11. Hukuk Dairesi 2021/5590 E. , 2022/7172 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.12.2020 tarih ve 2018/333 E. - 2020/182 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, d…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5590 E. , 2022/7172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.12.2020 tarih ve 2018/333 E. - 2020/182 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı şirketin 07.05.1999 tarihli olağan genel kurul toplantısında bilanço ve kâr zarar hesaplarının görüşülerek onaylandığını, davacıların bu toplantıda alınan kararların hakim ortakların usulsüz işlemleri bulunduğu bilançonun gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle iptali için açtıkları davanın derdest olduğunu, buna rağmen 30.07.1999 tarihinde sermaye arttırımı için olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı ve sermaye arttırım kararı alındığını, bilanço kesinleşmeden sermaye arttırım kararı alınamayacağını, anılan toplantıda davacıların bilançonun incelenmesi için toplantının ertelenmesi talebinin reddedildiğini, toplantı tutanağının toplantı sırasında el yazısı ile yazılmasına rağmen daha sonra daktilo ile yeniden yazıldığını ve değiştirildiğini, zira müvekkillerinin itirazlarının hepsinin yer almadığı gibi bu itirazların divan teşekkül ettikten sonra ileri sürüldüğünün tutanağa geçirildiğini, oysaki davacıların itirazlarını divan teşekkül etmeden bildirmiş olduklarını, bu nedenlerle olağanüstü genel kurulda alınan kararların TTK hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek 30.07.1999 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iptali istenen 30.07.1999 tarihli şirket olağanüstü genel kurul toplantısının yasalara ve TTK 381/1 maddesinde belirtilen afaki iyi niyet kuralına uygun olarak yapıldığını, genel kuruldan önce şirketin 5.000,00 TL öz sermayesine karşılık 60.000,00 TL civarında borcu bulunduğunu, bu haliyle şirketin iflas sınırları içerisinde olduğunun anlaşıldığını, olağanüstü genel kurulun sermaye artırımı suretiyle şirketi iflastan kurtarmak amacıyla yapıldığını, arttırılan sermayenin borçların tasfiyesinde kullanıldığını, bu somut durum karşısında sermaye arttırımının küçük ortakların paylarını tasfiye amacı gütmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin kayıtları üzerinde yapılan incelemede 1997-1998-1999 yılları net işletme sermayesinin negatif olduğu, 1999 yılı için bu rakamın -32.987.215,244 TL olduğu, işletmenin tüm varlığının satılması halinde dahi borçlarının kapatılamaz halde bulunduğu, yani şirketin vadesi gelen borçlarını ödeyemez durumda olduğu, şirketin iflastan kurtulabilmesi için bedelli sermaye artışının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.