Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/833 E. , 2024/1918 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/833 Karar No:2024/1918 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... A.Ş. (...) Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/833 E. , 2024/1918 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/833 Karar No:2024/1918 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... A.Ş. (...) Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Kırkağaç rüzgâr enerjisine dayalı elektrik üretim santrali (RES) ilişkin RES Katkı Payı Anlaşması uyarınca hesaplanan 61.053.576,48-TL tutarındaki 2022 yılı RES Katkı Payı'na dair ... tarih ve ... sayılı fatura ile söz konusu fatura bedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı TEİAŞ Genel Müdürlüğü Tarife ve Müşteri Hizmetleri Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bir sözleşmenin idarî sözleşme mi yoksa özel hukuk sözleşmesi mi olduğunun tespiti noktasında iki ana kıstastan yola çıkılabileceği, bunlardan birincisinin, ilgili sözleşmenin kanun ile niteliğinin belirlenmesine, ikincisinin ise, böyle bir belirlemenin bulunmaması hâlinde yargısal içtihatlar ile ortaya çıkan maddî ve organik şartların araştırılmasına ilişkin olduğu, mevzuatta RES Katkı Payı Anlaşması'nın hukukî mahiyetine ilişkin açık bir nitelendirmeye gidilmediğinden, taraflar arasında imzalanan RES Katkı Payı Anlaşması'nın nitelendirilmesinde ikinci kıstas açısından bir değerlendirme yapılması gerektiği, ikinci kıstas açısından gerçekleştirilecek değerlendirmede ise, sözleşmenin tarafları, sözleşmenin konusu ve sözleşmenin özel hukuku aşan hükümler içerip içermediği hususlarının irdelenmesi gerektiği; Bir sözleşmenin idarî sözleşme olarak kabul edilebilmesi için taraflardan birinin kamu tüzel kişisi olması gerektiği, ancak, bu kıstasın belirleyici bir unsur sayılamayacağı, zira idarenin özel hukuk sözleşmeleri yapma olanağı da bulunduğuna göre, taraflardan biri kamu tüzel kişisi olan her sözleşmenin idarî sözleşme olmadığı; Sözleşmenin konusunun TEİAŞ'ın üstlendiği kamu hizmeti niteliğindeki iletim faaliyetiyle ilgili ya da herhangi bir kamu hizmetinin yürütülmesine yönelik olmadığı, sözleşmede, rüzgâr enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılmış lisans başvurularından aynı bölge ve/veya aynı trafo merkezi için birden fazla başvurunun bulunması durumunda, sisteme bağlanacak olanı/olanları belirlemek için yapılacak yarışmanın sonunda belirlenen RES Katkı Payı'nın nasıl hesaplanarak tahsil edileceği koşullarının belirlenmesinin amaçlandığı; Dolayısıyla yarışmayı kazanan lisans başvuru sahibince TEİAŞ'a ödenecek RES Katkı Payı'nın taraflar arasında imzalanan özel hukuk niteliğindeki bir sözleşmenin sonucu olduğu, sözleşmenin tip sözleşme niteliğinde olması ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından onaylanması hususlarının RES Katkı Payı Anlaşması'nın ticarî bir anlaşma olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği; Tip Sözleşme'nin 5. maddesinde, sözleşme hükümlerinin uygulanmasından dolayı doğacak veya çıkacak anlaşmazlıkların çözümünde Ankara Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilerek, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli organların belirtildiği, TEİAŞ'a ödenmesi gereken RES Katkı Payı'ndan kaynaklanan anlaşmazlıkların, yarışma ihale safhası tamamlanıp taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan bir uyuşmazlık olduğu; Sözleşmenin özel hukuku aşan hükümler içerip içermediği hususunda ise, TEİAŞ'ın hukukî statüsünden bağımsız olarak, RES Katkı Payı Anlaşması'nın imzalanmasından sonra TEİAŞ'a tanınan imtiyazlı bir yetkiden, sözleşmeyi tek taraflı değiştirme, denetleme, cezaî işlem tesis etme ve tek taraflı feshetme gibi üstün bir kamu gücünden söz etmenin mümkün olmadığı; Tip Sözleşme'de, yıllık toplam RES Katkı Payının ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanacağı, sözleşmede belirtilen hâllerde teminat mektubunun TEİAŞ tarafından irat kaydedileceği ve mevzuata aykırılıktan doğacak tüm sorumlulukların şirkete ait olacağına yönelik kuralların öngörülmesinin özel hukuku aşan hüküm niteliğine karine teşkil etmeyeceği; Bu durumda, idarî bir sözleşme olmayan RES Katkı Payı Anlaşması'nın uygulanmasından doğan uyuşmazlığın ancak adlî yargı yerlerinde açılacak davaya konu edilebileceğinin açık olması karşısında, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, esas yönünden de reddine karar verilmesi gerektiği, ödenmesi gereken RES Katkı Payı'nın hukuka uygun olarak hesaplandığı, RES Katkı Payı Anlaşması ile teklif mektubu formu ve taahhütnamenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, RES katkı payı hesaplanırken TÜFE'ye göre yapılan güncellemenin teklif tarihinden itibaren değil ilk geçici kabul tarihinden itibaren başlatılması ve TÜFE'nin kümülatif olarak değil yıllık olarak hesaplanması gerektiği, TÜFE güncellemesi hesaplamasının bilirkişi marifetiyle yapılabileceği, dosyaya sunulan bilimsel görüşün de bu doğrultuda olduğu, temyiz edilen kararda atıf yapılan Danıştay kararının başka bir hukuki uyuşmazlığa yönelik olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.