4. Hukuk Dairesi 2021/26208 E. , 2024/9813 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/940 E., 2021/1437 K. HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf Talebinin Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/166 E., 2020/87 K. Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili t…
**4. Hukuk Dairesi 2021/26208 E. , 2024/9813 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/940 E., 2021/1437 K. HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf Talebinin Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/166 E., 2020/87 K. Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin olay tarihinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, davalının ise TBMM 27. Dönem Milletvekili olduğunu; davalının yerel seçimlerden önce 23.02.2019 tarihinde katılmış olduğu A Haber Kanalında yayınlanan Ajans Hafta Sonu isimli programda sarf etmiş olduğu söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkilinin haksız şekilde terör örgütü ile ilişkilendirildiğini; ifade özgürlüğü ve siyasilerin katlanmak zorunda olduğu eleştiri sınırlarının aşıldığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 31.03.2019 tarihinde gerçekleşen yerel seçimlerden önce davacının mensubu olduğu siyasi partinin ittifak yaptığı siyasi parti yöneticilerinin kamuoyuna yapmış oldukları açıklamalar ve bu konuda basına yansıyan haberler nedeniyle dava konusu söz ve ifadelerin sarf edildiğini, dava konusu açıklamaların bu nedenle görünür gerçeğe uygun olduğunu, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın siyasi kişiliği nedeniyle sert eleştirilere katlanması gerektiği, davalı tarafından sarf edilen söz ve ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, kişilik haklarına saldırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının yapmış olduğu konuşmasında müvekkilini terör örgütleri ile işbirliği yapmakla itham ettiğini, sert eleştiri sınırlarının aşıldığını, doğrudan kişilik haklarının hedef alındığını, siyasiler yönünden eleştiri sınırları geniş kabul edilmekle beraber sınırsız olarak değerlendirilemeyeceğini, kullanılan söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının konuk olarak katılmış olduğu Ajans Hafta Sonu isimli programda, gerçekleşecek yerel seçimlerle ilgili değerlendirmelerde bulunduğu, siyasetçi olan davacının sert eleştirilere katlanması gerektiği, sarf edilen sözlerin bir bütün halinde ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının yapmış olduğu konuşmasında müvekkilini "terör örgütleri ile işbirliği yapmakla itham ettiğini", sert eleştiri sınırlarının aşıldığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, doğrudan kişilik haklarının hedef alındığını, siyasiler yönünden eleştiri sınırları geniş kabul edilmekle beraber sınırsız olarak değerlendirilemeyeceğini, "terör örgütleri ile ilişkilendirilmesinin" müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; A Haber Televiyzon Kanalında 23.02.2019 tarihinde yayınlanan Ajans Hafta Sonu isimli programda davalı tarafından davacı hakkında sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 25 ve 26 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24 ve 25 inci maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından, 23.02.2019 tarihinde katılmış olduğu Ajans Hafta Sonu isimli programda 2014 yılı Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimlere ilişkin siyasi değerlendirmeler yapıldığı, yerel seçimlerde aday olan davacının mensup olduğu siyasi parti ve davacının siyasi kişiliğine yönelik değer yargısı ve eleştiri niteliğinde söz ve ifadeler kullanıldığı, siyasetçilerin konumu itibarı ile yapılan sert eleştirilere katlanması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul etttiği, tüm bu açıklamalar ışığında yayında geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı, sert eleştiri niteliğinde olduğu, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.