16. Ceza Dairesi 2020/3313 E. , 2020/3283 K. "" I-TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2020 tarih ve 2020/42358 sayılı yazısı ile; PKK terör örgütünün sair efradı olmak ve bomba patlatmak, bomba koymak suçlarından sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/2, 59/2, 264/6-8, 59/2, 74, 75/2. maddeleri ile 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca neticeten ve içtimaen 12 yıl 6 ay ağır hapis, 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 1.688.888 Türk lirası ağır para cezaları i…
**16. Ceza Dairesi 2020/3313 E. , 2020/3283 K.** **"İçtihat Metni"** I-TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2020 tarih ve 2020/42358 sayılı yazısı ile; PKK terör örgütünün sair efradı olmak ve bomba patlatmak, bomba koymak suçlarından sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/2, 59/2, 264/6-8, 59/2, 74, 75/2. maddeleri ile 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca neticeten ve içtimaen 12 yıl 6 ay ağır hapis, 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 1.688.888 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 3 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 02/05/2001 tarihli ve 1998/221 esas, 2001/115 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstanbul (Kapatılan) 3 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 02/05/2001 tarihli kararının suç vasfı yönünden kanun yararına bozulması durumunda, bu kararın 5237 sayılı Kanun'a uyarlanmasına ilişkin İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/06/2006 tarihli ve 1998/221 esas, 2001/115 sayılı ek kararının da hükümsüz hale geleceği düşünülerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, sanığın diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte PKK terör örgütünün sair efradı olduklarının ve bu kapsamda bir kıraathaneyi bombalamak eylemlerini birlikte planlayıp gerçekleştirdiklerinin Mahkemesince kabul edilerek 765 sayılı Kanun'un 168/2 ve 264/6-8. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği, Anılan kararın diğer sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31/01/2002 tarihli ve 2001/2407 esas, 2002/192 karar sayılı ilamı ile "Toplanan delillere göre, sanıkların mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün ülke topraklarının bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının anlaşılması karşısında TCK.nun 125. maddesi yerine yazılı şekilde hüküm" kurulmasının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verildiği, Aynı dosyada, adı geçen sanıklarla birlikte yargılanan sanığın da PKK terör örgütü üyesi olduğunun ve bu kapsamda vahamet arz eden kıraathaneye bomba atma eylemini mezkur sanıklarla birlikte planlayıp icra ettiğinin Mahkemesince kabul edildiği, bu itibarla sanığın bomba atma ve PKK terör örgütünün sair üyesi olma suçlarının birbirinden bağımsız olmadığı cihetle, bu suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasının yerinde olmadığı, sanığın eyleminin bir bütün olarak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen, "...Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmağa matuf bir fiil..." kapsamında kalacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.