11. Ceza Dairesi 2021/30169 E. , 2024/3630 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/112 E., 2016/144 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne münhası…
**11. Ceza Dairesi 2021/30169 E. , 2024/3630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/112 E., 2016/144 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne münhasır olduğu ve sanıklar lehine temyiz yolu başvurusu yapıldığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/112 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve sanık ... için 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve sanık ... için 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Sanık ...'nun katılanın işitme güçlüğü çekmesinden istifade suretiyle kargo teslim evrakı adı altında hile ile suça konu senede imzalatması şeklindeki eylemin, işlenmesi planlanan nitelikli dolandırıcılık suçunun aldatma unsurunu oluşturup ayrıca suç teşkil etmediği dikkate alınarak sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ...'nun Temyiz Sebepleri; Olayla ilgisinin ve konu hakkında bilgisinin olmadığına, katılanı tanımadığına, katılanın çalıştığı okula gitmediğine ve katılana herhangi bir senet imzalatmadığına, eksik inceleme ile hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Katılanın beyanlarının gerçeği yansıtmadığına ve hayatın olağan akışına uygun olmadığına, tanıklar ... ve ...'in beyanlarının çelişkili olduğuna, hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın eşi tanık...’nın, sanık ...'in çocuğuna bakıcılık yaptığı, aralarında ücret hususunda anlaşmazlık çıktığı,...’nın sanık ...'e yönelik hizmet tespiti hususunda dava açtığı ve kazandığı, bu kapsamda sanık ...'e SGK ile Vergi Dairesinden yüklü miktarda para cezası kesildiği, bu duruma sinirlenen sanık ...'in diğer sanık ...'yı azmettirerek ona kargo görevlisi kıyafeti giydirip katılanın bulunduğu okula göndererek katılanın işitme güçlüğü ve algılama sıkıntısı içerisinde olmasından istifade ederek evrakı kargo görevlisi görüntüsü altında imzalatıyor izlenimi vermek suretiyle ve sergileniş açısından katılanın inceleme olanağını kaldıracak şekilde ustaca ve olaya göre ağır nitelikte hileli davranışlarla suça konu senedi katılana sanık ...'nın imzalatıp sanık ...'e verdiği, sanık ...'in de senedin kalan kısımlarını doldurup, katılandan alacaklı olmadığı ve aralarında da herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı hâlde icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine yapılan imza incelemesinde imzaların katılanın eli ürünü olduğunun belirlendiği ve katılanın maaşına haciz uygulanması üzerine sanık ...’in, katılandan paranın bir kısmını icra yoluyla tahsil ettiği, sanıkların birlikte suç işleme kararı altında hareket ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri anlaşılmıştır. 2. Sanıklar suçlamaları kabul etmemişlerdir. 3. Tanıklar ... K. ile ... Ç.'nin beyanları dava dosyasında mevcut olup Mahkemece hükümlere esas alındıkları belirlenmiştir. 4. Hükümden sonra, tanık ...'in 21.03.2019 tarihli ve tanık ...’in 24.11.2022 tarihli; Mahkemede gerçek dışı beyanda bulunduklarını, gerçekte olay günü sanık ...'yı ne okulda ne de çevresinde görmediklerini, arkadaşları olan katılanın baskısı nedeniyle ve onun mağdur olmaması için bu şekilde beyanda bulunduklarını belirttikleri, kimlik fotokopileri ekli dilekçeler gönderdikleri belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece beyanları hükümlere esas alınan tanıklar ...' ve ...'in, hükümden sonra dava dosyasına gönderdikleri ve Mahkemede gerçek dışı beyanda bulunduklarını, gerçekte olay günü sanık ...'yı ne okulda ne de çevresinde görmediklerini, arkadaşları olan katılanın baskısı nedeniyle ve onun mağdur olmaması için bu şekilde beyanda bulunduklarını belirttikleri dilekçeleri karşısında öncelikle adı geçen tanıklar hakkında yalancı tanıklık suçundan ihbarda bulunulması ve suça konu belge aslının incelenmesi suretiyle katılanın iradesi engellenerek başka evraklar arasında fark ettirilmeden imzalatıldığına dair kat izinin bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumları ile delillerin yeniden takdirinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulama yönünden; sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukukî durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması nedeniyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/112 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.