10. Ceza Dairesi 2018/2483 E. , 2023/9885 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2020/10632 esasında kayıtlı İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2013/62 Esas, 2015/160 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanık ...'nın yokluğunda verilip kendisine tebliğ edilmeyen hükmün öğrenme üzerine temyizi ile tefhim şerhinde hatalı olarak temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi karşısında …
**10. Ceza Dairesi 2018/2483 E. , 2023/9885 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2020/10632 esasında kayıtlı İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2013/62 Esas, 2015/160 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanık ...'nın yokluğunda verilip kendisine tebliğ edilmeyen hükmün öğrenme üzerine temyizi ile tefhim şerhinde hatalı olarak temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi karşısında yanıltma nedeniyle sanık ... ve müdafii ile sanıklar Şahin ve ... müdafilerinin ve sanık ...'nın temyiz taleplerinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2013 tarihli ve 2012/552 Esas, 2013/265 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/144 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/144 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2013 tarihli ve 2013/144 Esas, 2016/1230 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar Arif, ..., Soner, Şahin, ..., Cuma, Hava ve Nesip'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve sanıklar ..., Cuma, Şahin ve ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ..., Cuma, Şahin ve ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. b) Sanıklar Nusret, Mustafa, ..., Mehmet ..., ..., Banu ve Neslihan'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve sanıklar Nusret, Mustafa ve Mehmet ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar Nusret, Mustafa ve Mehmet ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2013 tarihli ve 2013/144 Esas, 2016/1230 Karar sayılı kararının sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve Neslihan Karademir müdafileri, sanıklar Nesip ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/17291 Esas, 2016/1230 Karar sayılı kararı ile; "1- Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddeleri gereğince, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delilerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi hususlarını içermesi gerektiği açıklanmış olup; Bu kapsamda, somut olaylarla ilgili olarak, hangi sanığın hangi tarih/tarihlerdeki suç ve fiillerinin ne şekilde sabit görüldüğü, sübuta götüren ve reddedilen delillerinin nelerden ibaret olduğu, kiminle ve hangi konuşmalarının hükme esas alındığı, konuşmaların somut olay ve olgularla bağlantısı ile uyuşturucu ve uyarıcı madde ele geçen sanıklarla diğer sanıklar arasındaki bağlantı hususları, tüm sanıklar yönünden ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden; soyut ve yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet hükümlerinin kurulması, 2- 18.09.2012 tarihinde sanık ...'ten ve 23.09.2012 tarihinde sanık ...'tan ele geçirildiği belirtilen suça konu maddelerin ekspertiz raporu düzenlenmesi için Kriminal Laboratuvara gönderilip gönderilmediği araştırılarak, gönderilmiş ise; söz konusu raporların aslı veya onaylı örneği denetime imkan verecek şekilde getirtilip dosya içerisine konulması, gönderilmemiş ise dava konusu maddelerin niteliklerinin belirlenmesi bakımından Kriminal Laboratuvara gönderilip rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla anılan sanıklar yönünden hükümler kurulması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. D. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli ve 2016/153 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar Arif, ..., Şahin, ..., Cuma ve Nesip'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve sanıklar ..., Cuma, Şahin ve ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ..., Cuma, Şahin ve ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. b) Sanıklar Nusret, Mustafa, Mehmet ..., ... ve Banu'nun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve sanıklar Nusret, Mustafa ve Mehmet ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar Nusret, Mustafa ve Mehmet ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. c) Sanıklar Soner, Hava, ... ile Neslihan'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, beraatlerine karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun olması nedeniyle sanıklar Taha, Nusret, Şahin, Cuma ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması ile sanıklar Soner, Hava, ... ile Neslihan hakkında verilen yasaya aykırı şekilde verilen beraat hükümlerinin bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Mevcut delil durumu uyarınca sanıklar Soner, Hava, ... ve Neslihan'ın mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Takipsizliğe konu olan maddelerin uyuşturucu olmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. İletişim tespit tutanaklarının sanığa ait olmadığına, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Sanığın 18.09.2012 tarihli eylemiyle ilgili verilen takipsizlik kararının kesinleşmiş olması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğine, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinde yer alan yardım hükümleri ile 30 uncu maddesinde yer alan hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. H. Sanık ... (Nesip) ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde yer alan takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Temyiz süre tutumuna ilişkindir. J. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. K. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suça konu olan maddelerin uyuşturucu olmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. L. Sanık ...'nın temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada; liderliğini sanık ...'ın yaptığı organizasyonun İstanbul ili Zeytinburnu, Eyüp ve Fatih ilçelerinde 3 ayrı adreste ecstasy imalatı gerçekleştirdiği, organizasyonda orijinal ecstasy tabletlerin toz haline getirilmesinin ardından metamfetamin, vermidon ve benzer ilaç ve katkı maddelerinin karıştırılması suretiyle saflığının düşürülerek tekrar çekiç-metal kalıp ve metal uç kullanmak suretiyle ecstasy tablet bastıkları, sonrasında basılan ecstasylerin iç piyasada dağıtılmak suretiyle ticaretinin gerçekleştirildiğinin tespitine ilişkin olayda, bir kısım sanıkların tevil yollu ikrarları, yakalama tutanakları, arama ve el koyma tutanakları, ekspertiz raporları, iletişimin tespiti ve dinleme kayıtları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kolluk görevlilerince yapılan fiziki ve teknik takipler sonrasında başlatılan operasyonlarda belirlenen adreslere yapılan baskınlar sonucu gerek sanıkların üstünde gerekse ev ve iş adreslerinde ve araçlarında suç konusu oluşturan etken maddesi MDMA, AM2201 içeren ve ecstasy tabir edilen tabletler ile esrar ve eroin ile birlikte, bu uyuşturucu tabletlerin yapımında kullanılan demir kalıplar, tartımında kullanılan hassas teraziler, metal kaplar, fırın, ambalaj malzemeleri, gıda boyası, sarma kağıtları, kimyasal maddelerin ele geçirildiği, ele geçirilen tabletlerin alınan ekspertiz raporunda uyuşturucu madde içerdiğinin tespit edildiği, sanıklardan ..., ..., ..., ..., Nesip ... ve ...'den ele geçen uyuşturucu maddeler üzerinde yaptırılan kriminal incelemelerde suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kalan uyuşturucu maddeleri (... ve ...'ten ele geçen uyuşturucu madde "efedrin") içerdiğinin belirlendiği, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., Banu Er'den ele geçen uyuşturucu maddelerin yapılan kriminal incelemelerinde ise 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları kapsamında kalan eroin ve diğer uyuşturucu maddeleri içerdiğinin belirlendiği, sanıklar ..., eş olan sanıklar ... ve Banu Er'in çalıştırdıkları imalathanede birlikte çalıştıkları, sanık ...'ın ise diğer sanık ... ile birlikte çalıştıkları, ... ile ... ve Banu Er'in ayrı ayrı çalıştırdıkları iki ayrı imalathanede ele geçen fırın, matkap ve hassas terazilerde eroin bulaşık ve artıklarının tespit edildiği, bu suretle (haklarında beraat kararı verilen sanıklar dışındaki) sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Nesip ..., ..., ..., ..., ... ve Banu Er'in üzerlerine atılı "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma" suçunu ayrı ayrı işledikleri, teknik takip, telefon ve iletişimin tespiti tutanakları, uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporları, adli emanetler, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2015/17291 Esas, 2016/1230 Karar sayılı bozma ilamı ve de tüm yargılama safahatından anlaşılmış ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Nesip ..., ..., ..., ..., ... ve Banu Er'in "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma" suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları yoluna gidildiği, sanıklar ..., ..., ..., ... ve Banu Er'de yakalanan uyuşturucuların eroin içermesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında cezalarında yarı oranında arttırım yapıldığı ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunun işlenmesindeki özellikler, örgüt kapsamında sayılmamakla birlikte oluşturdukları suç ağı nedeniyle meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar hakkında cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlendiği ve sanıkların geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelendiğinde takdiren haklarında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde yer alan takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Mustafa, ..., ..., Banu, Arif, Mehmet ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Sanıklar ..., Mehmet ... ve Mustafa hakkında tekerrüre esas alınan hükümler kararda gösterilmemiş ise de, sanıkların adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas alınabilecek yasal şartları taşıyan ilamlardan ceza miktarı itibarıyla en ağır olanların tekerrüre esas alınması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyulduğu, tüm soruşturma ve kovuşturma kapsamı itibarıyla eksik inceleme bulunmadığı, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasının yasal koşullarının oluşmadığı, mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının sanıklar Mustafa, ... ve Banu hakkında uygulanmasına ve sanık ... hakkında 30 uncu maddede yer alan hata ve 39 uncu maddede yer alan yardım etme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve araştırılacak başkaca bir husus da kalmadığı anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii, sanıklar ..., Banu, Arif müdafileri, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'nın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanıklar ..., Soner, Neslihan ve Hava hakkında kurulan hükümler yönünden; Bozmaya uyulduğu, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mahkemenin sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... (Nesip) ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2012/547 Esas, 2013/443 Karar sayılı kararı ile suç tarihi 04.08.2012 ve iddianame tarihi 29.11.2012 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu; temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 11.06.2014 tarihli ve 2014/2991 Esas, 2014/4583 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün onanarak kesinleştiği; temyize konu dosyada ise sanık hakkında 12.11.2012 tarihli eylemi nedeniyle 01.04.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2012/547 Esas, 2013/443 Karar sayılı karar dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya içine alınarak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve 2013/81 Esas, 2013/203 Karar sayılı kararı ile suç tarihi 25.12.2012 ve iddianame tarihi 06.03.2013 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu; temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 23.05.2016 tarihli ve 2014/5523 Esas, 2016/1585 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği; temyize konu dosyada ise sanık hakkında 12.11.2012 tarihli eylemi nedeniyle 01.04.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve 2013/81 Esas, 2013/203 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya içine alınarak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. E. Sanıklar Cuma, ... ve Şahin hakkında kurulan hükümler yönünden; Tüm dosya kapsamına göre; kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların, diğer sanıklarda ele geçirilen maddelerle ilgileri olduğuna ve diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine dair, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar Mustafa, ..., ..., Banu, Arif, Mehmet ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli ve 2016/153 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii, sanıklar ..., Banu, Arif müdafileri, sanık ... ve müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve müdafii, sanıklar ..., Banu, Arif müdafileri, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'nın temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., Soner, Neslihan ve Hava hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli ve 2016/153 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... (Nesip) ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli ve 2016/153 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli ve 2016/153 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, E. Sanıklar Cuma, ... ve Şahin hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçenin (E) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli ve 2016/153 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.