8. Hukuk Dairesi 2017/4722 E. , 2018/2894 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı 15.02.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 04.03.2014 tarihinde haciz ve ta…
**8. Hukuk Dairesi 2017/4722 E. , 2018/2894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı 15.02.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 04.03.2014 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 3.290,00 TL’den Şubat ve Mart ayları kira alacağı ile muaccel hale gelen devam eden aylara ilişkin kira alacağı 42.451,89 TL ve 2011 – 2012 dönemi kira artış farkı 1.653,84 TL, 2012 – 2013 dönemi kira artış farkı 4.517,16 TL, 2013 – 2014 dönemi kira artış farkı 5.662,68 TL olmak üzere işlemiş faizi ile birlikte toplam 55.049,88 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 07.03.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 14.03.2014 tarihli itirazında, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, borcu bulunmadığını bildirerek yetkiye ve borca itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalının yetki itirazı haklı görülerek davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan takipte usulsüzlük bulunmadığı işin esasının incelenmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; kiralananın yiyecek üretim ve satış alanı olan iş yeri olup, davalı kiracı da Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sayılan Limited şirket olduğundan muacceliyet şartı gereğince istenen kiralar yönünden muacceliyet koşulunun geçerli olduğu, bilirkişinin usul ve yasaya uygun raporuna göre, talep edilebilecek kontrat asıl alacak miktarının 39.480,00 TL, 2011-2012 kira farkının 653,84 TL, 2012-2013 dönemi kira farkının 3.617,16 TL, 2013-2014 dönemi kira farkının 5.662,68 TL olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılmasına, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine, temerrüt olgusu gerçekleştiğinden sözleşmenin feshi ile davalının davaya konu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 15.02.2010 tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralayanı ..., kiracısı ise ...Tic. Ltd. Şti. olan sözleşmede aylık kira parasının 2.200,00 TL olduğu, kira parasının her ayın biri ila beşi arasında peşin olarak ödeneceği, kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 17. maddesinde aynı dönem içerisinde kira bedelinin iki ay arka arkaya ödenmemesi halinde, ödenmeyen aydan itibaren kontrat süresi sonuna kadar olan kira bedellerinin muacceliyet kesbedeceği kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup, tarafları bağlar. Bu durumda takip tarihi olan 04.03.2014 tarihi itibariyle ancak 2014 yılı Şubat ayı kirası istenebilecek olup, 2014 yılı Mart ayı kirası muaccel hale gelmemiştir. Kira sözleşmesinde muacceliyet şartı kabul edilerek aynı dönem içerisinde iki ay arka arkaya kira bedelinin ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar olan tüm kira bedellerinin muaccel olacağı kabul edilmiş ise de takip tarihi itibariyle bir aylık kira alacağı ödenmemiş olduğundan muacceliyet şartı gerçekleşmemiştir. Sözleşmenin hususi şartlar bölümünün 5. maddesinde, “kiracı kontrat bitiminde kira bedelini Ticaret Odası Endeksine göre artırmayı şimdiden kabul ve taahhüt eder” şeklinde artış şartına yer verilmiş ise de, bu artış şartı endeksin niteliği belirtilmediği için belirli ve muayyen olmadığından geçerli değildir. Sözleşme metninden aylık kiranın 2.200,00 TL olduğu ve artış şartının geçersiz olduğu anlaşıldığına göre davacı alacaklının kira artış farkına ilişkin alacak istemi yerinde değildir. Takip ile talep edilen 2014 yılı Şubat ayı kira bedelinin 07.03.2014 tarihinde ve ödeme emrinin tebliğ edildiği gün ödenmiş olduğunun anlaşılması karşısında itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.