11. Ceza Dairesi 2010/10928 E. , 2012/2994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte özel evrak tanzimi HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 345, 59, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 3.300 YTL apc Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yür
**11. Ceza Dairesi 2010/10928 E. , 2012/2994 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte özel evrak tanzimi HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 345, 59, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 3.300 YTL apc Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 sayılı TCK ile olaya uygulanması gereken 5237 sayılı Yasa hükümlerinin denetime olanak verecek şekilde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş, CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama nedenlerinin gösterilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın aşamalardaki ısrarlı ve tutarlı savunmalarında niza konusu gecekonduyu emlakçılık yapan ...'dan kiraladığını, 100 TL kaparo ve aynı miktarda ilk kira bedelini adı geçen emlakçıya verdiğini, sonraki 4-5 aylık kira bedelini de yanında bulunan tanığı ile birlikte emlakçıya ödediğini, kira sözleşmesinin emlakçı tarafından hazırlanıp kendisine imzalatıldığı, ev sahibinin şehir dışından geldiğinde sözleşmeyi imzalayacağını söylediğini, her kirayı ödemeye gittiğinde emlakçının ev sahibinin gelmediği bahanesi ile sözleşmeyi kiralayana imzalatmadığını, elektriklerin kesik olması ve açılabilmesi için de Bedaş'ın kira sözleşmesi istemesi nedeniyle taşınmazın önceki maliklerinden birinin adını kiraya veren olarak yazıp yerinde de imza atarak elektrik aboneliğini kendi üzerine yaptırdığını, kira sözleşmesi imzalanıp kendisine verilmediği için bunu yapmaya mecbur bırakıldığını savunmasına, katılanın sanığın taşınmazı işgal ettiğini beyan etmesine karşın, duruşmada dinlenilmeyen ancak tahkikat aşamasında ifadesi alınan emlakçı ...'ın sanığı ve katılanı tanıdığını, katılanın talebi üzerine işyerine gelen sanığa gecekonduyu kiraladığını, ilk bir aylık kira parasının sanık tarafından kendisine verildiğini, kendisinin de katılanın oğlu olan ...'e teslim ettiğini sanığın kira sözleşmesi yapılmadan taşınmaza yerleştiğini beyan etmesine, katılanın nizalı yeri 22.06.2004 tarihinde alıp, elektrik aboneliğinin ise 10.11.2004 günlü sahte kira sözleşmesine göre 22.11.2004 tarihinde yaptırılmış olmasına, kiraya verilmeyen bir yer için emlakçının kira parası almasının hayatın olağan deneyimlerine ve tarafların beyanlarıyla da uyuşmamasına göre sanığın hukuki durumunun tayini ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; öncelikle savunmada ismi geçen emlakçı ile sanığın gösterildiği tanığı ve katılanın oğlu ... duruşmada dinenip, nizalı yerin sanığa kiralanıp kiralanmadığı belirlenerek, kira sözleşmesinin kim tarafından düzenlendiği, kiraya veren dışındaki “ortak zincirleme-kefil borçlu” imzasının kime ait olduğu araştırılıp, taşınmazın sanığa kiralandığının, depozito, emlakçı komisyonu ve kira paralarının bir kısmının ödendiğinin sübuta ermesi halinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 347. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı irdelenmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.