Başvuru, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 18/3/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Anayasa Mahkemesinin 19/3/2020 tarihli kararıyla ilgili bilgi ve belgeler toplandıktan sonra yeniden değerlendirilmek üzere başvurucuların ülkelerine sınır dışı edilmelerine dair işlemlerin 20/5/2020 tarihine kadar geçici olarak durdurulmasına karar verilmiştir. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 30/4/2020 tarihli yazısı ve eklerinin başvuru dosyasına gelmesinden sonra başvurucuların tedbir talepleri 13/5/2020 tarihinde yeniden değerlendirilmiş, 19/3/2020 tarihli tedbir kararlarının sonlandırılmasına ve başvurucuların tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. 2020/10595, 2020/10588 ve 2020/10389 numaralı bireysel başvuru dosyalarının hukuki irtibat nedeniyle 2020/10387 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2020/10387 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam etmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Afganistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucular evli olduklarını beyan etmektedir. Başvurucular 5/12/2016 tarihinde Türkiye'ye giriş yapmış ve uluslararası koruma başvurusunda bulunmuştur. Başvurucuların talepleri reddedilmiştir. Çankırı Valiliğinin 29/5/2019 tarihli kararıyla başvurucuların sınır dışı edilmelerine karar verilmiştir. Başvurucular, anılan kararın iptali istemiyle Kastamonu İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Başvurucular dava dilekçelerinde sınır dışı etme kararının hukuka aykırı olmasının yanı sıra ülkelerinde iç karışıklık yaşandığını ve üçüncü kişilerin baskı ve tehditlerine karşı korunamayacaklarını, kendilerinin 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun maddesi gereği sınır dışı edilemeyecek şahıslardan olduklarını iddia etmişlerdir. İdare Mahkemesinin 16/1/2020 tarihli kararıyla "davacıların ileri sürdüğü sebeplerin yukarıda yer alan mevzuat uyarınca ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncelerinden dolayı zulme uğrayacağını haklı kılacak sebepler olarak değerlendirilmesine ve geri gönderilmesi durumunda zulme uğrayacağına olanak bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucular 18/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş, başvurularıyla birlikte sınır dışı etme kararlarının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. İlgili hukuk için bkz. A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-