7. Hukuk Dairesi 2023/1986 E. , 2023/3104 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2022/339 K. KARAR : Asıl davanın kısmen kabulü, birleştirilen davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve muhdesat bedeline ilişkin alacak davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya u…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1986 E. , 2023/3104 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2022/339 K. KARAR : Asıl davanın kısmen kabulü, birleştirilen davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve muhdesat bedeline ilişkin alacak davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-birleştirilen dosyada davalı vekili, asıl dosyada davalılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 239, 241, 244 ve 245 parsel sayılı taşınmazlarda dava dışı paydaşlardan 16.05.2003 tarihinde paylar satın aldığını, taşınmazlara değişik tür ve sayıda meyve ağaçları dikerek yetiştirdiğini, ancak taşınmazlarda paydaş malik olan davalılardan ...’ın açtığı önalım davası sonucunda müvekkiline ait payların hükmen iptal edilerek ... adına tescil edildiğini, müvekkilinin paydaş malik olduğu dönemde iyiniyetle dikip yetiştirdiği meyve ağaçları nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduklarını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere ağaç bedelleri toplamı olarak 122.435,00 TL’nin, ayrıca ağaçların dikimi, bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla yapılan zorunlu ve faydalı giderler için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2.Birleştirilen davada davacılar ..., ... vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin 239, 241, 242, 244 ve 245 parsel sayılı taşınmazların paydaş maliklerinden olduklarını, davalı ...’ın anılan taşınmazlarda paydaş olan dava dışı bazı kişilerden tapudan paylar satın aldığını, ancak sonrasında davalının devraldığı payların hükmen iptal ediğini, davalının taşınmazlarda artık paydaş malik olmamasına rağmen kullanmaya devam ettiğini, kendisine yapılan uyarıların sonuçsuz kaldığını açıklayarak, davalının 239, 241, 242, 244 ve 245 parsellere el atmasının önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2020 tarihli ve 2007/50 Esas, 2010/71 Karar sayılı kararıyla, asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 103.745,95 TL'nin davalıların tapudaki hisseleri doğrultusunda davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava bakımından davanın kabulü ile; 129 ada 24 parsel, 129 ada 7 parsel, 129 ada 25 parsel, 129 ada 6 parsel, 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- birleştirilen dava davalısı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2012/368 Esas, 2015/216 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davacı vekilinin açıkça yetiştirdiği ağaç bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş olduğu, buna göre hükme esas alınan 27.10.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ağaç bedelleri toplamı olarak belirlenen 48.017,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekirken, zeminin çıplak değeri ile ağaçlı değeri ile arasındaki fark olan 103.727,17 TL’nin tahsiline karar verilmiş olmasının yanlış olduğu, ayrıca faize hükmedilmemiş olmasının da doğru olmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına, tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 27.10.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ağaç bedelleri toplamı olarak hesap edilen 48.017,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili gerektiğinden, ayrıca birleşen dosya bakımından temyiz taleplerinin reddedildiği de gözetilerek, asıl davanın kısmen kabulü ile, 48.017,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kabulü dava konusu taşınmazlara el atmanın önlenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleştirilen dosyada davalı vekili, asıl dosyada davalılar ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleştirilen dosyada davalı vekili temyizinde, ağaç bedeline karşılık olarak belirlenen rakamın enflasyonun altında kaldığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür. 2. Asıl dosyada davalılar ..., ..., ... vekili temyizinde, davalı ...’ın kendisine ait olmayan taşınmaz üzerinde ağaç yetiştirmekte iyi niyetli olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada muhdesat bedeline ve masraflara ilişkin alacak, birleştirilen davada ise mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı-birleştirilen dosyada davalı vekili ile asıl dosyada davalılar ..., ..., ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.