1. Hukuk Dairesi 2023/5223 E. , 2024/7090 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/138 E., 2023/132 K. HÜKÜM : Kısmen Kabul Kısmen Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 28.06.2022 tarihli 2021/4684 Esas 2022/5226 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir…
**1. Hukuk Dairesi 2023/5223 E. , 2024/7090 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/138 E., 2023/132 K. HÜKÜM : Kısmen Kabul Kısmen Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 28.06.2022 tarihli 2021/4684 Esas 2022/5226 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Siirt ili .... ilçesi .... köyünde bulunan 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti ve zilyetliği davacılara ait olmasına rağmen kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan Hazineye ait yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.01.2014 tarih ve 2013/16 Esas 2014/109 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.03.2015 tarih ve 2015/1073 E., 2015/1908 K. sayılı ilamıyla; “Davacıların aktif dava ehliyetlerinin olup olmadığı hususu ile zilyetlik araştırmasının yeterli olmadığı'' belirtilerek karar bozulmuştur. Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.01.2020 tarih ve 2015/812 Esas, 2020/69 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiği, bu haliyle davalının tereke karşısında 3. kişi konumunda olduğu, davacı ...'in babası...ile davacı ...'in eşi....'in davacılar haricinde mirasçılarının olduğu, terekeye ait bir mal dolayısıyla 3. kişiye karşı dava açmanın tasarrufi işlem olduğu, bu haliyle tarafların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-d ve 115. maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Bozma Kararı