Başvuru, tazminat davasında, usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tazminat davasında, usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/5/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:Başvurucu ulusal bir bankanın Ordu ilinde bulunan şubesinde (Banka) 30/11/1999 tarihinde hesap açtırmıştır. Başvurucunun hesabında bulunan para, menkul kıymetlerde repo ve yatırım olarak değerlendirilmiş, muhtelif tarihlerde Ş.K. ve G.K. isimli şahısların hesaplarından karşılıklı para aktarımı gerçekleştirilmiştir. Başvurucu, Ordu Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 8/11/2006 tarihinde açtığı davada, talimat ve onayı olmadığı halde Ş.K. ve G.K. isimli şahısların hesabına para havalesi yapıldığını, yaklaşık 500 TL'nin havale edildiğini, Ş.K.nın bu paralarla borsada hisse alıp sattığını, aynı şekilde farklı tarihlerde Banka tarafından bu şahısların hesabına usulsüzce para aktarıldığını, izni olmaksızın bu şekilde para havalesi gerçekleştirilmesinin mevzuata aykırı olduğunu, zararını Ş.K., G.K. ve Bankadan talep etmiş olmasına rağmen kendisine herhangi bir ödemede bulunulmadığını belirterek zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 27/10/2011 tarihli kararında dava konusu olayda çözülmesi gereken sorunun, davacının davalı Bankada olan yatırım hesabından yapılan havalelerin davacının bilgisi dâhilinde olup olmadığı noktasında toplandığını, havale alıcısı olan dava dışı Ş.K.nın savcılık ifadesinde davacı Hamdiye Yılmaz'ın haberi olmadan havaleyle borsada işlem yapılmasının mümkün olmadığını ifade ettiğini, söz konusu havalelerin yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık süre içerisinde davacının dava dışı Ş.K. ve G.K.dan talepte bulunduğunu, ancak alacağını alamayınca bu kez talimatı olmadığından bahisle davalıdan dava konusu alacağı talep ettiğini, Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 16/02/2006 tarihli ve E.2005/13513, K.2006/1550 sayılı kararında belirtildiği gibi hesap durumuna uygun nakit çekim işlemleri yapılması hâlinde davacının hesap detaylarını bildiğinin kabul edileceğini, dolayısıyla söz konusu havalelerin davacının bilgisi dâhilinde gerçekleşmiş olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Temyiz üzerine Dairenin 3/7/2013 tarihli kararıyla hüküm vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır. Başvurucunun 7/8/2013 tarihli karar düzeltme talebini Daire temyiz başvurusu gibi değerlendirerek 27/3/2014 tarihli kararıyla hükmü bir kez daha düzelterek onamıştır. Yargıtay ilamı 21/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve 29/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç Başvurucu, Dairenin 27/3/2014 tarihli kararına karşı 30/5/2014 tarihinde bir kez daha karar düzeltme talebinde bulunmuş, talep Dairenin 22/1/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Mahkeme bu tarih itibarıyla hükmü kesinleştirmiştir.