili davalının 27.121994 başlang…
**6. Hukuk Dairesi 2010/13679 E. , 2011/697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili davalının 27.121994 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olduğunu, 2009 yılı 7. 8. 9. aylar kiralarını ihtara rağmen ödemediğini bildirerek davalının tahliyesini istemiştir. Davalı, davacı tarafından belirlenen 2008/2009 dönem kirasını kabul etmediklerini, davacının kira tesbit davası açtığını, kira bedeli ihtilaflı olduğundan davanın reddini savunmuştur. Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel(istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir.Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır.Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir. Olayımıza gelince;Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 27.12.1994 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinde kira bedellerinin üçer aylık dönemler halinde dört eşit taksit ile peşin ödeneceğinin, kira müddeti dolduktan sonra akdin yenilenmesi halinde DİE-TÜFE endeksinden az olmamak üzere davacı kurum tarafından oluşturulacak kurul tarafından artırım yapılmak suretiyle yıllık kira miktarının belirleneceğinin kararlaştırıldığı, bu madde uyarınca kurum tarafından belirlenen kira bedeline davalının itiraz etmesi üzerine de kurum tarafından kira tespit davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı kurum 19.10.2009 keşide 22.10.2009 tebliğ tarihli ihtarla 27.12.2008-2009 dönemindeki 3. taksit tutarı ve 4. taksit tutarının 14.000. TL olarak ödenmesini istemiştir. Davalı bu dönem kiralarını ödediği savunmasında bulunmamış, miktar ihtilaflı olduğundan ödenmediğini bildirmiştir. Davalının ihtarın tebliğinden sonra taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan önceki dönem kira bedeli üzerinden istenen aylar kiralarını dahi ödemediği anlaşılmakla temerrüt olgusu gerçekleşmiştir. Mahkemece, davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.