7. Hukuk Dairesi 2013/15348 E. , 2013/21370 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında
**7. Hukuk Dairesi 2013/15348 E. , 2013/21370 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 01.05.2000-04.05.2009 tarihleri arasında çalıştığını ,iş akdinin haksız olarak davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 26.07.2000 tarihinde resepsiyon görevlisi olarak çalışmaya başladığını,2006 yılına kadar sezonluk çalıştığını,2006 yılından sonra ise yazın resepsiyon görevlisi kışın güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin 04.05.2009 tarihinde müvekkili şirket tarafından feshedildiğini ve davaya konu işçilik alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izin alacağının hesabında esas alınacak hizmet süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sezonluk olmayan 2005 yılı sonrasındaki hizmet süresi esas alınarak hak ettiği yıllık izin süresi belirlenmiştir. Mahkemenin davacının mevsimlik işçi olarak sezonluk çalıştığı dönemlerde yıllık izin ücretine hak kazanamayacağı yönündeki kabulü doğrudur. Ayrıca 4857 sayılı Kanunun Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri başlıklı 53.maddesinde işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verileceği,işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresinin, hizmet süresine göre ;bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden az olamayacağı, ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine 4857 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı belirtilmiştir. Buna göre, davacı işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetleri yıllık izne hak kazanma ve izin sürelerinin hesabında dikkate alındığında davacının sezonluk çalıştığı dönemde 2 yıl 4 ay 2 gün hizmet süresi bulunduğundan, 28.04.2005-28.04.2006 tarihleri arasında 14 gün , 28.04.2006-28.04.2007 tarihleri arasında 14 gün , 28.04.2007-28.04.2008 tarihleri arasında 14 gün, 28.04.2008-28.04.2009 tarihleri arasında 20 gün izin hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davacının sezonluk olarak çalıştığı dönemler de kıdemine dahil edilmek suretiyle hak edilen izin süresini belirleyerek davaya konu izin alacağını hesaplattırmak ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen 1654.13 TL'da mahsup edilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece bu yön gözetilmeyerek hatalı bilirkişi raporuna itibar ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-Ayrıca davacı dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına yasal faiz yürütülmesini talep etmiştir. Mahkemece en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faize hükmedilmesi gerekirken talep aşılmak suretiyle en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmiş olması da hatalı olmuştur. SONUÇ: Temyiz olunan kararın,yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.