Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/7337 E. , 2024/1830 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/7337 Karar No : 2024/1830 DAVACI : ...'a velayeten ... ve ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_ÖZETİ : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan Sosyal Güvenlik Kurumu …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/7337 E. , 2024/1830 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/7337 Karar No : 2024/1830 DAVACI : ...'a velayeten ... ve ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_ÖZETİ : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki Ek-4/A ve Ek-4/C listelerinde "Vosoritide" etkin maddeli "..." isimli ilaca yer verilmediğinden bahisle anılan listelerin eksik düzenleme sebebiyle iptali istenilmektedir. DAVALILARIN_SAVUNMALARI :Davalı idareler tarafından, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gereğince anılan Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; 5. maddesinin 1. fıkrasında da, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 3/g bendinde yazılı hâlde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir. Nitekim, yargı yerlerinin farklılığı 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayın görevli olduğu hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ''Uyuşmazlıkların çözüm yeri'' başlıklı 101. maddesinde de, ''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda aktarılan Kanun maddelerine göre, 5510 sayılı Kanun'un ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan düzenleyici işlemlerin uygulanması sonucunda tesis edilen bireysel işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu; sözü edilen Kanun'un uygulanmasını göstermek için çıkarılan düzenleyici işlemlere karşı açılan davaların ise, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceği hususunda duraksama bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacıların “akondroplazi” tanısıyla tedavi görmekte olan kızı için, endikasyon dışı ilaç kullanımı başvurusu neticesinde kullanımı uygun görülen ve temin edilen “vosoritide” etkin maddeli “...” isimli ilacın kullanılması sonucu anılan ilacın bedelinin karşılanması talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunulduğu, yapılan başvurunun, Sosyal Güvenlik Kurumu Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle "vosoritide” etkin maddeli “...” isimli ilacın Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki 'Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi(Ek-4/A)' ve 'Yurt Dışı İlaç Fiyat Listesi (Ek-4/C)' de yer almadığı ve başvuru dosyasında Sağlık Kurulu İlaç Kullanım Raporunun geçerlilik süresine ilişkin bitiş tarihinin belirtilmediği gerekçeleriyle reddedildiği, bunun üzerine anılan işlem ile dayanağı olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki Ek-4/A ve Ek-4/C listelerinde "vosoritide" etkin maddeli "..." isimli ilaca yer verilmediğinden bahisle anılan listelerin eksik düzenleme sebebiyle iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dairemizin 28/12/2023 tarihli ara kararına cevaben davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dosyaya sunulan SGK Hizmet Dökümüne göre, davacıların 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendine tabi olarak tescil kaydı bulunduğu, sonucu itibarıyla mülga 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden önce emekli sandığı iştirakçisi olmadığı, 4/a ve 4/b kapsamında sigortalılığının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, uyuşmazlığın, kullanılan ilacın bedelinin ödenmemesine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... konulu işleminin iptali isteminden kaynaklanan kısmının, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi uyarınca iş mahkemesinde (adli yargı) görülmesi gerektiği ;düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eksik düzenleme nedeniyle iptaline yönelik uyuşmazlığın ise idari yargı yerinin görevinde olduğu açıktır. Bu itibarla, davacılar tarafından, adli yargı yerinde görülmesi gereken dava ile idari yargı yerinde görülmesi gereken Tebliğ'in ilgili hükümlerinin iptali istemli davanın ayrı ayrı dilekçelerle açılması gerekmekte olup, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, istemi halinde ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta avansından artan kısmının davacılara iadesine, 26/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.