Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncay
davacı ve birleşen dosya davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl Davada Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kayseri Şubesi ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilen GKS uyarınca adı geçen davalı şirkete kredi açıldığını ve kullandırıldığını, diğer davalıların ise söz konusu GKS'nin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, bu nedenle asıl borçlu gibi anapara ve tüm fer’i borçlardan sorumlu olduklarını, söz konusu GKS'ler kapsamında davalı şirket lehine davaya ve takibe konu banka teminat mektuplarının düzenlenip ve verildiğini, teminat mektuplarının 24/02/2020 tarihinde nakde dönüştüğünü, davaya konu Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip açıldığını belirterek davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalıların %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkûm edilmelerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar zerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği alacakların 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolması itibariyle zamanaşımına uğradığını, gerek eski Borçlar Kanunu, gerekse Türk Borçlar Kanunu gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan teminat mektubunun tarihinin 2000 yılına, teminat mektubunun dayanağı olan kredi sözleşmelerinin ise 1995-1996 yıllarına ait olup, zamanaşımı süresinin dolduğunu, iddiaların eski bir döneme dayandığını, TTK 82’de belirlenen on yıllık defter ve belge saklama sürelerinin dahi dolduğunu, davacının dosyaya sunduğu Kayseri 2. Noterliği'nin ... tarihli ve ... sayılı ihtarnamesinden anlaşıldığı üzere, davacının 2005 yılında dava konusu ettiği teminat mektupları yönünden mektupların iadesini veya mektup bedellerinin yatırılmasını ihtarname kanalıyla talep ettiğini, ancak 2021 yılına kadar bu konu ile ilgili olarak davacı tarafından herhangi bir yasal işlem yapılmadığını, dosyaya sunulan sözleşmelerde davalı ... ve ...'nın iddia edilen borçlar yönünden herhangi bir imzası, beyanı, irtibatı veya sorumluluğunun bulunmadığını, bu sözleşmeler incelendiğinde davalı ...'ın veya ...'nın, borca dayanak olduğu iddia olunan kredi sözleşmelerinde ne müşterek ve müteselsil kefil olarak ne de başka herhangi bir sıfatla ismi, imzası veya beyanı bulunmadığını, davacının 2005 tarihli bir mahkeme ilamının alacağın dayanağı olduğunu iddia etmesine karşın 2021 yılında bu alacakla ilgili ilamsız icra takibine giriştiğini, davacının sunduğu teminat mektuplarında ...'in isminin geçtiği ancak davacı tarafından sunulan evraktan, mektupların neye istinaden veya hangi sözleşmeye dayanılarak düzenlendiğinin net olmadığını, icra takibinde takibe dayanak belge sunmayan davacının, itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını belirterek davanın reddi ile davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Birleşen Davada Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Kayseri Şubesi ile davalı ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, dosya davalısının da söz konusu krediyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu nedenle asıl borçlu gibi anapara ve tüm fer’i borçlardan sorumlu olması gerektiğini, kredi sözleşmeleri kapsamında adı geçen şirket lehine banka teminat mektupları düzenlendiğini ve verildiğini, teminat mektuplarının 24.02.2020 tarihinde nakde dönüştüğünü ve davaya konu Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ayrıca asıl borçlu ve kefillerin (davalının) kredinin geri dönüşü konusundaki edimlerini yerine getirmemesi üzerine müvekkili banka tarafından hesaplarının kat edildiğini ve davalıya Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu kat ihtarnamesi ve hesap özetinin gönderildiğini, kat ihtarnamesinde davaya konu teminat mektupları bakımından depo ihtarında da bulunulduğunu, ayrıca davaya ve takibe konu banka teminat mektupları bakımından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2005/521 esas sayılı dosyasında depo talep davası açtıklarını ve davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiğini, davalının icra dosyasına yaptığı itirazların yasal dayanaktan yoksun olduğunu, herhangi bir belge ve delile dayanmadığından bahisle davanın kabulü ile davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.