Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/11457 E. , 2024/11377 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/11457 Karar No : 2024/11377 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... KARŞI TARAF (DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddine ilişkin aynı Mahkemenin ... tarih ve E:..., İstinaf No... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başv
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/11457 E. , 2024/11377 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/11457 Karar No : 2024/11377 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... KARŞI TARAF (DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddine ilişkin aynı Mahkemenin ... tarih ve E:..., İstinaf No... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas olabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu, davacının kamu görevine iade başvurusunun reddine ilişkin Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, aynı İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., İstinaf No... sayılı kararıyla, Mahkemelerince verilen davanın reddine dair ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın davacıya (muhatabın geçici olarak bulunmaması nedeniyle tebliğ imkansızlığından İstanbul İli, Şişli İlçesi ... Mahalle Muhtarına) 19/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf dilekçesinin ise davacı tarafından 15/04/2022 tarihinde mahkemelerine gönderilmek üzere ... İdare Mahkemesine sunulduğu, bu durumda, davanın reddine ilişkin karara karşı, tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde en son 18/11/2021 tarihi mesai bitimine kadar istinaf isteminde bulunulması gerektiği, ancak bu süre geçtikten sonra 15/04/2022 günü davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 48/6. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından temyiz süre ret kararına ilişkin olarak; aber alma kağıdının kapısına yapıştırılmadığı, 19/10/2021 tarihinde evde olduğuna dair apartman yöneticisi tarafından tanzim edilmiş belgenin bulunduğu en yakın komşusuna haber verilmediği, yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle dilekçesisin süresinde kabul edilmesi gerektiği belirtilerek, dava konusu işlemin hukuk ve Anayasa'ya aykırı olduğu FETÖ/PDY ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; davacının temyiz iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı yönünden ise temyiz istemi reddedilerek anılan kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı; "Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi" başlıklı 20. maddesinde, 13., 14., 16., 17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtmesi halinde; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanacağı ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceği, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduğu, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimsenin, beyanını imzadan imtina etmesi halinde tebliğ edenin bu beyanı şerh ve imza edeceği, bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligatın, 21. maddeye göre yapılacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İstinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bilinen adrese yapılacak tebligatlarda muhatabın adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca muhatabın o adreste oturup oturmadığının araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmektedir. Tebligatın iade edilmesi halinde, ikinci tebligatın muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine (Mernis adresine) Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılması yeterli olduğundan, Mernis adresine tebligat usulünde komşuya, yönetici ya da kapıcıya bildirme yükümlülüğü bulunmadığından, davacının iddialarına itibar edilmemiştir. Her ne kadar davacı tarafından, yine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tebligat yapılmaksızın, ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ileri sürülmekte ise de, dosya içerisinde yer alan 10/09/2021 tarihli tebligat mazbatasındaki adresin davacının bilinen adres olarak adres kayıt sisteminde (mernis) yer alan adresi olduğu ve ilk tebligatın "gösterilen adreste tanınmıyor" şeklindeki komşusu ...'nın sözlü beyanı ile çıkış mercine iade edilmesinden sonra, 21. maddenin ikinci fıkrası uyarınca 19/10/2021 tarihinde "2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılarak mahalle muhtarına tebliği edilmiştir" şerhi ile yapılan 2. tebligat işleminde usule aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, tebligatın usulsuz yapıldığını iddia eden davacı tarafından, Posta Dağıtıcısı hakkında her hangi bir idari şikayet ve/veya suç duyurusunda bulunulduğuna ilişkin dosya içeriğine bilgi ve belge de sunulmamıştır. İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara yönelik temyiz istemi yönünden: Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde en son 18/11/2021 tarihi mesai bitimine kadar istinaf isteminde bulunulması gerektiği halde bu süre geçtikten sonra 15/04/2022 günü davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, söz konusu idare mahkemesi kararının, istinaf yoluna başvuru süresinin geçmesi ile kesinleştiği açıktır. Bu durumda; süresinde istinaf edilmemesi sonucunda kesinleşen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının, Danıştayda temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. İstinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, 2. ... İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.