Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/438 E. , 2024/3497 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/438 Karar No : 2024/3497 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelener…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/438 E. , 2024/3497 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/438 Karar No : 2024/3497 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Ambalaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2010, 2011, 2013 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emrine ilişkin olarak asıl borçlu şirket nezdinde yapılan malvarlığı araştırması neticesinde şirket adına kayıtlı bir adet betonarme dubleks konut ve 5 adet araç üzerine haciz konulduğunun anlaşıldığı ancak söz konusu araçlar ile taşınmazın satılarak asıl borçlu şirket hakkında takiplerin sonuçlandırılması gerekirken kamu alacağının şirketten tahsil imkansızlığı ortaya konulmaksızın davacının takibinde hukuka uygunluk görülmediği, ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının, yasal defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin reddinden kaynaklandığı olayda, ibraz etmeme fiilinin işlendiği tarihte şirket temsilcisi olmayan davacının söz konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla tanzim olunan ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin Vergi Dava Dairesi kararının, ... takip ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası yönünden kabulü, ... takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Asıl borçlu şirket tarafından ödeme emri içeriği borcun vadesinde ödenmemesi üzerine yapılan malvarlığı araştırması sonucunda şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, savunma dilekçesinde, asıl amme borçlusu şirketin güncel 22.188.295,75 TL vadesi geçmiş borcu bulunduğunun ve asıl amme borçlusu şirketin banka hesaplarına 2017 ve 2018 yıllarının muhtelif tarihlerinde uygulanan e-hacizlerde borcu karşılayacak mevduata rastlanmadığının bildirildiği, Vergi Mahkemesince verilen ara kararı üzerine davalı idarece dava dosyasına sunulan belgelerden şirkete ait 2 aracın 2017 ve 2018 yıllarında satışının yapıldığı, diğer 3 aracına ise yakalamalı haciz düzenlendiği, şirketin Ankara ili Sincan ilçesinde bulunan 1 adet betonarme dubleks konutu üzerinde rehin şerhi olup daha önce diğer kurumlarca tesis edilen çok sayıda haciz olduğu anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerince yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanunun 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; ... takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Kanuni temsilcilerin şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması icap eder. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, asıl amme borçlusu şirketin güncel yüksek miktarda vadesi geçmiş borcu bulunduğu, banka hesaplarına uygulanan e-hacizlerde borcu karşılayacak mevduata rastlanmadığı, 3 aracına yakalamalı haciz düzenlendiği, Ankara ili Sincan ilçesinde bulunan 1 adet betonarme dubleks konutu üzerinde rehin şerhi olup davalı idareden önce diğer kurumlarca tesis edilen çok sayıda haciz olduğunun görüldüğü böylece kamu alacağının sözü edilen şirketten tahsil edilemeyeceği ortaya konulduğundan Vergi Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle 1 takip numaralı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise davacının ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olup olmadığı hususları yönünden yapılacak değerlendirme neticesinde ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; ... takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; ... takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 28/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının 1 takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile isteme konu yapılan kararın ... takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.