6. Ceza Dairesi 2023/3052 E. , 2023/13650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/522 E., 2016/348 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci madd
**6. Ceza Dairesi 2023/3052 E. , 2023/13650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/522 E., 2016/348 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2015 tarihli ve 2015/5030 soruşturma sayılı iddianamesi ile Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi; yaralama suçundan 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi; tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle, kamu davası açılmıştır. B. Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/522 Esas, 2016/348 karar sayılı kararıyla 1. Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 2. Sanık hakkında tehdit ve yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın Temyiz Sebepleri 1. Tanıkların kolluk ifadelerine göre sanığın tehdit, yaralama ve hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken tehdit ve yaralama suçundan beraat, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. Tanık ifadelerinin gerekçeli kararda yer almadığına, 3. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ile sanığın, Kare SRC isimli iş yerinde ortak oldukları, olay tarihinde aralarında iş yerinin düzeniyle ilgili olarak tartışma çıktığı, tartışma üzerine sanığın katılana hitaben "benim işime düzenime karışamazsın, şerefsiz, terbiyesiz, benim adım ... ben senin kocan gibi sessiz sakin değilim, kendine dikkat et ayağını denk al, yıkarım, dağıtırım, parçalarım" diyerek tehdit ve hakarette bulunduğu ve daha sonra katılanın üzerine yürüdüğü, orada bulunan tanıkların araya girmesiyle şahsın uzaklaştırıldığı, bu esnada sanığın yerde bulunan ve silahtan sayılması gerektiği düşünülen sehpayı katılana doğru fırlattığı, katılanın kenara çekilmesi sonucu sanığın yaralama eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı iddiası ile kamu davası açılmıştır. 2. Tanık N.M. kolluk beyanında, daha önce aynı işyerinde müdür olarak çalıştıktan sonra ayrılıp aynı binanın başka bir katında işyeri bulunduğunu, bu nedenle tarafları tanıdığını, sanık ile katılanın tartıştığını, tartışma sırasında sanığın katılana "benim işime düzenime karışamazsın, şerefsiz, terbiyesiz, benim adım ... ben senin kocan gibi sessiz sakin değilim, kendine dikkat et ayağını denk al, yıkarım, dağıtırım, parçalarım" şeklinde sözler söylediğini duyduğunu, koridordaki camları elindeki sehpayı atarak kırdığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 3. Tanık S.A. kolluk beyanında, işyerinde sekreter olarak çalıştığını, sanık ile katılanın tartıştığını tartışma sırasında sanığın katılana "benim işime düzenime karışamazsın, şerefsiz, terbiyesiz, benim adım ... ben senin kocan gibi sessiz sakin değilim, kendine dikkat et ayağını denk al, yıkarım, dağıtırım, parçalarım" şeklinde sözler söylediğini duyduğunu, katılanın işyerinden çıktığı sırada koridordaki camları elindeki sehpayı atarak kırdığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 4. Tanıklar Ö.M., M.A., A.N.A. kolluk beyanında, sanık ile katılanın tartıştığını, tartışma sırasında sanığın katılana “şerefsiz, terbiyesiz, ben senin kocana benzemem” kolluk beyanında yaralamadan koridordaki camları elindeki sehpayı atarak kırdığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 5. Olay ve Olgular bölümünün (2), (3) ve (4) paragrafında belirtilen tanıklar mahkeme aşamasında ise, sanığın katılana yönelik hakaret, tehdit ve yaralama suçunu işlediğini görmediğini, Mahkemece çelişki sorulduğunda "ben de karakolda da aynı şekilde ifade vermiştim, vermiş olduğum beyanlar müştekinin yada başkaca ifade verenlerin ifadeleri ile karıştırılmış, yada benim ifadelerim eksik yada fazla geçmiş olabilir, duruşmada vermiş olduğum beyanlarım doğrudur ve geçerlidir." şeklinde beyanlarda bulunarak mahkemedeki ifadelerinin doğru olduğunu belirttikleri görülmüştür. 6. Sanık savunmasında " katılanın kendisine hakaret ettiği için karşılık olarak hakaret etmiş olabileceğini ancak tehdit ve yaralama eylemlerinde bulunmadığı" şeklinde savunmada bulunmuştur. IV. GEREKÇE A. Gerekçede Tanık İfadelerinin Yazılmamasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtildiği, mevcut delillerin tartışıldığı ve değerlendirildiği, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında Mahkûmiyet Hükmü Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Yani sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi maddi mesele olup, bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak, yani nasıl meydana geldiğini belirlemektir. Olay belirlendikten sonra, olaya uygulanacak hukuki norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır. Maddi durumun tespiti, hukuki durumun tespitidir. Olayın faillerinin kim olduğu ve bunların ceza hukuku karşısındaki sorumlulukları öncelikle olayın belirlenmesi ile mümkündür. Olay ise deliller ile öğrenilebilir. Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal)’dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta aranan belirlilik ortaya çıkar. Yani belirliliğe şüphenin yenilmesi ile ulaşılır. Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçeğe ulaştıracak araç ise delillerdir. Deliller; Sanık açıklamaları, tanık açıklamaları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, kolluk, savcı ve hakim tutanakları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve (veya) ses kaydeden araçlarla açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. Suç konusu ve/veya alet olayın bir parçası iken, olay yerinde kalan her türlü iz ve eser, belirti delil olup, olayı temsil eden dolaylı delildir. Bütün bu deliler birlikte değerlendirilerek öncelikle suçun işlenip işlenmediği sonra bir olayın kanuni unsurlarının belirlendiği şekilde işlenip işlenmediği ve son olarak da sabit olan bu suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin tartışması ve kesin olarak ispatı gerekir. Tüm aşamalarda da şüpheden sanık yararlanır kuralının uygulanması gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar tanıklar N.M ve S.A., kolluk beyanlarında sanığın, katılana yönelik “kendine dikkat et ayağını denk al, yıkarım, dağıtırım, parçalarım" şeklinde tehdit ettiğini belirtmiş ise de, mahkeme aşamasında bu ifadelerinden dönerek sanığın katılana yönelik tehdit içerikli söz duymadıklarını ve mahkeme aşamasındaki ifadelerinin daha doğru olduğu yönünde beyanda bulunmaları, ayrıca diğer tanıklar Ö.M., M.A., A.N.A.’nın gerek kolluk gerekse mahkeme aşamasında sanığın katılana yönelik tehdit içerikli söz duyduklarına ilişkin bir beyanlarının olmaması, yine tanıkların aşamalarda sanığın katılana yönelik yaralama suçuna ilişkin beyanlarının bulunmadığı, tanıkların tartışmayı duydukları ve sanığın aşamalarda katılanın da kendisine yönelik hakaret suçu işlemesi nedeniyle hakaret suçu işlemiş olabileceği yönündeki beyanları karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, tehdit ve yaralama suçlarından ise "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraat kararları verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Vesaire Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/522 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararında katılanın temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.