11. Hukuk Dairesi 2023/2211 E. , 2024/5503 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/470 Esas, 2023/46 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/482 E., 2020/361 K. Taraflar arasındaki tespit ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edil…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2211 E. , 2024/5503 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/470 Esas, 2023/46 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/482 E., 2020/361 K. Taraflar arasındaki tespit ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanın tescilli 2002/05552 sayılı BINICCI markasının tescilinden bu yana haklı bir neden olmaksızın 25. sınıfa dahil "ayak giysileri: ayakkabılar, çizmeler botlar terlikler patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar konçlar, sayalar" yönünden kullanılmaması nedeniyle iptali ile sicilinden terkini, markanın iptaline karar verilmemesi halinde müvekkili tarafından uzun yıllardır 25/2 sınıfa dahil "ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler sandaletler' yönünden kullanılmakta olan "BİNİCİDERİ+şekil" markası ile davalı yana ait 2011/105117 sayılı "BINICCI" markası arasında benzerlik olup olmadığının, markalar arasında tecavüz olup olmadığının tespiti, markalar arasında benzerlik bulunduğuna hükmedilmesi halinde, davalı yanın tescilli 2011/105117 no.lu BINICCI markasının tescilli bulunduğu 35. sınıfa dahil "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 'ayak giysileri' nin bir araya getirilerek sunulması hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25.02.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle: davadaki iptal taleplerinin davalı markasının sicile kayıt tarihinden başlayarak iptal koşullarının oluştuğu ilk ana ilişkin olduğu hususunun mahkemece tespiti ile karar altına alınmasına, mahkeme farklı görüşte ise, dava dilekçelerinin ‘Talep Sonucu’ kısmının 2 no.lu bendinin; davalı tarafın 2002/05552 sayılı BINICCI markasının, tescilinden bu yana haklı bir neden olmaksızın, tescilli bulunduğu 25 inci sınıfa dahil ‘ayak giysileri: ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar’ yönünden kullanılmaması nedeniyle 29.12.2015 tarihini de kapsar şekilde, davalının markasını 5 yıl süreyle kullanma yükümlülüğünü ihlal ederek iptal koşullarının oluştuğu ilk andan itibaren iptaline, 2002/05552 sayılı markanın iptaline karar verilmemesi halinde müvekkili tarafından uzun yıllardır 25/2 sınıfa dahil ‘ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler’ yönünden kullanılmakta olan ‘BİNİCİDERİ’ şekil markasının davalı şirket adına tescilli 2002/05552 sayılı markaya, tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddiasının müvekkili şirket markasının iptali ve sicilden terkini için yetersiz olduğunu, iddianın aksine müvekkilinin 2002/05552 sayılı markasını tescilli olduğu alanlarda uzun süredir kullandığını, 2011/105117 sayılı markasını da tescil ettirdiğini, faaliyet alanlarına uygun olarak üretimini ve satışını yaptığı kadın, erkek ve çocuk eşyalarında kullandığını, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "BİNİCİDERİ+şekil" ibareli marka ile BINICCI ibareli marka arasında anlamsal, görsel ve sescil farklılığının yeterli ayırt edicilik sağladığı, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı yanca kullanılan "BİNİCİDERİ+ şekil" markasının davalı adına tescilli 2002/05552 no.lu markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine, (ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler yönünden) ve davacının markası ile davalının BINICCI markaları arasında benzerlik olmadığının ve tecavüz olmadığının tespitine, davalı adına tescilli 2002/05552 sayılı markanın 25. sınıfa dâhil "ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar..., Başlıklar, şapkalar, bereler, kepler, kasketler...-Bebekler için bu sınıfa dahil özel eşyalar: Bebekler için tekstilden bezler, bebekler için tekstilden kundak bezleri, zıbınlar, naylon donlar, mama önlükleri (kağıt mama önlükleri hariç)" mal ve hizmet gruplarında dava tarihinden geriye 5 yıllık sürede ciddi olarak kullanılmadığından sayılan mal ve hizmetlerle sınırlı olarak markanın tescil edildiği andan itibaren etkili olmak üzere (05.06.2008'den itibaren) iptaline, davacı tarafça, markalar arasında benzerlik bulunduğu takdirde davalı adına tescilli 2011/105117 BINICCI markasının 35. sınıfa dahil dava dilekçesinde bildirilen hizmetler yönünden hükümsüzlüğü talep edilmişse de; bu talebin terditli dava konusu olmadığı, başlı başına bir talep olduğu, ancak davalı markasının hükümsüzlük koşulları bulunmadığından bu yöndeki istemin reddine, davacının tecavüzün bulunmadığı yönündeki ilan isteminde hukuki yararı bulunduğundan bu yönde açtığı davası kabul edildiğinden ilan isteminin kabülü ile; karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalının 2002/05552 sayılı markasının iptalinin istendiğini; davalının 2011/105117 sayılı markası yönünden ise terditli olarak öncelikli ve asli olarak; müvekkilin 2015/108177 sayılı "BİNİCİDERİ+şekil" şekil markası ile benzerlik olup olmadığının, markalar arasında tecavüz olup olmadığının tespitinin talep edildiğini, ikincil ve feri olarak ise, markalar arasında benzerlik olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğü ve terkininin talep edildiğini, talebimizin terditli olmadığı gerekçesi ile feri nitelikteki hükümsüzlük talebimiz yönünden de karar vermiş olup, davamızı kısmen reddetmesinin usule aykırı olduğunu ve buna bağlı olarak müvekkili aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılması istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesindeki talebinin davalının 2011/105117 sayılı markası yönünden terditli olarak öncelikle davacının 2015/108177 sayılı ‘BİNİCİDERİ+şekil’ markası ile benzerlik olup olmadığının, markalar arasında tecavüz olup olmadığının tespitinin yapılması, markalar arasında benzerlik olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğü ve terkinine yönelik olduğu, buna göre davacının hükümsüzlük talebinin terditli nitelikte olduğu değerlendirilerek karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2002/05552 sayılı markanın 25. sınıfa dâhil "ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar..., Başlıklar, şapkalar, bereler, kepler, kasketler... Bebekler için bu sınıfa dahil özel eşyalar: Bebekler için tekstilden bezler, bebekler için tekstilden kundak bezleri, zıbınlar, naylon donlar, mama önlükleri (kağıt mama önlükleri hariç)" mal ve hizmet gruplarında dava tarihinden geriye 5 yıllık sürede ciddi olarak kullanılmadığından sayılan mal ve hizmetlerle sınırlı olarak markanın tescil edildiği andan itibaren etkili olmak üzere (05.06.2008 den itibaren) iptaline, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine; davacı yanca kullanılan "BİNİCİDERİ+şekil" markasının davalı adına tescilli 2002/05552 no.lu markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine,(ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler yönünden); davacının "BİNİCİDERİ+şekil" markası ile davalının BINICCI markaları arasında benzerlik olmadığının ve tecavüz olmadığının tespitine; davacının hükümsüzlük talebi terditli nitelikte olduğundan ve mahkemece terditli taleplerden diğeri konusunda karar verilmiş olduğundan, hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına; davacının tecavüzün bulunmadığı yönündeki ilan isteminin kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talepleri arasında aslilik ferilik ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle terditli talep olarak kabul edilemeyeceğini, her talebi yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın iptali, markalar arasında tecavüz olup olmadığının tespiti ve hükümsüzlük istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının taleplerinin terditli olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 111 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6, 9, 26, 27, 156, 192 nci maddesi ile geçici 4 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.