6. Hukuk Dairesi 2024/1509 E. , 2025/453 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2023/383 E., 2024/55 K. Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... ... İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmişt…
**6. Hukuk Dairesi 2024/1509 E. , 2025/453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2023/383 E., 2024/55 K. Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... ... İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkili arsa sahibinin davalı tarafa arsa devrini yaparken %18 oranında KDV ödediğini, sözleşmenin 8.2 maddesinde her çeşit verginin aksi kararlaştırılmadıkça müteahhide ait olacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının iade alınan KDV bedelini müvekkiline teslim etmediğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından devredilen taşınmazın vergi yükümlülüğünün müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin 8.2. maddesinde belirtilen vergilerin inşaat için gerekli vergiler olduğunu, inşaatın yapım aşaması öncesine dair taşınmaz devrine ilişkin işlemin bu kapsama dahil edilmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.07.2021 tarihli kararı ile; dava konusu olan KDV'nin bu inşaatın yapımında kullanılan arsanın teslimi nedeni ile doğduğu, dolayısıyla sözleşmeye konu inşaatın yapımından kaynaklanan bir vergi olduğu, sözleşmedeki hükümlerde doğabilecek vergilerin müteahhide ait olduğunun kararlaştırıldığı, KDV'nin de bir tür vergi olması nedeni ile sözleşme gereğince müteahhide yüklendiği gerekçesiyle, itirazın iptaline, takibin devamına, davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.07.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.07.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, verginin ödenip ödenmediği ya da iade edilip edilmediğinin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamına girmediği, verginin ödendiğinin ispat yükü davacıda olduğu, mahkemece ispat yükümlülüğü dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1829 Ada 85 parsele yönelik olarak düzenlenen 30.04.2019 tarih ve 18182 no.lu faturadan doğan KDV'nin 3065 sayılı KDV Kanunu 29/1'e göre ilgili dönem ve önceki dönemlerden devreden toplam 2.928.787,63 TL indirilebilecek KDV'den indirim konusu yapılarak mahsup edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilâmından sonra yeni delil yaratıldığını, Vergi Dairesi cevabının kabul edilmediğini, yazıda fiili olarak ödeme yapılmadığı belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece ödeme yapıldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, arsa devrinin sözleşme gereği olup, vergi yükünün arsa malikine ait olduğunu, rücu hakkının kullanılmasının temel koşulu ödemenin yapılmış olması olup, ödeme yapılmadığını, davacının gerekli özeni göstermediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacıya ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,