(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/7129 E. , 2016/20987 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isa…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/7129 E. , 2016/20987 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, işe mevsimlik işçi olarak başladığını ancak kadroya alındığında mevsimlik işçilikte geçen çalışmalarının kademe ve derece tespitinde dikkate alınmadığını iddia ederek derece ve kademesinin tespiti ile TİS'ten kaynaklanan fark ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 107. maddesinde, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği, karşı tarafın verdiği bilgi veya değerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği, ayrıca kısmi eda davasının açılabildiği hallerde tespit davası da açılabileceği ve bu durumda hukuki yararın var olduğunun kabul edileceği, 109. maddesinde ise talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı, kısmi dava açılması halinde dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hali dışında talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceği bildirilmiştir. Görüldüğü gibi her iki dava çeşidinde de açıla bilirlik şartı, alacağın konusu miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmamasıdır. Her iki dava çeşidinde de dava açan alacağın asgari bir miktar ve değerini belirterek talepte bulunmaktadır. Dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde davacı, neye karar verilmesini istiyorsa onu açık şekilde yazar. Kısmi davada, davacının dilekçesinde kısmi dava açtığını açıkça bildirmesi gerekir. Belirsiz alacak davasında ise alacağın miktarının belirlenmesi açıkça talep edilmelidir. Talep sonucu açık değil ise mahkeme, talep sonucunu açıklattırmalıdır. Bundan başka talep sonucunun açık olmaması halinde, dava dilekçesinin diğer bölümlerinde yazılanların ışığında bir yoruma tabi tutularak davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemek hakimin ödevidir. Somut olayda, davacı tarafça HMK 107. maddesine göre belirsiz alacak davası açılmış olmakla talep edilen yasal ilave tediye alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava ve ıslah tarihinden faiz işletilmesi ayrıca yasal ilave tediye dışında TİS’ten kaynaklanan alacaklara TİS’de belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek banka işletme kredisi faizi işletilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olup, bu durum bozma sebebi ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinin tamamının hükümden çıkarılarak yerine; "1.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işçi alacağı davasının kısmen KABULÜ ile kısmen REDDİNE, a) 5.566,13 TL brüt ücret farkı, 905,70 TL akdi ikramiye farkı, 594,51 TL yıpranma prim farkı alacağının TİS’te belirlenen ödeme gününden itibaren işleyecek en yüksek banka işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) 771,94 TL ilave tediye farkı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bununda dışında kalan fazlaya ilişkin taleplerin reddine," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde davalıya yükletilmesine, 12/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.