Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/13858 E. , 2024/17449 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/13858 Karar No : 2024/17449 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı ta
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/13858 E. , 2024/17449 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/13858 Karar No : 2024/17449 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edildiği 27/07/2022 tarihinden önce davacının yazılı savunmasının alınması gerekirken, davacıya savunma istem yazısının 28/07/2022 tarihinde tebliğ edilebildiği, dava konusu işlem tarihinde davacının yazılı savunmasının alınmadığı gibi savunma için verilen sürenin de henüz dolmamış olduğu, başka bir ifade ile davacıya kendisini savunma imkanı tanınmadan, ilgili Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin amir hükmüne aykırı olarak usulüne uygun savunması alınmaksızın tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için davanın açıldığı 10/08/2022 tarihinden itibaren, davanın açıldığı tarihten sonraki kısımlar için ise her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, ayrıca özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti de birlikte dikkate alındığında, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi: Hukuki Değerlendirme: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, kamu görevinden çıkarma işlemi nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için davanın açıldığı 10/08/2022 tarihinden itibaren, davanın açıldığı tarihten sonraki kısımlar için ise her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden; Hukuki Değerlendirme: Temyize konu Mahkeme kararının, davacının savunması alınmaması nedeniyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak Dairemizce onama kararı verilmiş olmasının, davacının doğrudan kamu görevine başlatılması sonucunu doğurmayacağı, usulüne uygun olarak savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeni bir işlem tesis edilebileceği göz önüne alındığında, bu aşamada davacının parasal hak kaybının tazminine hükmedilemeyeceğinden, Mahkeme kararının "işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının tazmini isteminin kabulüne, mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için davanın açıldığı 10/08/2022 tarihinden itibaren, davanın açıldığı tarihten sonraki kısımlar için ise her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, ayrıca özlük haklarının da iadesine," ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA kesin olarak, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için davanın açıldığı 10/08/2022 tarihinden itibaren, davanın açıldığı tarihten sonraki kısımlar için ise her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi. KARŞI OY : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin davacının savunmasının yasal sürede alınmamış olması sebebiyle iptaline, mahrum kaldığı maddi ve özlük haklarının iadesine hükmeden ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dairemiz kararı, temyize konu mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik olarak onama yönünde olmakla, davacının savunma süresi dolmadan ve davacı tarafından savunma verilmeden işlem tesis edilmiş olması, işlemin özelliğine yargılama safhalarına bakılmaksızın doğrudan iptal sebebi olarak değerlendirilmiştir. Haklar toplumsal barış ve düzeni sağlama amacıyla bireysel haklar ile kamusal haklar arasındaki dengenin gözetilmesi ile var olup yasalarca korunmaktadır. Bu bağlamda somut olay düzleminde savunma hakkı kavramı idare hukuku açısından değerlendirildiğinde tek yanlı işlem tesis etme yetkisine sahip idarelerin davacıdan kaynaklanan bir sebep ile aleyhe bir işlem tesis etmeden önce bilgisine başvurma (savunma) veya iddialara karşı haklı sebeplerin varlığının ileri sürülerek bu beyanların değerlendirilmesi ile idarenin işlem tesisinden vazgeçmesi ihtimalinin idarece değerlendirilmesinin sağlanması amacını taşımaktadır. Savunma hakkı geniş anlamda değerlendirildiğinde, kamu görevlisi aleyhine idare tarafından işlem tesis edilmesi halinde bu eylem ve işlemlere karşı kendisini korumak için yasal yollara başvurması veya yasal imkânlardan faydalanmasıda bu hak kapsamındadır. Diğer bir anlatımla idareye itirazda bulunma, yargı yoluna başvurmak, yargılama safhasında usul hükümleri doğrultusunda cevap verme açıklamalar yapma, duruşma taleb vs işlemlerle gerçekleştirilmek suretiyle kullanılabilmektedir. Zaman bakımından işlemden önce alınması gerekli olan savunmanın yargılama safhasında giderilmek suretiyle beklenen hukuki koruma ve faydanın gerçekleşmesi de mümkün olmakla, sonradan giderilebilecek eksiklik niteliğindedir. Bu bağlamda davacının işlem tesisinden önce savunmasının alınması gerekli ise de alınmaması bizatihi işlemi sakatlayan bir unsur olarak değerlendirilemeyecektir. Zira idare dava dilekçesinin kendisine tebliği ile işlemi geri alma, iptal etme hak ve yetkisine sahip olmakla dar anlamda savunmayı değerlendirmiş olacaktır. Diğer durumlarda yargılamanın usul hükümleri doğrultusunda gelişen sürecinde işleme yönelik hertürlü savunma yani maddi olayın gerçekliğine veya hukuka uygunluğuna dair iddia ve deliller taraflarca sunulabileceği gibi idari yargılama usulü kanunun resen araştırma ilkesi olarak tanımlanan 20. Madde düzenlemesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir“ kuralı doğrultusunda yargı yerlerince işlemin hukuka uygunluğu denetleneceğinden savunma ile sınırlı olmayan inceleme sonucu karar verilecektir. Diğer yandan, kamu hizmetlerinin devamlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmek zorunluluğu karşısında kamu menfaati ile kişi haklarının dengelenmesi adaletin gereği olmakla savunma hakkının bizatihi belli bir zaman diliminde kullandırılmamış olması sebebiyle işlemin iptal edilmesi durumunda kamu hizmet ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi sonucunu doğuracak bir karar ortaya çıkacak olması kamu hak ve güvenliğinin korunmaması sonucunu doğuracaktır. Zira her hak gibi Savunma hakkı da , başkalarının haklarının ve güvenliğinin korunmasıyla dengelenmesi tarafsız yargılamanın bir gereğidir. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin uygulanmasında da işlemlerin tesisi ve yargı safhaları bütün olarak değerlendirilmek suretiyle usule aykırılıkların yargılamanın ileri aşamalarında giderilip giderilmediği gözetilmesi gerektiği yönündedir. (AİHM, bir aşamadaki kusurun sonraki bir aşamada telafi edilebileceğini belirtmektedir.) Keza dava konusu olayda davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, ilgilinin iddialardan haberdar olduğu görülmektedir. İdari yargılama sürecinde savunma hakkı “adil yargılanma hakkı” ilkesi doğrultusunda yargı safhasında kullanılmaya ve giderilmeye açık olmakla ve bu ilke aynı zamanda “makul sürede yargılamanın sona erdirilmesi” ilkesini de kapsamakla işlemin iptali yargılamayı zaman ve ekonomik açıdan zarara uğratacağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağından, bu hakkın yargılama safhasında giderilmesi hususu ile birlikte işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyu ile, temyize konu mahkeme kararının dava konusu işlemi iptaline yönelik kısmının onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.