11. Hukuk Dairesi 2011/14386 E. , 2012/21000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2009/527-2011/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duru
**11. Hukuk Dairesi 2011/14386 E. , 2012/21000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2009/527-2011/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle, 27.02.2009 tarihli 7709 sıra nolu ve 46.090.80 Euro bedelli bir faturaya dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine, davalı tarafça itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, zira gümrük giriş ve çıkış saatlerini gösteren belgelere, gümrük beyannamelerine, navlun faturalarına, CMR ve yükleme için gönderilen maillere bakıldığında, davalının kendilerine borçlu olduğunun açık olduğunu ileri sürerek, ıslah dilekçesi doğrultusunda 77.142.78 TL'lik asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile müvekkili lehine %40 oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında Derince Gümrük Sahası'na giren malların taşınması için sözlü anlaşma yapıldığını, davacıya ait 10 adet aracın 06.11.2008 tarihinde gümrük sahasında hazır olduğunu, ancak gümrük işlemlerinde aksama meydana geldiğini ve işlemlerin tamamlanmasının 2-3 hafta kadar sürebileceğinin taraflarına bildirilmesi üzerine, davacıya boşuna beklememelerinin söylendiğini ancak davacının beklemek istediğini, davacı şirketin kendilerinden iş beklentisi olduğunu ve bu beklentinin karşılanmaması üzerine bu takibin başlatıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin ihtilaf dışı olduğu, davacı tarafın düzenlediği faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı,usulüne uygun tutulmamış olsa bile taraf defterlerinin ticari ilişkiyi ispatladığı, her iki tarafın ticari defterlerine kaydedilen faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, süresinde itiraz edilmediği, muhteviyatının kesinlik kazandığı, davalının borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, itirazın 76.418.93 TL'lik asıl alacak üzerinden iptaline, alacak likit olmadığından icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, taşıyıcının gümrük sahasında bekleme ücretine ilişkin icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, karara dayanak kılınan bekleme ücretine ilişkin faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu yönündeki gerekçe, dosya kapsamına uygun değil ise de; bekleme ücretinden davalı gönderici sorumlu olup, davalı bu kuralın aksini ve savunmasını ispat edememiş olmakla, davanın kabulü sonuç itibariyle doğru olduğundan, hükmün değişik bu gerekçeyle, HUMK'nın 438/9. maddesi gereğince, düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentde açıklanan nedenle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentde açıklanan nedenle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİ ile hükmün anılan gerekçe ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.