12. Hukuk Dairesi 2024/5570 E. , 2024/10848 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :…
**12. Hukuk Dairesi 2024/5570 E. , 2024/10848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinin kesinleşmesinden sonra borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; tapunun 3 parselinde kayıtlı 6 bağımsız bölüm numaralı taşınmazına uygulanan haczin, buranın haline münasip evi olması ve taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunması nedenleriyle usulsüz olduğunu ileri sürerek kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayete konu taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin zorunlu ipoteklerden olmaması ve ipotek konusu borcun da ödenmemiş olması nedeniyle borçlunun meskeniyet şikayeti hakkından vazgeçmiş sayılacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce anılan maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise, şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir. Somut uyuşmazlıkta; takibin kesinleşmesi üzerine taşınmazın tapu kaydına 26.8.2021 tarihinde haciz şerhi işlendiği görülmekle birlikte, şikayet tarihi olan 12.5.2022 itibariyle bir yıllık satış isteme süresi dolmadığından haciz ayakta ve geçerli ise de, mevcut dosya kapsamına göre, alacaklı tarafından şikayete konu taşınmaz üzerindeki hacze ilişkin satış talebinde bulunulduğuna dair bir evraka rastlanılmamıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 30.01.2024 itibariyle alacaklının, yasal 1 yıllık sürede satış talep etmemesi nedeniyle İİK'nın 110/1. maddesi gereğince şikayete konu 26.8.2021 tarihli haczin karar tarihinden önce düştüğü sonucuna varılmıştır.