Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1060 E. , 2024/5758 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1060 Karar No : 2024/5758 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Büyükşehir Belediye Başk…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1060 E. , 2024/5758 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1060 Karar No : 2024/5758 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren ... Hastanesinde uzman tabip olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde öngörülen koşulu kaybettiğinden bahisle aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 05/02/2019 tarihi itibariyle memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının "rüşvet" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği, memurluğa alınma şartını sonradan kaybeden davacının, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ertelenen ve infaz edilmeyen bir cezanın infaz edilmiş sayılmasının haklı ve hukuki bir gerekçesinin olmadığı, çalışma hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden sakat olduğu ve 05/02/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde tesis edilmesinin de hukuka aykırı olduğu, 05/02/2019 tarihinden itibaren ödenmiş olan maaşlarına yönelik olarak davalı idarece takip başlatılması sonrasında, hakkında alacak davası açıldığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren ... Hastanesinde uzman tabip olarak görev yapan davacının, 08/12/2015 tarihinde gerçekleştirdiği ameliyat öncesinde ve sonrasında A.G.U. isimli kişiden "bıçak parası" adı altında para istediğinden bahisle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sırasında, iddia olunan fiilin suç oluşturabileceğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulduğu, yapılan yargılama neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının rüşvet eylemine uyan suçu nedeniyle 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği; daha sonra benzer nitelikte fiilinden dolayı 20/08/2020 tarihinde hakkında yeniden soruşturma açılan davacının, soruşturma sırasında Devlet memurluğuna alınacak genel şartlardan birini yitirdiğinin, ancak sehven görevine son verilmediğinin fark edilmesi nedeniyle, ... tarih ve E... sayılı işlemle, 05/02/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde memuriyetinin sonra erdirilmesine ilişkin işlemin tesisi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel şartların düzenlendiği 48. maddesinin birinci fıkrasının "Genel şartları" belirleyen (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde; "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." ve; "Özel şartları" belirleyen (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" kurallarına yer verilmiş, 98. maddesinin (b) bendinde ise, "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi", Devlet memurluğunu sona erdiren haller arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari işlemlerin (düzenleyici veya birel), işlemin tamamlandığı, hukuk aleminde doğduğu, yani, son idari makamın işlemi tesis ettiği veya son idari makamca işlemin onandığı tarihten itibaren hukuken geçerlilik kazandığı; diğer bir anlatımla, tüm idari işlemlerin hukuk alemindeki doğumunun, ortaya çıkışının ve üçüncü kişileri olumlu veya olumsuz olarak etkiledikleri tarihin, işlemin tamamlandığı veya onandığı tarih olduğu; idari işlemin geçerlik tarihinin işlemin tamamlanma tarihi olduğu; bu bağlamda, idari işlemin geriye etkili olarak tesis edilmesinin mümkün olmadığı; işlemin tesis tarihinin, aynı zamanda o işlemin geçerlilik veya hüküm tarihinin, etkili olma tarihi olarak kabulü gerektiği; bu ilkenin kabulündeki temel etkinin, hukuk devleti ve hakkaniyet ilkesi olduğu ve hukukun tüm alanlarında uygulanması veya göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Uyuşmazlık konusu olayda; davacının Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi nedeniyle hukuken memuriyetine son verilmesi şartları oluştuğu halde memuriyetinin hemen sonlandırılmadığı, tıpkı, hakkında hiçbir işlem olmayan diğer memurlar gibi davacının da "fiili memurluk" yaptığı; söz konusu memuriyetinin devam ettirilmesi iradesinde davacının bir katkısının, müdahalesinin veya hilesinin de dosya kapsamına yansımadığı; davalı idarece de mahkumiyet hükmü 05/02/2019 tarihi itibariyle kesinleşmesine rağmen "sehven" davacının görevine son verilmediğinin beyan edildiği; Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinden yaklaşık on dokuz ay sonra dava konusu işlemin tesis edildiği; bu süreçte davacının görevine devam ettiği; her ne kadar davacının memuriyeti devam ederken kasten işlenen rüşvet suçundan dolayı 2 yıl hapis cezasına mahkûm olması nedeniyle memuriyetine son verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; davacının memuriyetinin, Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar geriye yürütülerek sonlandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacının, 05/02/2019 tarihinde geçerli olacak şekilde memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacı, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren ... Hastanesinde uzman tabip olarak görev yapmakta iken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde öngörülen koşulu kaybettiğinden bahisle aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 05/02/2019 tarihinde geçerli olacak şekilde memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. Dava konusu işlem incelendiğinde; işlemin, davacıya verilen hapis cezasının kesinleştiği tarih esas alınarak tesis edildiğinin açık olması karşısında, uyuşmazlıkta, hem dava konusu işlemin hem de temyize konu kararın iki aşamada ele alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, davacının temyiz istemi ile ilgili olarak; Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin; davacının memuriyete devam ederken, rüşvet suçundan dolayı 2 yıl hapis cezasına mahkum olması nedeniyle, memurluğa alınma şartlarından birini kaybettiğinden bahisle "memuriyetine son verilmesine ilişkin" kısmı yönünden yapılan incelemede; Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, davacının "memuriyetinin sona erdirilmesine" ilişkin kısmına yönelik 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Kararın, dava konusu işlemin; davacının memuriyetinin, mahkumiyet kararının kesinleştiği "05/02/2019 tarihi itibarıyla sona erdirilmesine" ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede; Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi nedeniyle hukuken memuriyetine son verilmesi şartları oluştuğu halde memuriyetinin hemen sonlandırılmadığı; tıpkı, hakkında hiçbir işlem olmayan diğer memurlar gibi davacının da "fiili memurluk" yaptığı, söz konusu memuriyetinin devam ettirilmesi iradesinde davacının bir katkısının, müdahalesinin veya hilesinin de dosya kapsamına yansımadığı; Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinden yaklaşık 19 ay sonra dava konusu işlemin tesis edildiği, anılan süreçte davacının görevine devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının, hakkındaki kesinleşmiş mahkumiyet kararına rağmen işlem tarihine kadar fiili olarak görevine devam etmiş olmasının, kamu görevinin sürdürülmesi anlamında kendisine bir kazanılmış hak bahşetmeyeceği açık olmakta birlikte; ilgili hakkındaki bu durumdan kaynaklanan subjektif etki ve sonuçların korunması; diğer bir ifadeyle, görevinde "fiilen" çalışmak suretiyle elde ettiği kişisel kazanımlara dokunulmaması gerekmektedir. Aksi durumun kabulünün, Anayasa'nın 18. maddesinde düzenlenen "angarya yasağı"na aykırılık oluşturacağı açıktır. Bu itibarla, yukarıda da vurgulanmış olduğu üzere, memuriyeti devam ederken kasten işlenen bir suçtan dolayı 2 yıl hapis cezasına mahkûm olması nedeniyle davacının memuriyetine son verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; memuriyetinin, Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar geriye yürütülerek sonlandırılmasının, Anayasa'da da yer verilmiş olan hukuk devleti ilkesi ve angarya yasağı ile İdare Hukukunun genel ilkelerinden olan hakkaniyet ilkesine de uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim; dosyadaki bilgi ve belgelerden, memuriyetinin sonlandırılması nedeniyle; davacıya 05/02/2019 - 15/08/2020 tarihleri arasında ödenen maaş, nöbet ve diğer ek ödemelerin davacıdan tahsilinin sağlanması amacıyla davalı idare tarafından açılan alacak davasında,... Asliye Hukuk Mahkemesince; ilgilinin anılan tarihler arasında fiilen çalıştığı, bu çalışmasının karşılığında adı geçene ödeme yapıldığı; anılan ödemenin istirdadının, Anayasa'nın 18. maddesinde yer verilen angarya yasağına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyize konu kararın; dava konusu işlemin, davacının memuriyetinin "05/02/2019 tarihinden itibaren sona erdirilmesine" ilişkin kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin, davacının "memuriyetinin sona erdirilmesi" ile ilgili kısmının onanması; buna karşılık, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin, davacının memuriyetinin, mahkumiyet kararının kesinleştiği "05/02/2019 tarihi itibarıyla sona erdirilmesi" ile ilgili kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.