11. Hukuk Dairesi 2022/3123 E. , 2023/5357 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki menfi tespit davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yar…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3123 E. , 2023/5357 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki menfi tespit davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacılar vekili Avukat Muhammed Sefa Güzel ile davalılardan ... vekili Avukat Reyyan Ayyüce Özalp dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde, davalılar ile akrabalık ilişkisi içinde olduklarını, dava dışı şirkete ortak bulunduklarını, aile şirketi olan ve güven üzerine kurulan ticari ilişkide davacılar Sinan ve Nuran'ın hisselerine isabet eden nakdi sermayenin arttırılması kararı nedeniyle, davalılara teminat olarak davaya konu senetlerin verildiğini, bu senetlerin nakdi sermaye taahhüdünün ödenmesi şartına bağlı ve ifayı müteakiben iade edileceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıklar sonrasında teminat olarak verilen senetlere sonradan kambiyo vasfı kazandırılarak icra takibi başlatılabileceğini, bu nedenle müvekkillerinin hak ve hukuki durumlarının güncel tehlike altında bulunduğunu, müvekkillerinin sermaye borcunun ödenmiş olmasına rağmen senetlerin kendilerine iade edilmediğini, senetlerin bedelsiz kaldığını belirterek, toplam sekiz adet senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun kabulü ile müvekkillerinin senetler nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili müvekkilinin eşi ile kardeşi Sinan tarafından kurulan dava dışı şirkette genel müdürlük görevini yaptığını, şirket sermayesinin artırılması talebine karşılık nakdi sermaye taahhüdünün ödenmesi şartına bağlı olarak senet verilmesinin ve ifayı müteakip iadesinin kararlaştırıldığını, malen kaydı bulunan dört senet karşılığında mal verildiğinin ispatlanması gerektiğini, sermaye borcu ödenmiş olduğundan senetlerin bedelsiz kaldığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.