Başvuru, iptal davasında delil olarak kullanılan gizli bilgi ve belgelerden haberdar edilmeme sebebiyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iptal davasında delil olarak kullanılan gizli bilgi ve belgelerden haberdar edilmeme sebebiyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/11/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 3/7/2015 tarihinde mezun olduktan sonra 2017 yılı dış kaynaktan subay temini kapsamında açılan sınava başvurmuştur. Başvurucu hakkında 9/5/1977 tarihli ve 15932 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Fakülte ve Yüksek Okullar Askerî Öğrenci Komutanlıkları ve Öğrencileri ile Fakülte ve Yüksek Okullardan Yetişen Subaylara Ait Yönetmelik'in maddesi uyarınca güvenlik soruşturması yapılmıştır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle sınava ilişkin 29/12/2017 tarihli sonuç duyurusunda başvurucunun subay temini kapsamında başvuru şartlarını taşımadığı için başarılı olmadığı ilan edilmiştir. Başvurucu, işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Millî Savunma Bakanlığına (MSB) karşı 16/1/2018 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde; başarısız olmasına ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini, adli sicil ve arşiv kaydının bulunmadığını belirtmiştir. Her ne kadar bilgi verilmese de işlemin dayanağının hakkında yapılan güvenlik soruşturması olduğunu düşündüğünü ve güvenlik soruşturmasının olumsuz olmasını gerektirecek herhangi bir bilginin bulunmadığını ifade etmiştir. Davalı MSB, dava dilekçesine karşı 22/2/2018 tarihli dilekçe ile savunma yapmıştır. Dilekçede, başvurucu hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi neticesinde başvurucunun gerekli şartları taşımadığına karar verildiği ve yapılan işlemin takdir yetkisi kapsamında hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 13/3/2018 tarihinde yürütmenin durdurulması istemini oyçokluğu ile reddetmiştir. Kararın karşıoyu şu şekildedir:"Davacı hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına esas alınan belgede, davacının 2009 yılında yasa dışı bir toplantıya katıldığı notunun yer aldığı ve bundan başka bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı, ancak bahse konu bilgi notunda toplantının bir örgüt toplantısı olup olmadığına ilişkin bir tespit veya kanaatin belirtilmediği ve davacının o tarihte 17 yaşında olduğu hususları dikkate alındığında, mevcut verilerin davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek nitelikte olmadığı ve bu değerlendirmenin esas alınarak davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığı..." Başvurucu 3/4/2018 tarihli dilekçesi ile savunmaya cevap vermiştir. Dilekçesinde güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep olabilecek herhangi bir nedenin bulunmadığını belirtmiştir. Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak olan bilgi ve belgelerin neler olduğunu bilmediğini, söz konusu bilgi ve belgelerin savunma hakkı kapsamında tarafına tebliğ edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Davalı MSB 18/5/2018 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesine cevap vermiştir. Dilekçede mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra askerlik görevinin önemi nedeniyle gerektirdiği nitelikler konusunda hassas olunması gerektiği vurgulandıktan sonra başvurucu hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde elde edilen bilgiler nedeniyle başvurucunun başarısız sayıldığı tekrar edilmiş ve işlemin hukuka uygun olduğu bir kez daha dile getirilmiştir. Mahkeme 31/1/2018 tarihli ara kararı ile başvurucu hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu elde edilen bilgilerin gizlilik derecesine sahip olması durumunda gizlilik prosedürüne uygun olarak kapalı zarf içinde ve gizli kaşesi basılarak gönderilmesini istedikten sonra gelen gizli bilgileri değerlendirerek 9/10/2018 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararda, başvurucunun istihdam edileceği hizmetin ve görevin niteliği gözönüne alındığında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu, karara karşı 2/1/2019 tarihinde istinaf yoluna başvurmuştur. Dilekçesinde her ne kadar güvenlik soruşturmasına ilişkin bilgiler paylaşılmasa da yürütmenin durdurulmasının reddedilmesine ilişkin kararın karşıoyundan, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının 2009 yılında katıldığı bir toplantı nedeniyle olumsuz sonuçlandığının anlaşıldığını ifade etmiştir. Anılan toplantının içeriğinden ve neden olumsuz olarak değerlendirildiğinden bahsedilmediğini, bu nedenle içeriğinin ne olduğunun somut olarak belli olmayan bir bilgi nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanamayacağını belirtmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Daire) 30/9/2019 tarihinde istinaf talebini oyçokluğu ile reddetmiştir. Kararın karşıoyunun ilgili kısmı şu şekildedir:"Somut uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayalı olduğu güvenlik soruşturması sonucunda ilgili hakkında edinilen istihbari bilgi notunda 'davacının 2009 yılında İslami Cihat Birliği Örgütü sorumlu düzeyde faaliyet göstermekteyken tutuklanan şahsın iş yerinde gerçekleştirilen toplantıya katıldığı' bilgisinin teyidi amacıyla yapılan Dairemizin 29/03/2019 ve 28/06/2019 tarihli ara kararlarına verilen cevapta istihbari bilgi notu dışında herhangi bir bilgi ve belge gönderilmediği, istihbarat notunun ise tek başına hukuki delil niteliği taşımadığı, haricen delillendirilmedik[ç]e yapılacak işlemlere gerekçe teşkil edemeyeceği, bu kapsamda herhangi adli soruşturma bulunup bulunmadığı, yapılan bu toplantılarla ilgili adli işlem başlatılıp başlatılmadığı, davacı hakkında istihbari bilgiye teyit eden yasa dışı faaliyetlere katılıp katılmadıklarına ilişkin olarak açılmış bir tahkikat veya adli soruşturma bulunup bulunmadığı, bugüne kadar herhangi bir tahkikata isimlerinin dahil edilip edilmediğin veya herhangi bir tahkikatta isminin geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğinden ..." Nihai karar başvurucuya 4/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 8/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Bünyamin Uçar, B. No: 2017/32004, 3/6/2020, §§ 16-