T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1202 - 2025/1510 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1202 KARAR NO : 2025/1510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2024 NUMARASI : 2023/859 Esas 2024/669 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/12/2025 Mahalli mahkemesince ve…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1202 - 2025/1510 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1202 KARAR NO : 2025/1510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2024 NUMARASI : 2023/859 Esas 2024/669 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde, 09.05.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’in %100 oranında kusurlu olarak önce dava dışı ... plakalı araca çarptığını, sonra savrulup bu sefer de davacıya ait sürücü ... idaresindeki ...plakalı araca çarptığını, davacıya ait aracın 286.702,68 TL hasara, 150.000,00 TL değer kaybına uğramasına neden olduğu gibi davacının 30 günlük tamir süresi boyunca da aracından yoksun kaldığını, bu bağlamda da (30 gün TL * 750,00 TL/gün) = 22.500,00 TL tamir süresi araç yoksunluk kaybına uğramış olduğunu, davacı tarafından ayrıca 1.800,00 TL ekspertiz ücretinin ödenmiş olunduğunu, karşı aracın 26.04.2023 – 26.04.2024 tarihleri arasında ZMMS sigortacısı ... A.Ş.nin 120.000,00 TL ödeme yaparak poliçe limitini tamamlamış olduğunu, bakiye tazminat için ... plakalı aracın 26.04.2023 – 26.04.2024 tarihleri arasında İMM Kasko sigortalı olduğu, ... Şirketi’ne ihtarname gönderildiğini, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirtilerek, 50,00 TL araç yoksunluk kaybı, 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL hasar bedeli tazminatının tahsiline, 1.800,00 TL eksper ücretinin ise yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 19/04/2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde; bilirkişi raporuna beyan ile ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğe çıkarılmasını, ıslah/bedel artırım taleplerinin kabulüne ve artırılan kısım 163.589,21-TL ile dava dilekçesinde talep ettikleri 150,00-TL bedellerin birleştirilmesi sonucu, 163.739,21- TL asıl alacağın kaza tarihi olan 09/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek/müteselsil sorumluluk hükümlerine göre tahsiline, dosya kapsamına sunulan 1.800,00-TL ekspertiz fatura bedelinin de yargılama gideri olarak kararda hüküm altına alınmasına ve davalılardan müşterek/müteselsil sorumluluk hükümlerine göre tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe tanzim tarihi dikkate alındığında davacıya ait araç değer kaybının Genel Şartlar Hesaplama Yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, dolayısıyla bilirkişinin de bu bağlamda değer kaybını hesaplama formülüne göre hesaplamasının gerektiğini, taraflarınca da bu şekilde hesaplamanın yapılarak belirlenen değer kaybının davacı tarafa ödenmiş olunduğunu, bu durumda Kasko değerinin dikkate alınarak hesaplamanın yapılmasını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, taraflarınca görevlendirilen eksper tarafından araç hasar tutarının 181.446,31 TL olarak tespit edildiğini ve taraflarınca ZMM(Trf) Sigorta Poliçesi kapsamında 120.000,00 TL ödenmiş olup, kalan tutar olan 61.446,31 TL hasar tutarının müvekkil şirket tarafından ödenmiş olunduğunu, ayrıca değer kaybı için de davacı tarafa 69.017,16 TL’nin ödenmiş olunduğunu, davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedelinden ise davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, yine poliçe teminatında ekspertiz ücretinin de bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulamasının en az %30 olması gerektiğini, ayrıca KDV sorumluluklarının da olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, hasar yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebileceği, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse, kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki haliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile aracın perte ayrılması masraflarının kaza tarihindeki aracın rayiç değerinin %50'sini aşması ve tamirinin ekonomik olmaması gerektiği, o halde davacıya ait araç Pert-Total durumunda olmakla araçta değer kaybı oluşmasının söz konusu olamayacağı, davacıya ait aracın Pert-Total durumunda olduğu ve bu durumda hasar tutarının da 320.000,00 TL olacağı, davalıya ait ... plakalı araç davalı ... Şirketine hem ZMS(Trf) Sigorta poliçesi ile ve hem de Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı olmakla ve de ... A.Ş. tarafından davacı tarafa toplamda ödenen tutarın (120.000,00 + 61.446,31 + 69.017,16) 250.463,47 TL olduğu anlaşılmakla, bakiye pert bedelinin 69.536,53 TL olduğu, 69.536,53 TL'nin davalı sigorta yönünden 28/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 09/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiği, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; "DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 1-Değer kaybı tazminat talebinin REDDİNE, 2-11.250,00TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ...'ten kaza tarihi olan 09/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta yönünden davanın reddine, 3-69.536,53TL nin davalı sigorta yönünden 28/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 09/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkile ait aracın pert - total olarak değerlendirilmeyip onarılmış olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından aracın pert - total olarak değerlendirilmesi ile değer kaybı talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar yerel mahkeme tarafından aracın pert - total olarak değerlendirilmişse de aracın yargılama boyunca pert - total kabul edilmediğini, onarıldığını, ancak bilirkişi raporunda, aracın rayicinin 733.625 TL olduğuna ilişkin tespite rağmen aracın rayicinin kasko değer listesine göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, kasko değer listesinin, motorlu kara taşıtları sigortalılarının kasko poliçelerinin düzenlenmesinde yardımcı olmak amacıyla yayımlandığını ve aracın gerçek ikinci el değerinin tespiti açısından baz alınamayacağını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/262 Esas - 2019/1142 Karar sayılı kararında bu husus "Kasko sigortası poliçelerde yazan kasko değeri referans bir değer olup aracın gerçek ikinci el değerini göstermemektedir." denildiğini, aracın rayiç değerinin 720.000,00-TL - 733.625,00-TL olduğu sabit olup buna rağmen aracın pert total kabul edilmesinin yanlış olduğunu, zira Yargıtay uygulamaları ışığında kaza tarihine göre aracın perte ayrılması için, tamir masraflarının kaza tarihindeki aracın rayiç değerinin %50'sini aşması, tamirin ekonomik olması gerektiğini aracın pert - total olmadığının kabulü ile değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiği belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, araç hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zararın doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Haksız fiil sorumluluğunda zarar kişinin kaza tarihi itibariyle uğradığı "gerçek zarar" olup, gerçek zarar TBK hükümlerine ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin zararın tespitine yönelik benimsediği ilkelere uygun olarak tespit edilmelidir. Davacının zararının artmasına neden olması söz konusu ise haksız fiil sorumlusunun, zarar görenin eylemi ile artan zarardan sorumlu olmayacağı gözetilmelidir. Zarara yönelik çelişkili deliller ve izaha muhtaç durumlar var ise bu hususlar değerlendirilmeden, bir kısım delillere üstünlük tanınarak hazırlanan rapora göre karar verilmemelidir. Bu çerçevede, araç onarım bedeline yönelik olarak açılan bir davada, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi emsal içtihatlarında da açıklandığı üzere, makine mühendisi bilirkişiden alınacak raporla kazalı aracın markası, modeli, yaşı, km'si, kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın rayiç değerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ile buna göre kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle tazminat miktarının tespit edilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, “Piyasa şartlarında aracın onarım bedelinin rayiç değerini aşması beklenmeden onarım bedeli yüksek ise aracın perte ayrıldığı, pert hasar tutarı = kaza öncesindeki rayiç değeri - sovtaj değeri olduğu, bir aracın kaza öncesindeki rayiç değeri ile hasarlı haldeki sovtaj değeri arasındaki farka pert hasar tutarı denildiği, aracın onarım bedeli pert hasar tutarından düşük olduğu sürece aracın onarılmasının ekonomik ve doğru olduğu, aracın onarım bedeli pert hasar tutarını aştığında aracı perte ayırmanın ekonomik ve doğru olduğu, dava konusu araçta, pert hasar tutarı (580.000 — 260.000) =320.000,00 TL olarak hesaplandığı, dava konusu ... plakalı aracın pert hasar tutarının 320.000,00 TL olduğu halde, onarım bedeli ile değer kaybı tutarlarının toplam 391.702,68 TL olduğu dikkate alındığında, aracın onarılmasının ekonomik olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, aracın rayicinin kasko değer listesine göre belirlenmesi hatalı olduğunu belirtmiş olup, somut olayda kasko değeri mukayesesi ile birlikte emsal araştırmasının da yapıldığı, tamiri ekonomik olmayan araçlar için değer kaybı oluşmayacağı anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 04/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.