11. Hukuk Dairesi 2012/15420 E. , 2013/13140 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2012 tarih ve 2011/289-2012/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, d…
**11. Hukuk Dairesi 2012/15420 E. , 2013/13140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2012 tarih ve 2011/289-2012/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette bulunan %46,5 hissesini diğer davalı ...'ya 27.05.2010 tarihinde 93.000,00 TL bedelle devrettiğini, bu bedelin ödenmediğini, müvekkilinin sözleşme tarihinde 71 yaşında, iş tecrübesi olmayan biri olup, şirketin gerçek değerini bilmediğini, müvekkilinin tecrübesizliğinden ve müzayaka halinden faydalanılarak değerinin çok altında bir bedelle hisselerinin elinden alındığını, edimler arasında açık nispetsizlikler bulunduğunu ileri sürerek, hisse devir işleminin iptali ile davalı ...'ya devredilen hisselerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, gabin iddiasına dayalı dava açmak için bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin noterde yapılarak bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin en büyük hissedarı olan davacının şirketin kurulmasından 38 gün sonra davaya konu hisse devir işleminin gerçekleştirildiği, şirketin yeni kurulması nedeniyle, başlangıcındaki mal varlığının ve sermayesinin neler olduğunun kayıtlarda açık olduğu, devir tarihine kadar bu mal varlığında önemli şekilde bir artış olduğunun davacı tarafından iddia ve ispat edilmediği, davacının şirketin ana sözleşme ile belirlenmiş esas sermaye miktarını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı şirketin malvarlığı içerisinde olduğu iddia edilen markaların da hisse devir tarihinden sonra davalı şirket tarafından devralınmış olduğu, davaya konu hisse devir tarihinde bu markalar ile davalı şirketin ilgisinin ispat edilemediği, gabinin objektif ve subjektif unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden pasif husumeti bulunmadığından, diğer davalı yönünden esastan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacılar ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacıların tüm temyiz itirazları yerinde değildir.