12. Ceza Dairesi 2022/5181 E. , 2024/6141 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2636 E., 2021/1665 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı H…
**12. Ceza Dairesi 2022/5181 E. , 2024/6141 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2636 E., 2021/1665 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 500.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın haksız el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; dava konusu madeni yağlara koşulları oluşmadığı halde el konularak tasfiye edildiğini bu nedenle tazminat isteme koşullarının oluştuğuna, davanın reddi gerekçesinin yerinde olmadığına, davanın kabulü gerektiğine ve vekalet ücretine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/401 esas 2011/269 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kaçak petrol satmak, bulundurmak, ticari amaçla satın almak, taşımak ve saklamak suçunu işlediğinden bahisle hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sırasında 24.02.2010 tarihinde davacıya ait 825 bidon madeni yağa el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, beraat kararının 15.01.2019 tarihinde kesinleştiği, kararda ele geçirilen madeni yağlarla ilgili hüküm tesis edilmediği, bu nedenle Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2019 tarihli ve 2010/401 Esas- 2011/269 Karar sayılı Ek Kararı ile suça konu madeni yağların müsaderesine karar verildiği, Ek Karara karşı sanıklar müdafisince itiraz edildiği, ancak gerek dava tarihi gerekse karar tarihi itibariyle henüz anılan ek kararın kesinleşmediği, suça konu madeni yağların, soruşturma aşamasında tasfiyesine karar verildiği, 5607 Sayılı Kanunun 16/2 maddesi uyarınca, davacının İl Özel İdareye başvurarak tasfiye edilen madeni yağlarla ilgili olarak emanet hesabına aktırılmış olan bedelini yasal faizi ile birlikte kurumdan talep edebileceği, ancak davacı tarafından bu yönde herhangi bir başvuru yapılmaksızın CMK'nın 141 maddesi kapsamında tazminat davası açıldığı tazminat davasının açıldığı, davacının, idareye başvurarak talebe konu yağların bedelini her zaman alabileceği bu haliyle dava nedeniyle CMK 141. maddesi anlamında davacının herhangi bir zararının oluştuğunun kabul edilemeyeceği, diğer taraftan bir an için davanın CMK 141. maddesi kapsamında olduğu değerlendirilse dahi Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesince, suça konu madeni yağlara ilişkin asıl kararla herhangi bir hüküm tesis edilmediği, bilahare ek kararla müsaderesine ilişkin karar verildiği ve bu ek kararın henüz kesinleşmediği, bu haliyle CMK'nın 142/1 maddesinde belirlenen yasal dava açma süresinin henüz başlamadığı, itiraz neticesinde müsadere kararının ortadan kaldırılabileceği, bu haliyle dava şartının bu aşamada oluşmadığı gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141. ve 142. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada; tazminata esas Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/401 esas 2011/269 karar sayılı ve 04.03.2019 tarihli Ek Karar ile suça konu madeni yağların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verildiği, kararın sanıklar müdafisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi 'nin 28.06.2021 tarihli ve 2020/2517 Esas - 2021/8608 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulduğu, bozma kararı üzerine Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/1268 Esas- 2022/231 Karar sayılı kararı ile suça konu eşyaların kaçakçılık suçunun konusunu oluşturmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde sahiplerine iadesine karar verildiği, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04/12/2023 tarihli ve 2022/15863 Esas- 2023/10615 Karar sayılı kararı ile ihbar üzerine yapılan aramalarda sanıklara ait iş yerlerinde ele geçen ve içerisinde organik çözücü içeren, bu haliyle akaryakıta dönüştürülen yağların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iadesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2024 tarih 2024/462 Esas ve 2024/882 Karar sayılı ilamı ile suça konu eşyaların müsaderesine karar verildiği, hükmün sanıklar müdafisince 28.06.2024 tarihinde temyiz edildiği, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arşivinde olduğu tespit edilerek dava konusu madeni yağların müsaderesine ilişkin ek kararın temyiz incelemesi sırasında henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminata esas suça konu eşyanın müsaderesine ilişkin ek kararın henüz kesinleşmediği, bu haliyle dava şartının bu aşamada oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2024 tarihinde karar verildi.