9. Hukuk Dairesi 2016/9020 E. , 2017/5497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özet
**9. Hukuk Dairesi 2016/9020 E. , 2017/5497 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı işyerinde garson şefi olarak çalıştığını, iş akdinin 03.11.2014 tarihinde İnsan Kaynakları Müdürlüğü tarafından 0311.2014 tarihli yazı işe iş akdinin sona erdirildiğinin kendisine tebliğ edildiğini, söz konusu ihtarname ile siparişlerin kasa girişi ile bir eksikliği olduğu ve bu eksikliğin sanki çıkar sağlıyormuş gibi sorumlu olduğu işverenin güvenini kötüye kullandığı ve yöneticilik pozisyonuna uygun davranılmadığı gerekçesiyle tazminatsız olarak iş akdine son verildiğini beyan ettiğini, bu olayla ilgili davacının savunmasının alınmadığının, bahsi geçen olayla ilgili sadece bir üründe karışıklık olduğu daha öncesinde bu tarz olayların hiç yaşanmadığını, davacının kasa sorumlusu olmadığını, garson şefi olarak görev yaptığını, davalı işverenin objektif ve işletmesel gerekliliklerle örtüşen kabul edilebilir makul ve çalışma koşullarına uyumlu haklı veya geçerli gerekçesinin bulunmadığını iddia ederek; feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının garson şefi - müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, davacının son dönem çalışmalarında mesai arkadaşlarının da şahit olduğu ve bu hususta alınan beyan ve tutanaklarda işverenin güvenini kötüye kullandığınıza dair eylemlerin sabit olduğu, davacının yazılı savunmasının alındığı ancak davacının eylemlerini hatırlamadığını ve sisteme atıfta bulunduğunu, davacının belli bir pozisyona gelmiş ve kendisine yetki ve sorumluluk da yüklenmiş olmasına rağmen bahsi geçen eylemleri yapmış olması sebebiyle işvereninin güveni sarstığını belirterek davanın reddini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalı işverenin davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini savunduğu, davacı hakkında tutanak tutulmasına sebep olan çalışan aynı konumda iken davacının terfi edip müdür yardımcısı olduğu, aynı çalışan aracılığıyla davacının daha öncede uzaktan takip edildiği, feshe dayanak yapılan olayın meydana geldiği tarihte işyerinde ayrıca kasa sorumlusunun da bulunduğu, davacı hakkında bir tutanak tutulup herhangi bir başka işlem yapılmadan hemen en ağır şekilde fesih işlemlerinin yapıldığı, feshin son çare olma ilkesine uygun davranılmadığı, sebeplerle haklı ve geçerli nedene gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe: İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut uyuşmazlıkta; davalı işveren tarafından düzenlenen 03.11.2014 tarihli fesih bildiriminde; 12.10.2014 tarihinde akşam bar servisinde 1 adet margarita ve 1 adet punch siparişinin karşılığında nakit ödenen 100 TL’nin davacıya verildiği, ancak bu tutarın sisteme davacı tarafından girilmediği, davacının 31.10.2014 tarihli savunmasında siparişi başka içki ismiyle girdiğini belirttiği, ancak sistem kayıtları üzerinde yapılan denetimde savunmada geçen içkinin de sisteme girilmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacının feshe konu olan ve tevilli olarak savunulan olay üzerine davalı işverenin davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışı nedeniyle gerçekleştirdiği feshin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla, mahkemece feshin geçersiz olduğunun kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davalı tarafından yapılan feshin haklı nedenle yapıldığı kabul edilerek, davanın REDDİNE, 3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 328.00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 03.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.