Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009 -1-141 (Özelleştirme) Karar Sayısı : 10-22/298-108 Karar Tarihi : 11.3.2010 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ, Cemal Ökmen YÜCEL, S. Yersu ŞAHİN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Özelleştirme İdaresi B aşkanlığı D. TARAFLAR : - Özell
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009 -1-141 (Özelleştirme) Karar Sayısı : 10-22/298-108 Karar Tarihi : 11.3.2010 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ, Cemal Ökmen YÜCEL, S. Yersu ŞAHİN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Özelleştirme İdaresi B aşkanlığı D. TARAFLAR : - Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 20 (Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.) Ziya Gökalp Cad. No: 80 06600 Kurtuluş/ Ankara - AKSA Elektrik Perakende Satış A.Ş. Gülbahar Cad. 1. Sokak No:2 34540 Güneşli /İstanbul E. DOSYA KONUS U: Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. nin %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin AKSA Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi. F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 10.11.2009 tarih ve 8054 sayı ile giren ve 30 eksiklikleri en son 26.2.2010 tarihi itibarıyla tamamlanan bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 7. maddesi ile 1998/4 sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Ge çerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ in ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen 26.2.2010 tarih ve 2009 -1- 141/ÖN -09-CS sayılı Özelleştirme Nihai İnc eleme Raporu 1.3.2010 tarih ve REK.0.05.00.00 -120/49 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10 -22 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. G. RAPORTÖR LERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda , raportör Cengiz SOYSAL tarafından bildirim konusu işlem e ilişkin ; 40 - 4054 sayılı Kanun ve 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğu, - Teklif sahibinin Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. nin %100 oranındaki hissesini blok olarak devralmasının 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca bir haki m durum yaratan veya mevcut hakim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, dolayısıyla bildirim konusu işleme izin verilmesi gerektiği, görüşü yer alırken; raportörlerden Harun ULU, Harun GÜNDÜZ, C. Ökmen YÜCEL ve S. Yersu ŞAHİN tarafından karşı görüş olarak; - Teklif sahibinin Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. nin %100 oranındaki hissesini blok olarak devralmasının 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri 50 10-22/298-108 2 uyarı nca bir hakim durum yaratan veya mevcut hakim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olduğu, dolayısıyla bildirim konusu işleme izin verilmemesi gerektiği, görüşü yer almaktadır. H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME H.1. Taraflar H.1.1. Devredilen: ÇORUH Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇORUH) ÇORUH un ana sözleşmesinin Sermaye başlıklı 6. maddesine göre sermayesinin tamamı TEDAŞ a ait olup, ş irket hissedarı olarak da yalnızca TEDAŞ yer almaktadır. 60 Ancak 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun gereğ ince hisse lerinin %100 ü şu an da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı na aittir. Elektrik dağıtımı, perakende satışı ve perakende satış hizmeti faaliyetlerinde bulunan ve tamamı kamu mülkiyetinde bi r iktisadi devlet teşekkülü olan TEDAŞ, 2.4.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. ÇORUH, TEDAŞ ın özelleştirilmesi kapsamında Trabzon, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize illerin i kapsayan bölgedeki elektrik dağıtımı ve perakende hizmetlerini yerine getirmek için 2005 yılında TEDAŞ a bağlı bir ortaklık olarak kurulmuştur. ÇORUH, ilgili faaliyetlerini 4046 sayılı Kanun çerçevesinde yürütmektedir. ÇORUH un 2008 yılı cirosu ( .) TL dir. Şirketin 2008 yılı elektrik satışı 2.268 G Wh 70 olarak gerçekleşmiş olup , perakende elektrik satışı ve hizmeti pazarında 2008 yılı pazar payı yaklaşık olarak % 1,66 dır. H.1.2. Teklif Sahi bi: AKSA Elektrik Perakende Satış A.Ş. (AKSA) 2007 ve 2008 yılınd a cirosu bulunma yan AKSA nın hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu listesine aşağıda yer verilmektedir : Tablo 1: AKSA nın Hissedarlık Yapısı Hisse Sahibi Hisse Oranı (%) Kazancı Holding A.Ş. 99,6 Ali Metin KAZANCI 0,1 Necati BAYKAL 0,1 Mehmet KAZANCI 0,1 Ş. Cemil KAZANCI 0,1 TOPLAM 100,000 Tablo 2: AKSA nın Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri Adı-Soyadı Görevi Şaban Cemil KAZANCI Yönetim Kurulu Başkanı Sedat SİVEREK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı A. Serdar NİŞLİ Yönetim Kurulu Üyesi Kazancı Holdin g in hissedarlık yapısı ise aşağıda gösterilmektedir : Tablo 3: Kazancı Holding in Hissedarlık Yapısı Hisse Sahibi Hisse Oranı (%) Ali Metin KAZANCI 75 Gönül KAZANCI 5 Mehmet KAZANCI 5 Ş. Cemil KAZANCI 5 Necati BAYKAL 5 Tülay BAYKAL 5 TOPLAM 100,000 80 10-22/298-108 3 Yukarıda aktarılan hissedarlık yapıları ve Bildirim Formu ndaki ifadelerden AKSA nın, Metin Kazancı nın kontrol ettiği Kazancı Holding A.Ş. (Kazancı Holding) tarafından kontrol edildiği anlaşılmıştır. Kazancı Holding in 2008 yılına ait cirosu ise ( .) TL dir. Kazancı Holding, Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. ye (YEŞİLIRMAK) teklif veren ve Fatih BÜYÜKTOPÇU nun kontrolünde bulunan Anadolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (ANADOLU DOĞAL GAZ ) ve ay nı grup iç inde yer alan bir dizi1 doğal gaz dağıtım şirketini devral mak üzere Kurum a başvuruda bulunmuş ve Rekabet Kurulunun 18.2.2010 tarih ve 10 -18/209 -80 sayılı kararı çerçevesinde bu başvuruya izin verilmiştir. Ancak, söz konusu işlem bakımından EPDK dan alınması gereken izin süreci 90 halihazırda devam etmektedir. Dosya kapsamında değerlendirilmek üzere, Kazancı Holding in faaliyetleri elektrik ile doğal gaz pazarlarında ayrı ayrı incelen miştir: Elektrik AKSA ve AKSA yı kontrol eden Kazancı Holding, elektrik dağıtım ve perakende pazarında herhangi bir faaliyet göstermem ekle birlikte elektrik enerjisi üretimi pazarında faaliyet göstermektedir. Kazancı Holding in elektrik üretim pazarında faaliyet gösteren grup şirketleri ve bu şirketlerin üretimine ilişkin bilgiye aşağıda yer verilm iştir: Tablo 4: Kazancı Holding in Elekt rik Üretim Faaliyetleri (2008) Grup Şirketi Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW) Satılan Elektrik (MWh) Aksa Enerji Üretim A.Ş. Doğal gaz ve fuel -oil ( .) ( .) Rasa Radyatör San. Fuel-oil ( .) ( .) Deniz Elektrik Üretim Ltd. Şti. Rüzgar ( .) ( .) Baki Elektrik Üretim Ltd. Şti. Rüzgar ( .) ( .) TOPLAM ( .) ( .) Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında AKSA nın ve AKSA yı kontrol eden 100 Kazancı Holding in elektrik üretim pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet tablo aşağıdadır: Tablo 5: Kazancı Holding in Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye deki Pazar Payları (2008) Satılan Elektrik (MWh) Kurulu Güç (MW) Türkiye Tüketim Miktarı (MWh) Türkiye Kurulu Gücü (MW) Üretim Pazar Payı (%) Kurulu Güç Pazar Payı (%) Kaza ncı Holding ( .) ( .) 198.085.200 41.817,2 ( .) ( .) Kaynak: Bildirim Formu, cevabi yazı, TEİAŞ istatistikleri, raportörlerin hesaplamaları . Bunun yanında, Kazancı Holding in yapım veya lisans aşamasında olan ve toplam 2.446,154 MW kurulu güce sahip olması planlanan elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır. Doğal Gaz Kazancı Holding in doğal gaz toptan satış ve dağıtım pazarında faaliyet gösteren grup şirketlerine ve bu şirketlerin doğal gaz satış miktarları ile Türkiye pazar paylarına ilişkin 110 bilgiye a şağıda yer verilmektedi r: 1 Anadolu Doğalgaz Toptan Satış A.Ş., Trakya Doğalgaz Dağı tım A.Ş., Gemlik Doğalgaz Dağıtım A.Ş., M. Kemalpaşa Susurluk Karacabey Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Afyon Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Gümüşhane Bayburt Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Sivas Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Elazığ Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Bandırma Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Tokat Amasya Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ve Siirt Batman Doğalgaz Dağıtım A.Ş. 10-22/298-108 4 Tablo 6: Kazancı Holding ile Anadolu Doğalgaz Grubu nun Doğal Gaz Toptan Satış ve Dağıtım Faaliyetleri Şirket Grup Dağıtım Bölgesi 1 Bilecik Bolu Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (BEYGAZ ) Kazancı Grubu Bilecik , Bolu, Bozüyük, İnönü, Söğ üt, Pazaryeri, Çukurhisar, Osmaneli, Vezirhan, Bayırköy 2 Manisa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Manisa, Turgutlu, Akhisar, Muradiye 3 Van Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Van 4 Balıkesir Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (BALGAZ ) Kazancı Grubu Balıkesir 5 Düzce Ereğli Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (DERGAZ ) Kazancı Grubu Ereğli, Düzce, Konuralp, Kaynaşlı, Gülüç, Alaplı, Beyköy, Cumayeri, Gümüşova 6 Çanakkale Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Çanakkale, Biga, Çan, Ezine Bayramiçi, Kepez, Mahmudiye 7 Ordu Giresun Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Ordu, Giresun, Çarşamba, Ünye, Fatsa, Terme 8 Karadeniz Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Trabzon, Rize, Akçaabat, Of 9 Malatya Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Malatya, Konak, Gündüzbey, Yeşilyurt, Bostanbaşı, Ya kınca, Topsöğüt, Şahnahan, Dilek, Hatunsuyu, Hanımçiftliği, Ordüzü, Battalgazi, Hasırcılar 10 Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Urfa, Siverek, Suruç, Karaköprü, Onbirnisan 11 Aksa Gaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Adana, Osmaniye, Mersin, İskend erun, Sarıseki, Karayılan, Bekbele, Denizciler, Ceyhan, Payas, Toprakkale, Tarsus, Azganlık, Nardüzü, Kadirlı, Belen, Dörtyol, Antakya 12 Aksa Doğal Gaz Top tan Satış A.Ş. Kazancı Grubu -- 13 Afyon Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu Afyonkarahisar, Bolva din, Çay ve Dinar 14 Sivas Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (SİDAŞ ) Anadolu Grubu Sivas, Şarkışla, Suşehri ve Cemel 15 Trakya Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (TRAKYADAŞ ) Anadolu Grubu Çatalca, Muratbey ve Hadımköy 16 Gemlik Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (GEMDAŞ ) Anadolu Grubu Gemli k ve Umurbey 17 Bandırma Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (BADAŞ ) Anadolu Grubu Bandırma 18 Elazığ Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu Elazığ, Yazıkonak, Yurtbaşı ve Hankendi 19 Tokat Amasya Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (TAMDAŞ ) Anadolu Grubu Amasya, Tokat, Merz ifon, Suluova, Turhal, Niksar, Erbaa, Zile ve Ziyaret 20 Mustafa Kemalpaşa Susu rluk Karacabey Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (OVAGAZ ) Anadolu Grubu Mustafakemalpaşa, Susurluk, Karacabey, Ovaazatlı, Yalıntaş ve Tatkavaklı 21 Gümüşhane Bayburt Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu Gümüşhane ve Bayburt 22 Siirt Batman Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu Siirt, Batman ve Kurtalan 23 Anadolu Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu -- 24 Anadolu Doğalgaz Toptan Satış A.Ş. Anadolu Grubu -- H.2. İlgili Pazar H.2.1. İlgili Ürün Pazar ı Dosya kapsamında ilgili ürün pazarları, elektrik dağıtım hizmeti pazarı ve küçük ölçekli endüstriyel, ticari ve hane halkından oluşan tüketicilere yapılan perakende 120 satışlar olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, değerlendirmede toptan satış ve ikil i 10-22/298-108 5 anlaşmalar kapsamında dağıtım şirketlerine yapılan satışlar ve doğal gaz dağıtım ve perakende faaliyetlerine ilişkin tespitlere de yer verilecek olmakla birlikte, bu aşamada bu faaliyetlere ilişkin nihai bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir. H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar Dosyadaki bilgiler doğrultusunda, her iki ilgili ürün pazar ı açısından da ilgili coğrafi pazar, Trabzon - Artvin - Giresun - Gümüşhane - Rize illeri olarak kabul edilmiştir. H.3. Değerlendirme İlgili ürün pazarı olarak belirle nen dağıtım faaliyetlerinin bölgesel olarak doğal tekel niteliği taşıması nedeniyle ÇORUH un bu pazar açısından %100 pazar payına sahip 130 olduğu dikkate alındığında, tek başına bu durum sebebiyle dahi bildirime konu devir işleminin alıcı taraf her kim olursa olsun Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki ÇORUH un 2007 yılı cirosu da ( .) TL dir. Aşağıda dosya konusuna ilişkin değerlendirme de öncelikle dağıtım özelleştirmelerine ilişkin ön bildirim aşamasında oluşturulan Kurul kara rında yer alan hukuki ayrıştırma konusuna değinilmiş, ardından Kanun un 7. maddesi kapsamında değerlendirmeler yapılmış ve sonrasında İhale Şartnamesinin 20. maddesine2 ilişkin bir bölüme yer verilmiştir. H.3.1. Hukuki Ayrıştırma Rekabet Kurulu TEDAŞ ın öz elleştirilmesine ilişkin oluşturduğu 21.7.2005 tarihli Kurul Görüşünde, 140 Geçiş döneminin sonuna kadar dağıtım faaliyetlerinin ve diğer elektrik piyasası faaliyetlerinin hukuki olarak ayrıştırılmasının Rekabet Kurulu nun nihai izin koşulu olduğu hükmüne y er vermiştir. Nitekim dağıtım özelleştirmeleri kapsamında olmamakla birlikte, ayrı bir sürecin devamı niteliğindeki Aydın -Muğla -Denizli bölgesinin dağıtım faaliyetlerinin AYDEM tarafından devralınmasına ilişkin işlemde, AYDEM tarafından söz konusu hukuki a yrıştırmanın yapılacağına ilişkin taahhüt ile birlikte Kurul devre izin vermiştir. Bildirime konu işlem ise özelleştirme programı içinde gerçekleştirilmektedir ve konuya ilişkin Rekabet Kurulu görüşüne dayanılarak hazırlanan İhale Şartnamesinin 17. maddesi3 uyarınca teklif sahipleri söz konusu ayrıştırmayı yapacaklarını taahhüt etmiş 150 bulunmaktadırlar. Kaldı ki, 4628 sayılı Kanunda yapılan değişikliğin ardından dağıtım firmalarının 2013 ten itibaren üretim ve perakende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilikler altında göstermeleri bir yükümlülü k haline gelmiştir. Dolayısıyla Kurulun konuya ilişkin koşulunun yerine geldiği anlaşılmaktadır. H.3.2. Kanun un 7. Maddesi Kapsamında Değerlendirme Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede dikkate alınması ge reken hususlardan biri, devam eden süreçte YEŞİLIRMAK, OSMANGAZİ ve ÇORUH olmak üzere üç bölge için aynı anda ihaleye çıkılması ve bazı teşebbüslerin birden fazla bölge için ÖYK ya sunulan teklif sahibi listesinde yer almasıdır. Söz konusu üç dağıtım bölge sinin, dağıtım firmalarınca yapılan satışlar bakımından paylarını ve bu bölgelere 160 ilişkin olarak ÖYK ya bildirilmesi kararlaştırılan listede yer alan teklif sahiplerini gösteren tablo aşağıda yer almaktadır: 2 ÖYK kararının ardından yapılacak devir sözleşmelerinin en az %51 ini Teklif Sahibinin oluşturacağı anonim şirket ile yapılması durumunda Rekabet Kurulu onayının aranmasına ilişkin İ hale Şartnamesinde yer alan hüküm. 3 İhale Şartnamesi Madde 17. Alıcının Taahhüdü: Alıcı, Ek 5 de sunulan, Rekabet Kurulu nun 21.07.2005 tarih ve 05 - 48/695 -M sayılı Kararı nda belirtildiği şekilde 31.12.2012 tarihine kadar dağıtım faaliyetini ve diğer elek trik piyasası faaliyetlerini hukuken ayrıştıracağını kabul, beyan ve taahhüt eder. Rekabet Kurulu nun ve Kurul un bu konudaki yetkileri saklıdır. 10-22/298-108 6 Tablo 7: YEŞİLIRMAK, ÇORUH ve OSMANGAZİ Dağıtım Bölgelerinin, Dağıtım Firmaları Tarafından Yapılan Satışlar İçindeki Payları ve Sırasıyla Teklif Sahipleri İhalesi Yapılan Bölgeler Dağıtım Firmaları Tarafından Yapılan Satışlar İçindeki Payları (2008, %) Bu Bölgelere İlişkin ÖYK ya Bildirilen Listede Yer Alan Teklif Sahipleri (Sırasıyla) YEŞİLIRMAK 2,97 - ÇALIK - Anadolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., - Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. - CENGİZ - Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ÇORUH 1,66 - AKSA - ÇALIK - CENGİZ - AYDEM OSMANGAZİ 3,69 - Eti Gümüş A.Ş. - AKSA - Sarar Ortak Girişim Grubu4 - KCETAŞ Ayen Ortak Girişim Grubu - Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. - CENGİZ Devam etmekte olan dağıtım özelleştirmeleri sürecinde her bir devir işleminin 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi kapsamında yatay ya da dikey bütünleşme bakımından hakim durum analizine tabi tutulacağı açıktır. Bunun yanında her yeni dağıtım özelleştirmesinde aday alıcıların özelliklerine göre yapılan değerlendirmelerin farklı yaklaşımları ve yönleri de beraberinde getirmesi kaçınılmazdır. 170 Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmelerde öncelikle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu nda yer alan pazar payı eşikleri ile teşebbüslere getirilen sınırlamalara değinmek gerekmektedir . Şöyle k i, 4628 sayılı Kanun ile gerçek ve tüzel kişilere sahip olacakları üretim kapasitesi bakımından %205 ve toptan satış şirketleriyle yapılacak satışlar bakımından ise %106 sınır getirilmektedir. Bununla birlikte, dağıtım faaliyetleri açısından üretim ve topt an satış taki gibi bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu sınırlamalar özellikle özelleştirme sürecinde rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmak adına önemli olmakla birlikte, 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede hakim durum yaratıl ması veya hakim durumun güçlendirilmesi yönünde yapılacak tespitler önem 180 kazanmaktadır. Rekabet politikası açısından ise söz konusu devir işlemlerine ilişkin değerlendirmede piyasada etkinliği artırma hedefi çerçevesinde, elektrik sektörünün özelliklerind en kaynaklanan ölçek ekonomisinin sağlayacağı etkinlik ile rekabetçi yapının getireceği etkinliği sağlamaya yönelik olarak devir işlemlerine getirilecek sınırlamalar arasında uygun dengeyi bulmak önem kazanmaktadır. Bu kapsamda söz konusu devirler açısında n hakim durum analizinde yatay ve dikey yoğunlaşmaların değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Yatay ve dikey bütünleşme yönleriyle yapılacak ha kim durum analizlerinin yanında, serbestleşmeye ilişkin geçiş döneminde olan elektrik piyasalarında, özelleştirme lerin, devirler sonrası rekabetçi yapıda teşebbüslerin üstleneceği rollerin belirlenmesi 190 bakımından da önemli olduğu açıktır. Bu nedenle söz konusu devirler, sadece devrin gerçekleştiği elektrik dağıtım pazarı bakımından değil, bu pazarlarla rekabetçi yapı da etkileşim içinde olması beklenen doğalgaz pazarı bakımından da değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Nitekim OSMANGAZİ, YEŞİLIRMAK ve ÇORUH özelleştirmeleri sürecinde alıcı tarafların belli olmasıyla ortaya çıkan yeni tartışma alanı, bir bölgede doğalgaz dağıtımı yapan teşebbüslerin aynı bölgedeki elektrik dağıtım faaliyetlerini devralmaları ile gerçekleşecek olan yakınsayan pazar bütünleşmesi durumudur . Şöyle 4 Sarar Giyim Tekstil San. Tic. A.Ş. Sarar Büyük Mağacılık Ortak Girişim Grubu 5 Herhangi bir gerçek kişi nin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği üretim şirketleri aracılığıyla sahip olacağı toplam elektrik enerjisi kurulu gücü, bir önceki yıla ait yayımlanmış Türkiye toplam elektrik enerji si kurulu gücünün yüzde yirmisini geçemez. 6 Herhangi b ir gerçek kişinin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği toptan satış şirketleri aracılığı yla toptan satışını yapabilecekleri elektrik enerjisi miktarı, piyasada bir önceki yılda tüketilen toplam elekt rik enerjisi miktarının yüzde onunu geçemez. 10-22/298-108 7 ki, elektrik ve doğalgaz perakende pazarında faaliyet gösteren şirketler, özellikle dağıtım şirketleri, birbirlerinin pazarlarına girme konusunda potansiyel rakip konumudadırlar. Dolayısıyla yakınsayan pazar bütünleşmesi aslında rakipler arasında gerçekleşen yatay 200 bir yoğunlaşmanın özel bir türünü oluşturmaktadır. Bu nedenle , bu dosya kapsamında yapılan hakim durum analizinde yakınsayan pazar bütünleşmesine ilişkin değerlendirme ayrı bir başlık altında yapılmıştır . Bu kapsamda aşağıda dağıtıma ilişkin özelleştirmelerde hakim durum analizi üç başlık altında incelen miştir : - Yoğunlaşmaya (yatay) ilişkin d eğerlendirme - Dikey bütünleşmeye ilişkin değerlendirme - Yakınsayan pazarlar bakımından değerlendirme a. Yoğunlaşmaya İlişkin Değerlendirme Dağıtım Hizmeti Pazarı: Elektrik dağıtım hizmeti pazarı açısından bakıldığında ÇORUH un ve diğer dağıtım şirketlerinin doğ al tekel konumunda o lduğu ve özelleştirme 210 işlemlerinin kamu tekelinin özel tekele devri niteliğinde olacağı , başka bir ifadeyle mevcut hakim durumun korunacağı görülmektedir. Bu bakımdan devir işleminin alıcı taraf her kim olursa olsun mevcut hakim durumun (tekelin) el değiştirmesi anlamına geleceği, dolayısıyla yeni bir hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim durumu n güçlendir ilmesinin söz konusu olmayacağı görülmektedir. Perakende Satış Pazarı: Perakende satış hizmetleri bakımından da özellikle ser best olmayan tüketici ler açısından piyasada faaliyet gösteren perakende satış firmalarının bulunmadığı ve dağıtıcının perakende satış tarifesinin düzenlemeye tabi olduğu da dikkate alındığında , anılan özelleştirme işlemiyle düzenlenmiş bir alanın devrinin söz konusu olduğu söylenebilir. Dolayısıyla dağıtım bölgesini kim alırsa alsın geçiş dönemi 220 sonuna kadar %100 pazar payına sahip olacağı dikkate alındığında, yatay yoğunlaşma bakımından mevcut hakim durumun güçlenmesinin söz konusu olmadığı görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki bu değerlendirme, salt elektrik perakende faaliyetleri bakımından yatay yoğunlaşmanın değerlendirmesi şeklindedir. Daha önce de belirtildiği üzere, yatay yoğunlaşma bakımından bir başka başlık da yakınsayan pazarlar konusudur. Se rbest olmayan tüketicilerin serbest tüketici limitlerinin sıfıra indirilmesiyle tamamen serbestleşeceği ve serbestleşmese bile perakende şirketlerinin faaliyetlere başlamasıyla bu alandaki dağıtım firmasının sahip olduğu fiili tekelin ortadan kalkacağı görülmektedir. Bu noktada dağıtım firmasının bölgede %100 olan pazar payının rekabetçi pazar yapısına geçişin etkin bir şekilde sağlanabilmesi halinde zamanla 230 düşmesi beklenmektedir. Bu noktada yapılacak özelleştirmenin, alıcı tarafın özelliklerine göre giriş engeli yaratacak şekilde elektrik dağıtım firmasının hakim durumunu güçlendiren bir özellik taşımaması gerekmektedir . Yatay yoğunlaşma bakımından bu konu yakınsayan pazara ilişkin bölümünde yeniden ele alınmıştır. İkili Anlaşmalar Pazarı: Dağıtım şirketle rinin özell eştirilmesinin sadece şebeke hizmetlerinin devri yönüyle değil, toptan satış pazarının talep tarafında piyasanın oluşması yönüyle de ele alınması gerekmektedir. Mevcut durumda dağıtım firmaları bölgelerindeki serbest olmayan tüketicilerin münhas ır tedarikçisi oldukları gibi, serbest tüketicilerin de büyük bölümüne satış yapmaktadır. Söz konusu yerleşik dağıtım firmalarını devralacak olan teşebbüs, dağıtıma ilişkin teknik faaliyetlerle birlikte 240 perakende satış işini ve müşteri portföyünü de devral acaktır. Geçiş dönemi sonunda bütün tüketicilerin serbest tüketici statüsüne geçmesinin beklenmesi ve 2013 ten itibaren dağıtım firmalarının perakende faaliyetlerini ayrı tüzel ki şilik altında sürdürecek olması, dağıtım bölgelerine yeni tedarikçilerin gire rek rekabetçi bir baskı yaratmaları beklentisini beraberinde getirse de, dağıtım faaliyetleriyle birlikte müşteri bilgilerine sahip olmak ve tüketici gözünde bölgenin dağıtım firması konumunda olmak gibi hususlar söz konusu dağıtım şirketlerine rekabetçi a vantaj sağlayacaktır. Bu nedenle, özelleştirmeye tabi olan dağıtım şirketlerini devralan teşebbüslerin ikili anlaşmalar 10-22/298-108 8 piyasasının talep tarafından da pay almış olarak kabul edilmeleri gerektiği ve söz konusu devir işlemlerinin toptan satış pazarında alım gücü bakımından da yoğunlaşma 250 oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu kapsamda, daraltılmış pazar tanımı olan dağıtım şirketlerine yapılan toptan satışlar itibarıyla bakıldığında, Türkiye deki dağıtım şirketlerinin 2008 y ılı itibarıyla yapmış oldukları alım ve satımlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır : Tablo -8: Dağıtım şirketlerine ait alım -satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2008) Bölge Dağıtım Şirketi İsmi Alınan Elektrik (GWh) Satılan Elektrik (GWh) Kayıp ve Kaçak (GWh) Kayıp ve Kaçak Oranı (%) Alınan Elektrikteki Pay (%) Satılan Elektrikteki Pay (%) 1 Dicle Elektrik 14.576 5.214 9.362 64,2 9,15 3,82 2 Vangölü Elektrik 2.580 1.137 1.443 55,9 1,62 0,83 3 Aras Elektrik 2.274 1.656 618 27,2 1,43 1,21 4 Çoruh Elek trik 2.538 2.268 270 10,7 1,59 1,66 5 Fırat Elektrik 2.396 2.145 250 10,5 1,50 1,57 6 Çamlıbel Elektrik 2.290 2.088 202 8,8 1,44 1,53 7 Toroslar Elektrik 15.263 13.905 1.358 8,9 9,58 10,18 8 Meram Elektrik 6.394 5.859 535 8,4 4,01 4,29 9 Başkent Elektrik 12.167 11.161 1.005 8,3 7,64 8,17 10 Akdeniz 6.646 6.049 597 9 4,17 4,43 11 Gediz Elektrik 14.797 13.862 935 6,3 9,29 10,15 12 Uludağ Elektrik 11.643 10.941 702 6 7,31 8,01 13 Trakya Elektrik 5.886 5.473 413 7 3,70 4,01 14 İstanbul A. Ya kası 9.491 8.672 819 8,6 5,96 6,35 15 Sakarya Elektrik 9.349 8.760 588 6,3 5,87 6,41 16 Osmangazi Elektrik 5.320 5.042 278 5,2 3,34 3,69 17 Boğaziçi Elektrik 21.282 18.948 2.335 11 13,36 13,87 18 Kayseri Elektrik 2.391 2224 167 7 1,50 1,63 19 AYDE M 3.982 3.815 167 4,2 2,50 2,79 20 Göksu Elektrik 3.562 3.303 260 7,3 2,24 2,42 21 Yeşilırmak Elektrik 4.467 4.063 405 9,1 2,80 2,97 TOPLAM 159.294 136.585 22.709 100,00 100,00 Tablodan da görüleceği üzere, ÇORUH un bütün dağıtım şirketleri içind eki payı %1,66 dır. AKSA, ÇORUH un yanı sıra OSMANGAZİ ye de teklif vermiştir. Buna ek olarak, Rekabet Kurulunun 18.2.2010 tarih ve 10 -18/209 -80 sayılı kararı çerçevesinde AKSA yı kontrol eden Kazancı Holding e devrine izin verilen ANADOLU DOĞAL GAZ ın da YEŞİLIRMAK a teklif verdiği göz önüne alındığında, yoğunlaşmaya ilişkin 260 değerlendirmede, her üç bölgenin de tek bir teşebbüs tarafından devralınmasının analiz edilmesi gerekmektedir. Yatay yoğunlaşma bakımından bu dosya kapsamında ortaya çıkabilecek en bü yük yoğunlaşma seviyesi olan Kazancı Holding in üç bölgeyi birden alması durumunun, dağıtım firmalarına yapılan satışlarda yatay yoğunlaşma açısından hakim durum yaratılması gibi bir sakınca doğurmayacağı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, üç bölgenin de Kazancı Holding in kontrol ettiği teşebbüslere verilmesi olasılığı değerlendirildiğinde, tek kontrolde olacak elektrik dağıtım bölgelerinin toplam payının %12,61 olacağı hesaplanmakta ve bu durumda dahi, işlemin yeni bir hakim durum ortaya çıkarmayacağı görülmektedir . 270 b. Dikey Bütünleşmeye İlişkin Değerlendirme Elektrik endüstrisinin serbestleşme sürecindeki yeniden yapılandırılmasında üretim, iletim, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrıştırılması öngörülmekle birlikte, üretim ve perakende satış faa liyetlerinin bütünleşmesinin engellenmediği görülmektedir. Dikey bütünleşme, sağlıklı işleyen rekabetçi bir piyasa yapısı açısından hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. 10-22/298-108 9 Üretim ve perakende satış bütünleşmesinin sağlanmasıyla elde edilen ol umlu sonuçlardan birinin, tüm tüketicilerin serbest olmasıyla uzun dönemli ikili anlaşmaların azalması ve üretim yatırımlarının cazibesini kaybetmesi riskini azaltmaya yönelik olarak üretim yatırımlarının teşvik edilmesi olduğu söylenebilir. Bunun yanında, spot piyasada 280 oluşacak değişken fiyat seviyelerine karşı da dağıtım/perakende satış firmalarının üretim ile bütünleşik bir yapıya sahip olmasının avantaj yaratacağı ileri sürülebilir. Tüm tüketicilerin seçme hakkı kazanmasıyla, dikey bütünleşmenin bir ris k olmaktan çıkacağı yönünde görüşler bulunsa da, serbest olmayan tüketicilerden oluşan münhasır bir müşteri portföyüyle özelleştirilen dağıtım firmaları açısından, dikey bütünleşmenin rekabetçi yapı açısından hiçbir risk taşımadığını söylemenin mümkün olma dığı değerlendirilmektedir. Dağıtım bölgelerinde perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşturulması açısından, dağıtım şirketlerinin aynı ekonomik bütünlük içindeki üretim şirketleriyle ikili anlaşmalar yapmaları, yüksek fiyatla alınan elektriğin mal iyetinin tüketicilere yansıtılması riskini 290 taşımaktadır. Bu nedenle, iyi işleyen bir ikili anlaşmalar piyasası sağlanabilmesi açısından dağıtım ve üretim şirketlerinin özelleştirme işlemleri, dikey bütünleşme yönüyle de ayrıntılı olarak ele alınmalı ve hem yapısal hem de davranışsal olarak rekabetçi bir toptan satış piyasası oluşturulması sağlanmalıdır. Şüphesiz, üretim - perakende satış bütünleşmesi ile piyasada hakim durum yaratma riski, üretim ve/veya perakende satış seviyelerinde yoğunlaşmanın varlığı hal inde ortaya çıkacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, elektrik piyasasında kurulu gü ç bakımından kamunun egemenliği söz konusudur. Türkiye de 2008 yılı itibarıyla kurulu gücün üretici kuruluşlara göre dağılımı aşağıdaki tabloda yer almaktadır : Tablo -9: Türkiye nin Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü (2008, MW) 300 Kuruluşlar Termik Hidroelektrik Jeotermal Rüzgar Kuruluş Toplamı Oran (%) EÜAŞ 8690,9 11.455,9 20.146,8 48,2 EÜAŞ'IN Bağlı Ortaklık Ortaklıkları 3.834,0 3.834,0 9,2 Mobil Santraller 262,7 262,7 0,6 Otoprodüktör + Üretim Şirketleri + İHD 14.807,4 2372,8 363,7 29,8 17573,8 42,0 TOPLAM 27.374,0 13.453,4 325,6 41.817,2 Kaynakların Kurulu Güce Katkısı (%) 66,0 33,1 0,9 0,1 %100 Burada hemen belirtmek gerekir ki, EÜAŞ a ait santrall er (%48,2 ) ve EÜAŞ ın bağlı ortaklıkları (%9,2) gibi üretimini yaptıkları elektriği anlaşmalar çerçevesinde devlete satan santraller dikkate alındığında, Türkiye kurulu gücünün yaklaşık %57,4 ünün kamu kuruluşu ve onlarla ilişkili şirketler tarafından işle tildiği görülmektedir. Türkiye de 2008 yılı itibarıyla elektrik üretiminin üretici kuruluşlara göre dağılımı aşağıdaki tabloda gösterilmektedir : Tablo -10: Türkiye nin Yakıt Cinslerine Göre Elektrik Üretimi, Brüt Talebi (2008, GWh) Kuruluşlar Termik Hidroe lektrik Jeotermal Rüzgar Kuruluş Toplamı Oran (%) EÜAŞ 46.499,6 28.419,4 74.919,1 37,82 EÜAŞ'IN Bağlı Ortaklık Ortaklıkları 22.797,8 22.797,8 11,51 Mobil Santraller 330,5 330,5 0,17 Üretim Şirketleri 75.223,7 5109.2 80.332,9 40,55 Otopro düktörler+ İHD 19.287,6 750,1 20.037,7 10,12 TOPLAM (Türkiye) 164.139,2 34.278,8 198.417,9 İthalat 789,4 0,40 İhracat 1.122,2 -0,57 BRÜT TALEP (Tüketim) 198.085,2 100 10-22/298-108 10 İhalede teklif veren Kazancı Holding in sahip olduğu kurulu güç, üretim miktarı ve pazar paylarına ilişkin tablo aşağıdadır : Tablo 1 1: AKSA nın Elektrik Satım, Kurulu Güç ve Üretim Pazar Payları (2008) 310 Satılan Elektrik (MWh) Kurulu Güç (MW) Türkiye Tüketim Miktarı (MWh) Türkiye Kurulu Gücü (MW) Üretim Pazar Payı (%) Kurulu Güç Pazar Payı (%) Kazancı Holding ( .) ( .) ( .) ( .) ( .) ( .) Kaynak: Bildirim formları, cevabi yazılar, 2009 ÖİB Elektrik Dağıtım Sektörü Özelleştirmesi Bilgi Dokümanı ve KCETAŞ Yıllık Raporu ndaki veriler kullanılarak hesaplanmıştır . Bütün bu veriler , teklif sahibi teşebbüsün sahip olduğu üretim kapasitesi nin. dikey bütünleşme açısından rekabetçi risk doğuracak büyüklükte olmadığını göstermektedir . Dikey bütünleşme konusu, dağıtım ve üretim özelleştirmelerinde izlenen strateji kapsamında. daha sonra ge rçekleşecek olan üretim özelleştirmeleri aşamasında daha detaylı değerlendirmeyi gerektirecek bir husus olarak görülmektedir. Bu çerçevede, AKSA nın ÇORUH u devralmasının. dikey bütünleşme açısından da hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim durumu n güçlendirilmesi bakımından bir sakınca doğurmadığı değerlendirilmektedir. 320 c. Yakınsayan Pazarlara İlişkin Değerlendirme Esas itibarıyla yatay yoğunlaşma başlığının alt bölümlerinden biri olmakla birlikte, bu bölümde yakınsayan pazarlar bakımından işlemin hakim durum yaratılması ya da mevcut hakim durumun güçlendirilmesi yönüyle değerlendirilmesi yapıl mıştır. c.1. Yakınsama Kavramı : Yakınsama; bölgeler, ülkeler, endüstriler ve aktiviteler arasındaki farklılıkların azalması ve benzerliklerin artması sürecini ifade etmektedir. Bu kapsamda yakınsama terimi, daha önce ayrı kabul edilen altyapı ve şebeke endüstrilerinin kısmen veya tam olarak entegrasyonu anlamına gelmektedir (gaz ve elektrik sektörü/Telekom -TV-internet sektörü gibi). Bunun yanında aynı terim, al tyapı ve şebeke endüstrilerine ilişkin 330 düzenlemelerdeki artan benzerlikler için de kullanılmaktadır. Enerji ve enformasyon endüstrilerinde son dönemde ortaya çıkan değişimler, elektrik, doğalgaz, internet, telefon, kablo TV gibi temel hizmetlerin üretim ve dağıtım şeklini değiştirmektedir. Tekel endüstrileri serbestleştirme girişimleri ve takip eden birleşme, devralma ve ortaklıklar, geleneksel kamu hizmetleri arasındaki sınırları bulanıklaştırmaktadır. Öyle ki elektrik şirketleri telekomünikasyon hizmetler i sunarken, doğal gaz şir ketleri elektrik şirketleri ile kablolu hizmet veren şirketler telefon şirketleri ile birleşmektedir. Endüstriler arasındaki yakınsama kavramı ilk olarak bilgisayar ve telekomünikasyon endüstrilerinde kullanılmaya başlanmıştır. Söz konusu sektörlerin ekonomilerinin enerji 340 endüstrilerinden farklı olduğu dikkate alındığında, yakınsamanın nedenleri endüstri bakımından farklılıklar arz etmektedir. c.2. Elektrik ve Doğal Gaz Sektörleri Bakımından Yakınsama Bu bölümde enerji endüstrileri , daha özel olarak da enerji şebekeleri arasındaki yakınsamanın nedenleri ele alınacaktır. Enerji şebekeleri arasındaki yakınsamanın nedenleri 4 başlık altında ele alınabilir: Enformasyon teknolojisindeki gelişmeler, Şebeke ekonomisi, Serbestleştirme, Ener ji ve enformasyon endüstrilerindeki müşteri talepleri. 350 10-22/298-108 11 Enformasyon teknolojisi: Enformasyon teknolojileri bütün endüstrilerde ortaya çıkan yakınsamanın temelinde bulunmaktadır. Bütün iletişimin dijital hale gelmesi iletişim endüstrisinde bir yakınsamaya ne den olmuş ve bu durum diğer endüstrilerdeki yakınsamanın ilk ayağını teşkil etmiştir. Bilgisayar teknolojisindeki ilerlemenin büyük miktarlardaki bilginin depolanması ve yayılmasını olanaklı hale getirmesi, bu yakınsamayı daha da hızlandırmıştır. Şöyle ki, bilgisayar hafıza ve programlarındaki gelişmeler, bilgilerin kısa zamanda çeşitli bölgelerden toplanması ve değerlendirilmesini olanaklı kılmıştır. Şebeke ekonomisi: Küçük ve verimli doğal gaz santrallerinin kurulmasının elektrik ve doğal gaz sektörleri arasındaki yakınsamada büyük pa yı vardır. Bu tip santrallerin 360 kullanımının artması, elektrik üreticilerinin doğal gaz işiyle bütünleşmesini rasyonel kılmaktadır. Bütünleşik faaliyet tedarik, koordinasyon, taşıma, talep ve risk yönetimi gibi konularda öneml i avantajlar doğurmaktadır. Serbestleştirme: ABD, Avrupa ve Pasifik ülkelerinde başlayan ve hala devam eden, enerji sektörünü serbestleştirmeye ve düzenlemeye ilişkin süreç, enerji endüstrileri arasındaki yakınsamayı hızlandırmıştır. Bu süreçte, daha önce bütünleşik yapı içerisinde merkezi bir idareye tabi olan ulusal enerji şirketlerinin faaliyetleri ayrıştırılmış ve bazı ülkelerde özelleştirmeye tabi tutulmuştur. Giriş engellerinin kaldırılmasıyla birçok özel şirketin girdiği bu endüstrilerde pazar ekonom isine dayalı bir model oluşturulmaya çalışılmaktadır. Riskin olmadığı tekelci bir yapıdan rekabetçi bir yapıya geçen enerji 370 piyasalarındaki oyuncuların, faaliyet alanlarını genişleterek riskleri dağıtma stratejileri, yakınsamaya hız kazandırmaktadır. Müşte ri talepleri: Müşteri talepleri, yeni teknoloji ve ürün gelişimini sağlayarak endüstriler arasındaki yakınsamayı artırmaktadır. Müşterilerin, farklılaştırılmış yeni ürünler talep etmeleri, elektrik, gaz, su, telefon gibi temel hizmetleri bir paket olarak sunan şirketlere yönelmeleri, yakınsamayı artıran faktörler arasındadır. Dikey olarak da birbirine benzer yapılara sahip olan elektrik ve gaz pazarları arasındaki yakınsama, esas itibarıyla bu sektörlerin dikey yapılarındaki üç ayrı kademede ortaya çıkma ktadır: (i) üst pazarlardaki yakınsama, (ii) orta pazarlardaki yakınsama ve (iii) alt pazarlardaki (perakende) yakınsama. Hemen belirtmek gerekir ki, bu dosya 380 kapsamında, elektrik ve doğal gaz pazarlarının dağıtım ve perakende satış seviyelerinde ortaya çı kan yakınsama özelliği ve bu bakımdan devir işleminin serbestleşme sürecine etkisi üzerinde durul muştur . c.3. Elektrik ve Doğal Gaz Perakende Seviyesinde Rekabet Elektrik ve doğal gaz pazarlarının yakınsama özelliklerine geçmeden önce, bu pazarların mevc ut durumda ve serbestleşme sürecinde nasıl bir rekabetçi yapıya sahip olduklarının ve bu pazarlarda rekabetin sağlanmasının niçin önemli olduğunun ortaya konması yerinde olacaktır. Elektrik ve gaz sektöründeki serbestleşme hedeflerinden birisi de bu sektö rlerin perakende pazarlarının rekabete açılmasıdır. Avrupa ülkelerinde serbestleştirmenin 390 fiilen başlamasından önceki dönemde, bu pazarlara görevli şirketlerin yanında bu ürünlerin üretim ve dağıtım işinde bulunmayan bağımsız perakendecilerin de gireceği umulmaktaydı. Ancak bu beklenti, perakende işinin kendi başına bir katma değer yaratmaması ve dolayısıyla bir iş modeline konu olmaması nedeniyle istenilen ölçüde gerçekleşememiştir. Bu noktada, aslında katma değer yaratmayan bir pazar seviyesinde hakim dur um yaratılmasının önemli olup olmadığı, hatta bundan da öte, böyle bir pazar tanımına gerek olup olmadığı sorgulanabilir. Nitekim raportörlerce bu dosya kapsamında yapılan çeşitli görüşmelerde, elektrik sektöründe üretim kapasitesinin rekabet üzerindeki as ıl belirleyici olduğu, eğer üretim rekabetçi bir yapıda olursa, toptan satış ve perakende pazarlarının da rekabetçi olacağı görüşünün sıklıkla 400 10-22/298-108 12 dile getirildiği görülmektedir. Bu konuda bir yargıya varmak için yürürlükteki mevzuatın nasıl bir piyasa modeli öngördüğünü dikkate almak gerekmektedir. Aşağıda kısaca, mevcut düzenlemeler kapsamında elektrik ve doğal gaz perakende piyasalarında hedeflenen rekabetçi yapı ele alın mıştır: i. Elektrik Piyasası Bakımından Perakendede Rekabet: Elektrik piyasaları bakımın dan dönüm noktasını, 2001 yılında yürürlüğe girmiş olan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanun ile birlikte temelde piyasa faaliyetlerinin düzenleyici kurum denetimi altında gerçekleştiği, piyasadaki alım satım faaliyetlerinin ikili anlaşmalara dayandığı, bütün tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine kavuşacağı, rekabete dayalı bir piyasa yapısının hedeflendiği görülmektedir. Bu 410 kapsamda Kanun da perakende satış şirketlerine de yer verilmiş, bunun yanında, hedeflenen rekabetçi piyasa yapısını oluşturmaya yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması için de Kanun un Geçici 9. Maddesi ile bir geçiş dönemi (31.12.2012) belirlenmiştir. Geçiş döneminin ardından tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine ulaşması ve hanehalkına s atış yapmaya yönelik perakende satış şirketlerinin de faaliyete geçmesiyle, hanehalkına yapılan satışlar bakımından da rekabetçi bir piyasa yapısına yönelik önemli bir adım atılmış olacaktır. Geçiş dönemi boyunca ise dağıtım ve perakende satışlara ilişkin Geçiş Dönemi Tarifeleri uygulandığı görülmektedir. Dağıtım faaliyetleri bakımından geçiş dönemi tarifelerini dört kısma ayırmak mümkündür: 420 Perakende satış tarifeleri Dağıtım sistem kullanım tarifeleri Perakende hizmet tarifeleri İletim tarifeleri İletim tarifeleri TEİAŞ tarafından belirlenen ve tüketiciye aynen yansıtılan bir kalemdir. Dağıtım sistem kullanım ve perakende hizmetleri tarifesi ise bu faaliyetlere ilişkin işletme giderlerini ve yatırım harcamalarını karşılamaya yönelik gelir tavanı yöntemi ile belirlenmektedir. Öte yandan, perakende satış tarifesi,dağıtım şirketi tarafından satın alınan enerjinin ortalama fiyatının doğrudan tüketiciye yansıtıldığı fiyat tavanı yöntemi ile belirlenmektedir. Burada, perakende satış tarifesinde düzenlemenin olduğu geçiş 430 döneminde dahi, dağıtıcının, enerji bedelini olduğu gibi tüketiciye yansıttığı görülmektedir. Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki, Strateji Belgesi uyarınca yapılacak özelleştirmelere hazırlık amacıyla, dağıtım şirketleriyle TETAŞ ve EÜAŞ ın portföy şirketleri arasında geçiş dönemi sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu kapsamda, dağıtım şirketlerinin enerji talebinin en az %85 ine gelen miktarına ilişkin olarak, söz konusu kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında, düzenlenmiş fiyatlar üzerind en geçiş dönemi sonuna kadar süren enerji alım anlaşmaları yapılmıştır. Bu sözleşmelerin süreleri bittiğinde ise dağıtım firmaları ve sağlayıcılar arasında pazarlık sonucunda oluşan ve piyasa fiyatlarına dayalı ikili anlaşmalar yapılacak ve böylelikle reka betçi piyasaya geçiş yapılacaktır. Başka bir ifade ile, söz konusu perakende tarifesi ya da 440 daha genel ifadeyle perakende fiyatının oluşmasında, özellikle geçiş döneminin ardından, bölgede yerleşik dağıtım firmasının perakende satışlar bakımından nasıl bi r rekabetçi ortam içinde faaliyet gösterdiği, ucuz enerji bulma gereksiniminin ne olduğu önem kazanacaktır. Yerleşik dağıtım firması bakımından, serbestleşmiş bir perakende piyasasında tüketicilere daha ucuz elektrik satışı yapmak ve bunun için daha ucuz kaynaklardan enerji alımı yapmak yönündeki baskı, ancak perakende satışa yönelik fiili ve potansiyel rakiplerin varlığıyla mümkün olacaktır. ii. Doğal Gaz Piyasası Bakımından Perakendede Rekabet: Doğal gaz piyasası ele alındığında, 4646 sayılı Doğal Gaz Piy asası Kanunu kapsamında, elektrik piyasasına ilişkin düzenlemelerden farklı olarak doğal gaz perakende satış şirketi kavramına yer 450 verilmediği görülmektedir. Böyle bir tanıma y a da kavrama yer verilmemesinin doğal gaz 10-22/298-108 13 piyasalarına ilişkin olarak perakend e seviyesinde rekabetin amaçlanmadığı gibi bir hükme yol açmasının söz konusu olmadığı düşünülmektedir. Bahse konu 4646 sayılı Kanun un amacını açıklayan 1. maddesinde, doğal gaz piyasasının serbestleştirilmesinin Kanun un amaçlarından olduğu açıklanmış o lup ilgili mevzuat da bu saikle düzenlenmiştir. Bu temelde rekabetçi bir doğal gaz piyasasının oluşturulması için doğal gaz tedarikçisini seçme ye tisine sahip serbest tüketici ve doğal gazı kendi kullanımı için dağıtım şirketlerinden almak zorunda olan serbest olmayan tüketici tanımları getirilmiş olup, söz konusu ayrım EPDK tarafından yıllık doğal gaz tüketimine ilişkin bir limit ile belirlenmektedir. Bu limitin gelecekte sıfıra 460 düşürülmesi amaçlanmakla birlikte, kademeli olarak düşürüldüğü göz önüne a lındığında serbest piyasaya geçiş yönünde bir geçiş dönemi olduğu görülmektedir. Nitekim 4646 sayılı Kanun da 1 milyon m3 olarak belirlenen serbest tüketici olma sınırı, EPDK nın 29.12.2009 tarihli ve 2378 tarihli Kurul kararı ile 800.000 m3 e indirilmişti r. Doğal gaz dağıtım şirketleri, dağıtım faaliyetlerinin yanı sıra kendi bölgelerinde perakende satış gerçekleştirmektedirler. Hatta dağıtım şirketleri, kendi bölgelerindeki serbest olmayan tüketicilere doğal gaz satış hizmeti vermekle yükümlüdürler. Kend i bölgelerinde bulunan serbest tüketici olmaya hak kazanan tüketicilere ise talep etmeleri durumunda doğal gaz tedarik etmektedirler. Doğal gazın nihai tüketicilere satışına bakıldığında, tarifelerin serbest tüketiciler ve 470 serbest olmayan tüketiciler içi n ayrı ayrı tanımlandığı, serbest tüketicilerin alt grupları için alım miktarı, sözleşme süresi gibi kriterlere dayanılarak herhangi bir tarife ayrıştırması yapılmadığı görülmektedir. Mevcut durumda, dağıtım şirketi, serbest tüketicilere yaptığı satışlarda BOTAŞ ın doğal gaz satış fiyatı üzerine bir taşıma bedeli eklemekte; serbest olmayan tüketicilere yapılan satışlarda ise BOTAŞ ın doğal gaz satış fiyatına birim hizmet ve amortisman bedelini eklemektedir. Tedarik pazarının rekabete açılması ve BOTAŞ ın ya nı sıra yeni tedarik şirketlerinin piyasada faaliyete başlamasının ardından dağıtım şirketleri, tarife hesaplarında BOTAŞ satış fiyatı yerine yeni teşebbüsün satış fiyatını kullanacaklardır. Bu noktada, dağıtım şirketlerinin serbest olmayan tüketicilere ya ptığı satışlar bakımından, doğal gaz alım fiyatını aynen tüketiciye 480 yansıttığı, bu yöntemde doğal gaz ticaretinden bir kar ya da zararının söz konusu olmadığı ileri sürülebilir. Bununla birlikte, serbestleşmenin ilerleyen dönemlerinde, BOTAŞ ın sağlayıcı o larak payının azalması ve yeni piyasa yapısı içinde dikey bütünleşmelerin de söz konusu olmasının ardından, bu satışlar bakımından, dağıtım firmalarının ucuz kaynaktan gaz bulmalarını ve perakende tüketicilerine ucuza gaz temin etmelerini sağlamak önem kaz anmaktadır. Bu noktada, 4646 sayılı Kanun un 7 ve 11. maddeleri, bu husustaki eksikliği ortadan kaldırmaya yönelik hükümler ihtiva etmektedir. Nitekim 7. madde kapsamında, dağıtım şirketlerinin bir yıl içinde dağıtacakları gazın en fazla yüzde ellisini bi r tüzel kişiden satın alabilecekleri, EPDK nın rekabet ortamının oluşmasını dikkate alarak bu oranı 490 arttırabileceği ya da azaltabileceği hükme bağlanmıştır. Buna ek olarak, Kanun un 11. maddesi uyarınca dağıtım şirketleri, en ucuz kaynaktan gaz temin ettik lerini ispat etmekle yükümlü kılınmıştır. Bu maddeler ile dağıtım firmasına, ucuz yerden alma yönünde bir yükümlülük getirilmiş olmakla birlikte, böyle bir yükümlülüğün etkin bir şekilde uygulanmasının zor olduğu düşünülmektedir7. Bir yandan piyasaları serbestleştirir ve piyasadaki firmaların fiyatlandırmalarındaki ayrıntılı düzenlemeleri ortadan kaldırırken, bir yandan da bu firmalara en ucuz kaynaktan alma yükümlülüğü 7 Örneğin, vade koşulları ve al -ya da -öde gibi, parametreleri farklı olan iki gaz kontratından hangisinin ucuz olduğu, şirketin risk anlayışı ve uyguladığı indirim oranı gibi sübjektif değerlere bağlıdır ve başka bir şi rkete göre daha ucuz veya pahalı ola bilir. Başka bir ifade ile, enerji bedeli bir ölçüde şirketin uygulamaları ve inisiyatifine kalmıştı r. Bu durumda ortaya çıkması beklenen sonuç ise, düzenlemeye tabi olan şirketin (dağıtım), düzenlemeye tab i olmayan yavru şirketine yüksek fiyatlardan alıml ar yapmak yoluyla (toptan satış) kar aktarmasıdır. Böyle bir sistemde ise görevli şirketin yüksek fiyat uygulamasını önleyecek tek mekanizma, perakende pazarında rakiplerin v arlığıdır. 10-22/298-108 14 getiren mevzuatla rekabetçi davranışı sağlamaya çalışmanın kolay ve etkin olmayacağı düşünülmektedir. Etkin bir serbestleşme sürecinde esas olması gereken, şüphesiz serbest tüketici limitinin sıfıra indirilmesiyle birlikte hanehalklarına da satış yapmayı 500 hedefleyen doğal gaz ticareti yapan firmaların, yerleşik dağıtım firmalarının karşısına rakip olarak çıkması, başka bir ifadeyle, dağıtıcıların fiyatlarını düzenleme görevini, perakende aşamasında oluşturulan rekabetin üstlenmesidir. Böyle bir sistemde yerleşik şirketin yüksek fiyat uygulamasını önleyecek tek mekanizma, perakende pazarında rakiplerin varlığıdır. Bu çerçevede, fiyat baskısı yaratarak, görevli şirketlerin ucuz enerji tedarikine yöneltilmesini ve toptan pazarın bu yolla daha verimli çalışmasını sağlama bakımından, perakende pazarındaki rekabetin ihmal edilemeyecek bir işlevi olduğ u anlaşılmaktadır . Bu çerçevede , her ne kadar farklı kavramlara yer verilmiş olsa da, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu nun, perakende 510 seviyesinde rekabetin oluşturulmasına yönelik benzer vizyona sahip düzenleme ler olduğu görülmektedir . Her iki pazarda da, dağıtım konusunda görevli şirketlerin bölgelerinde uygulayacakları (aynı zamanda serbestleşmenin ardından tüketicinin satın aldığı enerjide ödemek durumunda olduğu) enerji satış fiyatları şu şekilde basitleştir ilebilir: Görevli şirket enerji satış fiyatı = dağıtım bedeli + enerji bedeli Bu formülde yer alan dağıtım bedeli düzenlemeye tabidir. Enerji bedeli ise, tüketiciye doğrudan yansıtılan rekabete açık elektrik veya gaz toptan piyasalarda n alınan enerji nin maliyetidir. c.4. Elektrik ve Doğal Gaz Perakendesinde Rekabeti Oluşturmadaki Zorluklar 520 Yukarıda da belirtildiği üzere, enerji piyasalarında serbestleşmeye yönelik yapısal geçiş döneminde, serbestleşmenin başarıya ulaşmasındaki önemli no ktalardan biri de nihai tüketiciye yapılan perakende satışlarda rekabetin sağlanması ve bu yönde, dağıtım bölgeleriyle sınırları oluşturulmuş olan bölgesel tekellerin ortadan kalkmasıdır. Esas itibarıyla, hanehalkına yönelik elektrik arzında rekabetçi yapı yı etkileyen dört unsur ön plana çıkmaktadır: i. Piyasanın açılması ve tüketicinin sağlayıcısını değiştirme fırsatı, firmaların fiyatlandırma stratejilerini belirlerken, geçiş maliyetlerinden dolayı, yeni müşteri kapmak ya da müşteri sadakati yaratmak arasınd a tercih yapmak durumunda kalmasına neden olmaktadır. 530 ii. Elektrik arzı, kalite bakımından homojen bir üründür, bu nedenle fiyat farklılaşması dışında ürün farklılaştırması zordur. iii. Piyasa, abonelik sistemine dayanmaktadır, bu nedenle bir müşterinin aynı anda iki farklı sağlayıcıdan hizmet alması söz konusu değildir. iv. Piyasa doygunluğa ulaşmıştır ve talepte artış oldukça azdır. Bu yapı içerisinde müşterilerin, yerleşik dağıtım firmaları tarafından bağlanmış olması nedeniyle diğer firmaların yeni müşteriler bular ak piyasaya girmesinin maliyeti artmaktadır. Türkiye tecrübesinde, elektrik bölgeleri henüz özelleştirme aşamasında olup, geçiş dönemi boyunca dağıtım firmalarının hanehalkına münhasıran satış yapacakları; doğal gaz bakımından ise, sektörün büyük bölümünün halen yatırım aşamasında olduğu ve 540 küçük tüketiciler bakımından bu alanlardaki tekelin kalkmasının ancak serbest tüketici limitinin sıfırlanmasından sonra gerçekleşeceği görülmektedir. Bu nedenle, her ne kadar mevzuat ve pazar yapısı bakımından birebir ay nı olmasa da, özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yaşanan serbestleşme tecrübeleri, devam eden özelleştirme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar bakımından yol gösterici nitelikte olmaktadır. 10-22/298-108 15 Elektrik ve doğal gaz perakende satışları kapsamında , özellikle hanehalkı ve küçük müşterilere yönelik satışlar yönünden, söz konusu tüketicilerin sağlayıcılarını değiştirmesine yönelik geçiş maliyetlerinin rekabetin oluşturulmasında en büyük engeli oluşturduğu görülmektedir. i. Genel Olarak Geçiş Maliyetl eri: Geçiş maliyetleri, sağlayıcı değiştirirken katlanılan 550 gerçek veya al gılanan maliyetlerdir . Bunlar, müşterinin mevcut sağlayıcısından ürün almaya devam etmesi durumunda ortaya çıkmayan; fakat aynı ürünü, aynı fiyatla olsa dahi, yeni bir sağlayıcıdan te darik etmesi halinde oluşan maliyetlerdir. Bu maliyetler, sağlayıcı değiştirme anında değil, sürecinde ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, geçiş maliyetleri sadece objektif, ekonomik maliyetleri kapsamamakta; geçiş sürecinde yaşanan zaman kaybı, gösterilen çab a ve katlanılan stres gibi sübjektif değerleri de içermektedir. OFT nin 2003 yılında yaptığı bir çalışmasındaki geçiş maliyetleri tanımında yer alan gerçek veya algılanan ifadesi, müşterinin sağlayıcı değiştirirken katlandığı sübjektif maliyetlere atıf yapmaktadır : Müşterilerin , sağlayıcı değiştirme işlemlerini karmaşık ve 560 zaman kaybına neden olan bir işlem olarak algılamaları, bununla ilgili mali fayda ve zararları tam olarak hesaplayamamaları nedeniyle bu maliyetlerin, gerçekte olduğundan daha yüksek o larak algılanması olasıdır. Nitekim, İngiltere doğal gaz pazarına ilişkin bir araştırma, tüketicilerin sağlayıcı değiştirme olanaklarının farkında olmalarına rağmen, araştırma ve geçiş maliyetlerini gerçekte olduğundan daha yüksek algılamaları nedeniyle, y erleşik şirketlerin, rakiplerin tarifelerinden daha yüksek fiyatlardan satış yapmalarını kabullendiklerini göstermektedir. Geçiş maliyetlerinin, endüstri yapısı ve dinamikleri ile pazardaki oyuncuların davranışları üzerinde önemli etkileri vardır. Şöyle k i, bu maliyetler, homojen bir ürünün alım sonrasında müşteri tarafından heterojen olarak algılanmasına neden olabilmektedir. Bu 570 bakımdan, bir nevi yapay ürün çeşitlendirmesine yol açan geçiş maliyetleri, teşebbüslerin ürün gamında ve fiyatlama seçeneklerin de etkili olmaktadır. Bu kapsamda, teori ve pratikte ortaya çıkan genel sonuç, geçiş maliyetlerinin, müşterilerin sağlayıcı değiştirmesini güçleştirerek şirketlerin talep esnekliğini azalttığı, pazara giriş engeli yarattığı ve özellikle elektrik ve gaz gib i pazarlarda yerleşik şirketlerin, yeni giriş yapan şirketlere oranla müşterilerine daha yüksek fiyatlar uygulamasına neden olduğu yönündedir. Geçiş maliyetleri her pazarda ortaya çıkmamakla birlikte, ortaya çıkış nedenlerinin nitelikleri ve sonuçları endü striler arasında farklılık arz etmektedir. Geçiş maliyetlerinin çeşitlerine ilişkin değişik sınıflandırmalar bulunmakla birlikte bunlar, aşağıda yer verildiği 580 şekilde ele alınabilir: Ekonomik risk maliyeti Değerlendirme maliyeti Öğrenme maliyeti Kurulum ma liyeti Yarar kaybı maliyeti Parasal kayıp maliyetleri Kişisel ilişki kaybı maliyetleri Geçiş maliyetleri, müşterilerin sağlayıcı değiştirmekte isteksiz davranmasına yol açmakta ve bu bakımdan firmaların iş ve fiyatlama stratejilerini etkilemektedir. Bu 590 stratejiler, temel olarak ticari bir ilişki başlatarak (abonelik gibi) müşteriyi bağlamak (lock -in) ve daha sonrasında geçiş maliyetlerinin varlığından yararlanarak pazar payını artırma, giriş engelleri yaratma veya bağlanan müşterilere yüksek fiyatlar uygula maya dayanmaktadır. Söz konusu stratejiler, pazarın yeni veya olgun olup olmadığına ve ilgili 10-22/298-108 16 teşebbüslerin pazar payların a bağlı olarak şekillenmektedir . Pazarın durumu ve teşebbüsün pazar payına göre çeşitlilik gösteren stratejiler aşağıda özetlenmiştir. Pazarın olgunluk derecesi: Geçiş maliyetleri, pazarın olgunluk derecesine bağlı olarak değişik pazar dinamikleri ve rekabet koşulları yaratabilmektedir. Yeni oluşan pazarlarda bu maliyetlerin önemli ölçüde fiyat rekabeti yarattığı söylenebilir. Bu pazarla rdaki müşterilerin büyük bölümü başlangıçta bir sağlayıcı tarafından bağlanmamıştır. Bu 600 nedenle, teşebbüslerin, bu müşterilerle ticari ilişki oluşturmak ve belirli bir müşteri portföyü yaratmak için düşük fiyatlar teklif etmesi beklenmelidir. Olgunlaşmış p azarlarda ise, neredeyse bütün müşteriler bağlanmış olduğu ve şirketlerin portföyleri ve pazar payları istikrar kazandığı için, sıkı bir fiyat rekabeti yerine, daha önce yapılan düşük fiyatlı satışların telafi edilmesi ve mevcut müşterilerden rant elde edi lmesi için yüksek fiyatlamaya eşlik eden düşük bir fiyat rekabeti söz konusu olabilmek tedir (yatırım -hasat stratejisi ). Teşebbüsün pazar payı: Geçiş maliyetlerinin söz konusu olduğu bir pazarda faaliyet gösteren yüksek pazar payına sahip bir teşebbüs, paz ar payı kaybetmeye neden olsa dahi yüksek fiyat uygulayabilmektedir. Bu strateji, çok sayıdaki bağlanmış müşteriden 610 kar elde etmeye dayanmakta olup, uygulanan yüksek fiyatlardan elde edilen gelirin, azalan müşteri sayısından kaynaklanan kayıpları geçmesi h alinde rasyonel hale gelmektedir. Bu nedenle, bölgelerinde tekel konumunda olan yerleşik elektrik ve gaz dağıtım şirketleri, piyasalar serbestleştirildikten sonra bölgelerine giren diğer şirketlere oranla, perakende müşterilerine daha yüksek fiyat uygulama ktadırlar. Görevli şirketlerin bu pazar güçleri, serbestleşmenin ilk yıllarında daha yoğun olarak gözlemlenmektedir. ii. Elektrik ve Doğal Gaz Perakende Pazarında Ortaya Çıkan Geçiş Maliyetleri: Elektrik ve doğal gaz endüstrisinin perakende seviyesi, geçi ş maliyetlerinin ortaya çıktığı önemli pazarlardandır. Bu pazarlarda ortaya çıkan ana geçiş maliyetleri, önem sırasına göre; işlem maliyetleri, araştırma maliyetleri, sözleşmeden doğan maliyetler ve psikolojik 620 maliyetlerdir. Bunlarla ilgili kısa açıklamala ra aşağıda yer verilmiştir: İşlem maliyeti: Sağlayıcı değiştirme sürecinde müşterinin yeni bir sağlayıcı bulması ve bu yeni sağlayıcı ile anlaşması gerekmektedir. Ülke uygulamaları çeşitlilik göstermekle birlikte, genellikle, tüketicinin bu süreçte dikkate alması gereken yasal süreler bulunmaktadır. Bunun yanında, geçiş esnasında yanlış faturalama ve düşük hizmet kalitesi ortaya çıkabilmektedir. Araştırma maliyeti: Bu maliyetler, bölgesinde etkinlik gösteren sağlayıcıları belirleme, fiyat alma, ödeme çeşitl erini ve tasarruf miktarlarını hesaplama sırasında müşterinin katlandığı mali olmayan maliyetlerdir. Öte yandan müşterinin, aynı anda hem elektrik hem de gaz tüketicisi olduğu dikkate alındığında, aynı işlemleri her bir ürün için ayrı ayrı 630 yaptıktan sonra bunları farklı sağlayıcılardan mı, yoksa tek sağlayıcıdan mı alacağına karar vermesi gerekmektedir. Sözleşmesel geçiş maliyetleri: Bazı sağlayıcılar, yapılan indirim karşılığı sözleşmenin geçerli olduğu sabit bir süre tayin edebilmektedirler. Böyle bir söz leşmeye taraf olan müşterinin yeni bir sağlayıcıya geçmesi halinde, mevcut sözleşmesini süresinden önce iptal ettiği için belirli bir ceza ödemesi söz konusu olabilmektedir. Psikolojik maliyetler: Piyasaların serbestleştirilmesinden önce yerleşik şirketler den alım yapan müşteriler, sunulan hizmetlerden memnun olabilirler ve bu durum sağlayıcı değiştirme isteğini azaltırken, bununla ilgili algılanan riskleri yükseltebilir. Yukarıda açıklandığı gibi, geçiş maliyetleri, serbestleşme sonrasında bölgedeki müşte ri 640 portföyünün tamamını devralan görevli şirketlere belirli bir pazar gücü sağlamaktadır. Öte yandan, bölgelerine yeni giriş yapacak şirketlere karşı görevli şirketlere rekabet avantajı sağlayan diğer bazı hususlar da bulunmaktadır. İlk olarak, görevli şir ket, bölgesinde, uzun süre tekel olmasından kaynaklanan bir marka tanınmışlığına sahiptir. 10-22/298-108 17 Öte yandan, dağıtım alt yapısını elinde tutan görevli şirketin, bölgedeki müşteriler ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Bu ise, pazarlama konusunda görevli şirkete önemli bir avantaj sağlamaktadır. Şöyle ki, yeni bağlantı, rutin kontroller veya acil durumlar gibi nedenlerle görevli şirket müşteri ile direkt temas kurabilmektedir. Bu da şirketin, bölgede müşteri ile birebir iletişim kuran çok sayıda teknik ve satış e lemanı bulundurması sonucunu doğurmaktadır. Ek olarak, görevli şirket, gerek geçmişteki tekel konumu, 650 gerekse dağıtım sistemini yönetmesi nedeniyle bölgesindeki müşterilerle ilgili tüketim profilleri ve finansal risk gibi önemli bilgilere sahip olmaktadır. Buna karşılık, bölgeye yeni girecek şirketin marka tanınmışlığının olmadığı, müşteri ile iletişim kurmakta zorluklarla karşılaşacağı ve etkin bir pazarlama faaliyeti için çok sayıda eleman bulundurmak zorunda kalacağı hususları dikkate alındığında, görevl i şirketlerin bölgelerinde önemli rekabetçi avantajlara sahip olduğu görülmektedir . iii. Ülke Örnekleri Bakımından Dağıtım Bölgelerinin Serbestleşmesi: Yukarıda belirtilen geçiş maliyetlerinin yüksek oluşu ve diğer unsurlar, yerleşik dağıtım firmalarının, bölgelerinde, özellikle serbestleşme sürecinin başlangıcında, yüksek pazar paylarını korumasını temin etmektedir. 660 OFT nin 2003 yılında geçiş maliyetlerine ilişkin düzenlediği raporda, yerleşik şirketlerin pazar gücü hususunun altı çizilerek, bunların, böl gelerine yeni girenlere göre daha yüksek fiyatlar uyguladığı belirtilmektedir. Bu rapordaki bulgular, gaz piyasasının serbestleştirildiği 19978 yılı ile 2001 yılı arasında, yerleşik şirket konumundaki British Gaz ın satış tarifesinin, pazara yeni giren şir ketlere göre ortalama %9 daha yüksek olduğunu göstermektedir9. Aynı raporda, 2001 yılında elektrik pazarının perakende seviyesindeki yerleşik şirketlerin, bölgelerine yeni giriş yapanlara göre ortalama %6 ile %14 arasında değişen oranlarda daha yüksek tari fe uyguladığı belirtilmektedir. Green in (2005) İngiltere doğal gaz ve elektrik perakende pazarına ilişkin olarak yaptığı çalışmada da, elektrik ve doğal gaz pazarında yerleşik şirketten alım yapan bir 670 müşterinin, ortalama %10 dan fazla bedel ödemek zorund a kaldığı gösterilmektedir. Bu noktada, yerleşik şirketlerin, bölgelerine yeni giren şirketlere göre daha yüksek fiyat uygulamaları nedeniyle pazar payı kaybına uğrayıp uğramadıkları sorusu akla gelebilir. Bu konuda yapılan bazı çalışmalar , yerleşik şirket lerin, pazarın rekabete açılmasıyla birlikte kendi bölgelerinde pazar payı kaybına uğradıklarını göstermektedir. Aşağıdaki tabloda, İngiltere de gaz ve elektrik dağıtımı bölgesinde yerleşik şirketlerin pazar paylarının serbestleşme sonra sındaki seyrine yer verilmiştir: Tablo 1 2: Yerleşik şirketlerin elektrik ve doğal gaz dağıtım bölgesindeki ortalama pazar payları Pazar Payı (%) Pazar Şirket 1994 1999 2001 2003 British Gas (görevli şirket) 100 75 67 61 Doğalgaz Yeni giriş 0 25 33 39 Görevli şirket 100 90 70 59 Elektrik Yeni giriş 0 10 20 41 Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, görevli şirketlerin daha yüksek fiyat uygulamasına ve pazarın rekabete açılmasının üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen müşterilerin 680 yaklaşık %60 ı, bölgelerindeki yerleşik şirketl erden elektrik ve gaz temin etmektedir. İngiltere nin söz konusu pazarlarının, tüketici geçiş oranları ve rekabet şartları bakımından dünyada birinci sırada bulunduğunu belirmek yerinde olacaktır. Başka bir ifade ile, yukarıda yer verilen müşteri geçiş ora nları ve görevli şirketlerin bölgesel pazar payları ülke örnekleri içinde en iyimser tabloyu çizmektedir. Örneğin, elektrik piyasasında serbestleştirmeyi ilk başlatan ve zengin hidroelektrik kaynakları ile ucuza 8 Pazar, Nisan 1998 yılında tamamen rekabete açılmıştır. 9 İlgili rapor da, pazara yeni girenlerin, British Gas a göre ortalama %9 iskonto uyguladığı belirtilmektedir. Faka t bu durum kaynaklarda genellikle görevli şirketlerin yüksek fiyat uyguladığı şeklinde ele alınmaktadır. 10-22/298-108 18 elektrik üreten bir ülke konumundaki Norveç, üretim ve toptan satış piyasasında oluşturduğu etkin rekabeti, perakende seviyesinde tam olarak sağlayamamıştır. Bu ülkenin elektrik pazarında 1990 da başlayan serbestleşme süreci, küçük müşterilerin de tamamen serbest müşteri olmasıyla 1999 da tamamlanmı ştır. Norveç elektrik pazarının 690 perakende seviyesine ilişkin bir araştırma , 2007 yılı itibariyle elektrik dağıtımında görevli şirketlerin ortalama %10 -15 yüksek tarife uygulamalarına rağmen, bölgelerinin perakende satış seviyesinde %72 pazar payına sahip o lduğunu göstermektedir. Elektrik perakende pazarları rekabete açık ülkelerde, görevli şirketten yeni bir sağlayıcıya geçen tüketicilerin ortalama oranına aş ağıdaki tabloda yer verilmiştir: Tablo 1 3: Çeşitli ülkelerin elektrik pazarında küçük tüketicinin ge çiş oranı Ülke Rekabete Açılış Geçiş oranı (%) Görevli şirketin payı (%) İngiltere 1999 47 53 İsveç 1999 32 68 Norveç 1997 28 72 İspanya 2003 7 93 Finlandiya 1998 11 89 Belçika 2003 12 88 Hollanda 2004 15 85 Almanya 1998 7 93 Fransa 2004 6 94 Danimarka 2003 2 98 Avrupa ülkelerinin doğal gaz perakende satış seviyesindeki geçiş oranlarına gelindiğinde, bu pazarın rekabete açılmasında çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Elektrikten farklı olarak, gazın doğal bir kaynak olması, üretimin az sayıdak i ülkenin elinde toplanması ve buna bağlı olarak birçok ülkede henüz toptan satış piyasasının 700 oluşturulamaması, var olan temin ve toptan satış piyasalarında fiyat başta olmak üzere çeşitli parametrelerin şeffaf olması, geçmişte milli şirketlerin dikey bütü nleşmiş bir yapı ile piyasa faaliyetlerini tek elden yürütmüş olması gibi sorunlar nedeniyle, bu alandaki serbestleştirme çalışmalarının Avrupa ülkelerinde yavaş yürüdüğü ve hatta ülkelerin bu pazarı rekabete açmakta isteksiz davrandığı söylenebilir. Öte y andan, tam olarak rekabete açılan piyasalarda eski tekel şirketlerinden başka temin kaynağı bulunamadığı için müşteriler, rekabetçi teklifler veren değişik firmalar bulmakta zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Bu nedenle müşteri geçiş oranları çok düşük seviy elerde gerçekleşmektedir. Geçiş miktarlarına ilişkin karşılaştırmalı tablo bulunmamakla birlikte, bu alanda en etkin piyasa yapısının %18,4 yıllık geçiş oranı İngiltere ve %8,3 geçiş 710 oranı ile Hollanda olduğu görülmektedir. Avrupa da da doğal gaz piyasalar ının henüz olgunlaşmamış olmasından dolayı geçiş miktarlarının düşük olduğu ve ayrıca, sağlayıcıyı değiştirme konusunda elektrik tüketicilerinin doğal gaz tüketicilerine göre daha aktif olduğu görülmektedir. c.5. Elektrik ve Doğal Gaz Yakınsaması Potansi yel Rekabet Bir önceki bölümde, serbestleşme sürecinde dağıtım bölgelerinde yapılan perakende satışlar bakımından yerleşik dağıtım firmalarının hakim durumda olduğu ve yeni girişlerin zor olduğu belirtilmişti. Bu noktada, halihazırda zor olan bu yeni giriş lerin kimler ya da hangi teşebbüsler tarafından gerçekleştirildiği, başka bir ifadeyle potansiyel rakiplerin kim olabileceği sorusu ortaya çıkmaktadır. Türkiye de dağıtım pazarlarının 720 elektrik bakımından henüz özelleştirme aşamasında, doğal gaz bakımından ise özelleştirme ve bazı bölgeler için yatırım aşamasında olduğu ve henüz serbestliğe geçişin sağlanmadığı dikkate alındığında, bu konuda da diğer ülke örneklerinden yararlanmanın yerinde olacağı görülmektedir. Serbestleşmenin en başarılı olduğu ülkelerden İngiltere doğal gaz ve elektrik piyasalarının perakende seviyesinde görevli şirketlerin, bölgelerinde sahip oldukları pazar paylarının zaman içindeki seyrine ilişkin (bir önceki bölümde de yer verilen) tablo aşağıdadır: 10-22/298-108 19 Tablo 14: Görevli şirketlerin elekt rik ve doğalgaz dağıtım bölgesindeki ortalama pazar payları Pazar Payı (%) Pazar Şirket 1994 1999 2001 2003 British Gas (görevli şirket) 100 75 67 61 Doğal gaz Yeni giriş 0 25 33 39 Görevli şirket 100 90 70 59 Elektrik Yeni giriş 0 10 20 41 Elekt rik perakende satışları bakımından 2003 yılı itibarıyla İngiltere genelinde 730 teşebbüslerin payları ise aşağıdaki tablodan görülebilir: Tablo 15: 2003 ve 2009 yılı sonu itibariyle hane halkına yapılan elektrik satışında ulusal pazar payları Şirket 2003 Pazar Payı (%) 2009 Pazar Payı (%) British Gas (doğal gaz görevli şirket) 24 22 EdF Energy (elektrik - görevli şirket) 14 13 PowerGen (elektrik - görevli şirket) 21 18 Npower (elektrik - görevli şirket) 15 15 SS Energy (elektrik - görevli şirket) 14 19 Scottish Power (elektrik - görevli şirket) 11 12 Bağımsız giriş yapanlar 1 1 TOPLAM 100 100 Yukarıdaki t abloda elektrik perakende satışında %24 pazar payına sahip olduğu görülen British Gaz aslında gaz dağıtım faaliyeti yürüten görevli teşebbüstür. Bu t abloda yer alan diğer şirketler ise İngiltere deki 12 elektrik dağıtım bölgesinde görevli olan şirketlerdir. Görevli olmayan şirketler ise bağımsız giriş yapanlar başlığı altında toplanmıştır. Burada dikkat çekici ilk nokta, doğal gaz şirketinin ulusal d üzeyde elektrik perakende satış pazarında görevli şirketlerden daha yüksek bir pazar payına sahip olmasıdır. Bu durum, yukarıda da ifade edildiği gibi, görevli şirketlerin müşteriye ulaşma 740 konusundaki avantajlarından kaynaklanmaktadır. Şöyle ki; British Ga z, geçmişte gaz satışı konusunda ülke boyutunda tekel olması ve söz konusu araştırmanın yapıldığı tarihte bütün bölgelerde (BGas markasını kullanan yavru şirketi Centrica vasıtasıyla) faaliyet göstermesi, doğal gaz müşterilerine aynı zamanda elektrik de sa tarak pazara girme ve müşteri elde etmede, diğer şirketlerden daha başarılı olmasına olanak sağlamaktadır. Almanya da da benzer şekilde elektrik perakende pazarındaki satışların yarısı, gaz şirketleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Tablodan çıkarılan d iğer bir sonuç ise , elektrik ve doğal gaz dağıtımında görevli şirketlerin, ülke düzeyinde elektrik perakende pazarını elinde tuttuğu; yeni giriş yapan bağımsız şirketlerin pazar payının ise %1 in altında kaldığı hususudur. 750 Yukarıdaki tablolarda ortaya konu lan ve İngiltere elektrik perakende piyasasında yaşanan sürecin, İngiltere doğal gaz perakende piyasası için de geçerli olduğu görülmektedir. 2003 yılında İngiltere de doğal gaz perakende pazarının hanehalkına yapılan perakende satış seviyesinde faaliyet gösteren şirketlerin ulusal pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir: Tablo 16: 2003 ve 2009 yılı sonu itibariyle İngiltere ülke bazında hane halk ına yapılan doğalgaz satışlarına ilişkin teşebbüslerin payları Şirket 2003 Pazar Payı (%) 2009 Pazar Payı (%) British Gas (Doğal gaz - görevli şirket) 61 44 EdF Energy (elektrik -görevli şirket) 5 7 PowerGen (elektrik -görevli şirket) 12 13 Npower (elek trik-görevli şirket) 9 12 SS Energy (elektrik -görevli şirket) 7 15 Scottish Power (elektrik -görevli şirket) 6 9 Bağımsız giriş yapanlar 1 1 TOPLAM 100 100 10-22/298-108 20 Tablodaki veriler, doğal gaz pazarının elektrik pazarına göre daha yoğunlaşmış olduğunu göste rmektedir. Elektrik pazarına benzer şekilde, piyasaya bağımsız yeni girişlerin ihmal edilebilecek kadar küçük olduğu ve pazarın ağırlıklı olarak görevli şirket 760 British Gas tarafından kontrol edildiği görülmektedir. Bu pazara rakip olarak giren oyuncuların ise, mevcut elektrik müşterilerine doğal gaz pazarlayan görevli elektrik şirketleri olduğu görülmektedir. Serbestleşme tecrübesi yaşayan ülkelerde elektrik ve doğal gaz görevli/yerleşik firmalarının birbirlerinin rakipleri olarak ortaya çıkmaları, bu teşeb büslerin, birleşme/devralma vakalarında potansiyel rakip olarak değerlendirilmeleri sonucunu beraberinde getirmiştir. Bu nedenle, özellikle serbestleşmenin ilk yıllarında yaşanan tecrübeler de dikkate alınarak, gerek Avrupa Komisyonu ve gerekse ülke uygula malarında elektrik ve doğal gaz şebekelerinin bütünleşmesine ilişkin yoğunlaşma kararlarında, yakınsama konusunun ayrıntılı olarak ele alındığı görülmektedir. 770 İngiltere den başlamak gerekirse, elektrik ve doğal gaz bütünleşmesinin özellikle son dönemde dah a detaylı bir şekilde değerlendirildiği görülmektedir. İngiliz Enerji Komisyonu OFGEM tarafından elektrik ve gaz sektöründeki yoğunlaşmalara ilişkin iki ayrı politika belgesi hazırlanmıştır. Bunlardan, elektrik dağıtım sektöründeki yoğunlaşmalara ilişkin politika belgesi 2002 yılında, Doğal gaz dağıtımdaki yoğunlaşma politikası ise 2007 yılında yayımlanmıştır. Bununla birlikte OFGEM, 7.12.2009 tarihinde yayımladığı bildiride, elektrik ve gaz sektörlerindeki yoğunlaşmalara ilişkin politika belgelerini, gün celleme ihtiyacından dolayı, geçici bir süre askıya alma konusunu kamuoyunun görüşüne açmıştır. Komisyon bu bildirisinde, diğer konuların yanında, elektrik ve gaz şebekelerine sahip şirketler arasındaki yoğunlaşmaların da gözden 780 geçirme sürecinde ele alına cağını ifade etmiştir. Komisyon, 02.02.2010 tarihinde yayımladığı kararında ise, enerji sektörlerindeki yoğunlaşmalara ilişkin politikasını, gözden geçirme işlemi tamamlanana karar askıya aldığını, yeni bir politika oluşturulana karar yapılacak başvuruları vaka bazında değerlendireceğini ilan etmiştir. Bu gelişmelerden anlaşılmaktadır ki, perakende seviyesinin rekabete açılmasında en büyük tecrübeye sahip ülkelerin başında gelen İngiltere de, elektrik ve gaz şebekelerinin sahiplik bakımından çakışmasına dah a hassas yaklaşmaya başlanmıştır. Elektrik ve gaz sektörleri arasındaki birleşme girişimlerinden birisi de Gaz Natural/Endesa dosyasıdır. İspanya gaz sektöründe faaliyet gösteren Gaz Natural ve aynı ülkede elektrik sektöründe faaliyet gösteren Endesa nın 2 005 yılında yaptıkları 790 birleşme başvurusu, İspanya Enerji Komisyonu ve İspanya rekabet otoritesi tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Enerji Komisyonu, bildirilen başvurunun elektrik ve gaz sektörünün çeşitli seviyelerinde rekabet problemlerine yol aç tığı yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur. Komisyon, elektrik ve gaz perakende pazarına ilişkin olarak ise, bildirilen işlemin ilgili ürün pazarlarında mevcut hakim durumu güçlendireceği ve önemli bir rakibi ortadan kaldıracağını belirtilmiştir. Yoğunlaş ma işleminin, perakende satış pazarında yaratacağı rekabet sorunlarını gidermeye yönelik olarak ise, tarafların şebekelerinin kesiştiği bölgelerde gaz şebekesini ve belirli bir müşteri portföyünü devretme koşulu getirilmiştir. Yine, 2008 yılında, İspanya da, Gas Natural in Union Fenosa yı devralmasına ilişkin 800 başvurunun değerlendirmesinde de elektrik ve doğal gaz dağıtım bölgelerinin kesişmesi konusunun yer aldığı görülmektedir. Gaz Natural, İspanya nın büyük bölümünde gaz dağıtımını elinde tutarken, Union Fenosa ise ülkenin elektrik dağıtımının %14 ünde faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla, devralmanın sonucu olarak teşebbüslerin bazı bölgelerde ikili fiyat sunma avantajı ile rekabet avantajı elde edeceği değerlendirmesi yapılmıştır. Söz konusu devralma iş leminin olumsuz etkilerini bertaraf etmek için Gas Natural, Union Fenosa nın perakende satış yapan firmasını, Gas Natural den bağımsız olarak faaliyet gösterecek şekilde elinde tutmayı taahhüt etmiştir. Bunun yanında Gas 10-22/298-108 21 Natural, kesişmeye konu olan bölgel erde toplam 600.000 noktaya hizmet veren gaz dağıtım ağını devretmeyi de taahhüt etmiştir. 810 Yakınsayan pazarlar ile ilgili olarak Avrupa Komisyonu, Eni/EDP/GDP kararında geniş değerlendirmelerde bulunmuştur. Burada, söz konusu karara geniş bir biçimde yer vermek yerinde olacaktır . EDP, Portekiz de faaliyet gösteren bir elektrik şirketi, GDP ise aynı ülkede etkin olan bir doğal gaz şirketidir. ENI ise bir İtalyan enerji şirketidir. Komisyona bildirilen bu yoğunlaşma işlemi, ENI ve EDP tarafından GDP nin ortak kontrolünün devralınmasına ilişkindir. Bu dosyada Komisyon, perakende pazarını, (i)büyük endüstriyel tüketiciler ve (ii)küçük tüketiciler -hanehalkı olarak ikiye ayırmıştır. Sonuçta Komisyon, doğal gaz ve elektrik pazarında mevcut hakim durumun güçlenmesin e neden olacağı için işleme izin vermemiştir. Komisyon un, dosyada elektrik ve doğal gaz pazarlarına ilişki n değerlendirmesi şu şekildedir: 820 Elektrik pazarı: Komisyon bu kararında, elektrik toptan satış pazarında ve perakende satış pazarında EDP nin mevcut hakim durumunun güçleneceğini belirtmiştir. Perakende pazarıyla ilgili olarak Komisyon, EDP nin hakim durumda olduğu, tek potansiyel rakibinin geniş bir müşteri çevresi, tanınmış markası ve ikili enerji teklifi yapma imkanı bulunan GDP olduğu, bu nedenle G DP yi devralmasının bu pazarda önemli potansiyel bir rakibi ortadan kaldıracağı kanaatine ulaşmıştır. Doğal gaz pazarı: Komisyon, bildirilen işlemin, doğal gaz pazarının her seviyesinde GDP nin hakim durumunu güçlendireceği sonucuna varmıştır. Doğal gazın perakende satış pazarıyla ilgili olarak Komisyon, GDP nin hakim durumda olduğu, bu pazardaki potansiyel rakibinin elektrik şirketi EDP olduğu, bu işlem sonucunda bu potansiyel 830 rakibin ortadan kalkması nedeniyle GDP nin hakim durumunun güçleneceği ve pazara giriş engelleri yaratılacağı sonucuna ulaşmıştır. Komisyon bu kararında, İspanya düzenleyici otoritesinin, gaz ve elektrikteki görevli şirketlerin birbirinin pazarlarına girme konusunda en uygun potansiyel rakipler olduğu şeklindeki görüşlerine de yer ver miştir. Yukarıdaki örneklerde, elektrik ve doğal gaz dağıtımının birbirlerinin potansiyel rakibi olarak kabul edilmelerine dayanan Komisyon ve üye ülke yaklaşımları görülmektedir. Bu örnek kararlarda Türkiye uygulamaları bakımından farklılık arz eden husus ların başında, söz konusu ülkelerde fiili olarak perakende seviyesinde rekabetin başlamış olması, ayrıca ilgili kararlarda yer alan teşebbüslerin ülke çapında dikey bütünleşmiş yapıları gelmektedir. 840 c.6. Kanun un 7. Maddesi Kapsamında Elektrik ve Doğal Ga z Yakınsaması Bir önceki bölüm esas itibarıyla; perakende satış piyasalarının serbestleşme sürecinde elektrik ve doğal gaz şebekelerini elinde tutan teşebbüslerin birbirlerinin potansiyel rakipleri konumunda olduklarını ortaya koyan teori ve ülke tecrübele rini içermektedir. Şüphesiz, sadece söz konusu tespitten hareketle, herhangi bir kesişmeye yol açan devir işleminin 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında izin verilemez bir durum olduğunu ileri sürmek söz konusu değildir. Elektrik dağıtım özelleştirmel eri kapsamında elektrik ve doğal gaz dağıtım bölgelerinin kesişmesinden dolayı yakınsayan pazarlar kavramı altında yapılacak değerlendirmelerde belirleyici olan unsur, 4054 sayılı Kanun un 7. maddesidir. 850 Madde 7 - Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüs ün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır. 10-22/298-108 22 Bu bağlamda, devre konu elektrik dağıtım bölgelerini devralacak teşebbüsün, görevli olduğu bölgede elektrik perakende satışında hakim durumda olup olmadığı, devralan teşebbüsün aynı bölgede doğal gaz dağıtımında görevli olması halinde bunun söz 860 konusu haki m durumu güçlendirip güçlendirmeyeceği, ayrıca bu durumun rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucu doğurup doğurmayacağı hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Geçiş maliyetlerine ilişkin bölümde ifade edildiği üzere, görevli şirketler, çeşitli nedenlerden dolayı bölgelerinde önemli bir pazar gücüne sahip olmaktadırlar. Gerçekte, görevli şirketin sahip olduğu pazar gücü ve rekabetçi avantaj, dağıtım şebekesini elinde tutmasından kaynaklanmaktadır. Şebekeyi kontrol etmekten ve o bölgede yerleşik olmaktan kaynaklanan rekabet avantajı geçiş maliyetleri, müşteriye doğrudan ulaşma ve pazarlama teknikleri ile ilgili bulunmaktadır. Teknolojik ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak tüketici ihtiyaç ve tercihleri devamlı 870 değişmektedir. Daha önceden ürünleri en ucuz ve verimli şekilde üretmeyi ve tüketiciye ulaştırmayı amaçlayan, şirketlerin tek taraflı kararlarına bağlı yönetim ve pazarlama teknikleri, tüketici gelir düzeyindeki artışlara paralel olarak yerini, şirketlerin üretim ve pazarlama kararlarını müşt erilerin ihtiyaç, istek ve ilgi alanlarına göre şekillendirdiği bir anlayışa bırakmıştır. Bu yeni pazarlama anlayışı içerisinde şirketler, üretim ve pazarlama pozisyonlarını, belirli bir hedef müşteri kitlesini dikkate alarak oluşturmaktadırlar. Pazarlama alanındaki bu gelişmelerin, elektrik ve gaz sektörlerindeki faaliyetleri de etkilediği görülmektedir. Bir şebekeyi elinde tutan görevli şirketlerin sahip olacağı pazarlama avantajları şu şekilde özetlenebilir: Marka tanınmışlığı: Görevli şirketlerin, bölge lerinde yüksek oranda marka 880 tanımışlığı bulunmaktadır. Müşteri Farkındalığı: Pazarlama teorilerinde müşterilerin alım kararını etkileyen ilk unsurların; bir ihtiyacın ortaya çıkması ve müşterilerin bu ihtiyacı giderecek sağlayıcıların farkında olması şekli nde sıralandığı görülmektedir. Bölgeye dışarıdan gelen bir şirket, ulusal boyutta marka tanınmışlığına sahip olsa bile, yerel boyutta müşterilerin dikkatini çekmeyebilir. Promosyon/Doğrudan pazarlama: Doğrudan pazarlamanın, başka bir ifade ile çeşitli ar açlar yoluyla veya müşteri ile yüz yüze karşılıklı olarak iletişimde bulunma ve cevap alabilme yönteminin önemi artmaktadır. Görevli şirketler, geçiş maliyetlerine ilişkin bölümde değinildiği üzere, doğrudan pazarlama konusunda 890 diğerlerine göre daha avanta jlıdırlar. Hatta ülke örnekleri, şebekeyi kontrol eden şirketlerin iş sahalarını, gaz ve elektrik dışında, internet, kablo TV hizmeti ve klima satışına kadar uzatabilmektedir. Lojistik: Lojistik, ürünlerin ve pazarlama parametrelerine ilişkin bilgilerin, üretim merkezinden müşteriye ulaştığı noktaya kadar verimli ve etkin bir şekilde akışına ilişkin planlama, uygulama ve kontrol prosesini ifade etmektedir. Hizmet sektörü açısından değerlendirildiğinde ise lojistik, maddi olmayan ürünlerin en düşük maliyet le ve kaliteli bir şekilde müşteriye ulaşmasına yönelik etkinliklerin koordine edilmesini ifade etmektedir. Görevli şirketler, bölgelerinde, lojistik kapsamında değerlendirilebilecek dağıtım, promosyon, talep idaresi ve bilgi akışı konusunda 900 diğer şirketle re göre daha avantajlıdırlar. Öte yandan, lojistikle ilgili yaklaşımlar, bir şirketin bölgede rekabet yaratabilmesi için, fiziksel olarak bir bölgede bulunmasının önemini göstermektedir. Yine bu çerçevede, görevli şirketlerin bölgelerinde önemli bir insan kaynağına sahip bulunmaları ve müşteri ilişkilerindeki üstünlükleri, bu şirketlere önemli bir pazar gücü sağlamaktadır. Özellikle bu piyasaların serbestleşmesinin ilk yıllarında, elektrik ve gaz şirketlerinin pazar güçleri ve pazar payları dikkate alındı ğında bu şirketler in görevli oldukları 10-22/298-108 23 bölgenin perakende satış seviyesinde hakim durumda olacakları öngörülebilir. Bu noktada, bir bölgenin elektrik ve doğal gaz faaliyetlerini aynı teşebbüsün devralmasına ilişkin değerlendir irken , 1997/1 sayılı Tebliğ in 910 Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Madde 6 - Rekabet Kurulu, birleşme ve devralmaları Kanun un 7 nci ve müteakip maddeleri çerçevesinde değerlendirir. Bu değerlendirmede özellikle: a) İlgili piyasanın yapısı ve ülke içinde veya dışında yerleşmiş olan teşebbüslerin fiili ve potansiyel rekabeti bakımından ülkedeki etkin rekabetin korunması ve geliştirilmesi ihtiyacı; b) İlgili teşebbüslerin, pazardaki durumu, ekonomik ve mali güçleri, sağlayıcı ve kullanıcı bulabilme alternatifleri, arz kaynaklarına ulaşabilme veya pazarlara giriş olanakları; pazara girişte herhangi bir yasal veya diğer giriş engelleri, ilgili mal ve hizmetlere olan arz -talep eğilimleri, aracı ve son tüketicilerin menfaatleri, rekabet engeli şeklinde olmayan ve 920 tüketiciye avantajlar sağlayan teknik ve ekonomik süreçteki gelişmeler ve diğer hususlar göz önünde tutulur. şeklindeki 6. maddesini göz önünde bulundurmak yerinde olacaktır. Aynı bölgedeki elektrik ve gaz dağıtım şirketleri arasındaki birleşme ve devralmalarda değerlendirilme si gereken husus, operasyonlar ve pazarlama açısından hayati öneme sahip olan ve maliklerine rekabet avantajı sunan iki şebekenin tek elde toplanmasının rekabet üzerinde yaratacağı etkilerdir. Bu değerlendirmenin, ülkenin sahip olduğu mevzuata göre farklı değerlendirilmesi olasıdır. Örneğin, elektrik ve doğal gaz sektörlerinin perakende seviyesini rekabete açmamış olan bir ülkede, söz konusu iki şebekenin aynı elde toplanmasına müsaade edilebilir, hatta bu yoğunlaşmanın doğuracağı etkinlikler ve 930 bunların tü keticilere yansıması dikkate alınarak, şebekelerin aynı elde toplanması desteklenebilir. İlgili sektörlerin perakende seviyesinin rekabete açık olmasının hedeflenmesi halinde ise, aynı bölgedeki şebekelerin tek elde toplanması, söz konusu görevli şirketin potansiyel rakibinin ortadan kalkması yönüyle bir değerlendirmeyi gerekli kılacaktır. Bu konuya ilişkin gerekçe ve açıklamalara aşağıda başlıklar halinde yer verilmiştir. Rakip veya potansiyel rakip olma hususu: Bir bölgedeki görevli şirket, şebekeden doğa n dışsallıkları kullanarak, aynı müşteriye hem elektrik hem de gaz pazarlayabilmektedir. Bölgeye diğer bölgelerden girişlerin önündeki engeller dikkate aldığında, söz konusu şebekeleri elinde tutan şirketlerin, görev 940 bölgelerinde birbirlerinin mevcut veya potansiyel en büyük rakibi olduğu ortadır. Bu iki şebekenin birleşmesi ise mevcut veya potansiyel en büyük rakibin ortadan kalkması anlamına gelecektir. İkili enerji teklif etme olanağı: Görevli şirketler, bölgelerinde güçlü bir müşteri tabanına sahiptirle r. Elektrik ve gazı birlikte, en uygun koşullarla müşteriye teklif edebilme ve bu sayede müşteri tabanlarını artırabilme olanağına sahip bu şirketler, bölgede görevli elektrik ve doğal gaz şirketleridir. Bunlar arasındaki bir yoğunlaşma sonrasında oluşacak yeni şirket sahip olacağı portföy etkisiyle 10, rakipleri harekete geçemeden doğrudan ikili enerji sunan bir konuma geçecektir. Bu ise, ilgili pazarlardaki hakim durumu güçlendirecek ve özellikle rekabetin az 950 olduğu doğal gaz pazarında giriş engelleri yar atabilecektir. Bu değerlendirmeler ışığında, bir elektrik dağıtım bölgesinin, bu bölgede doğal gaz dağıtım faaliyetleri olan bir teşebbüs tarafından devralınmasının, -potansiyel rekabet bakımından ülkedeki etkin rekabetin korunması ve geliştirilmesi ihtiy acı- yönünden değerlendirilebileceği görülmektedir . Bu noktada ortaya çıkan soru, her türlü 10 Portföy Etkisi: Hakim durum olmasa bile, tarafl arın bir pazar gücüne sahip olduğu ve komşu ya da ilişkili pazarlarda satılan ürünleri konu alan birleşmeler sonucu ortaya çıkabilecek rekabetçi ve anti -rekabetçi etkiler. 10-22/298-108 24 çakışmanın, Kanun un 7. maddesi kapsamında izin verilemez (per se yasaklanmış) bir bütünleşme olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususudur. Yukarıda yer verilen 1997/1 sayılı Tebliğ in Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi başlıklı 6. maddesinde, birleşme ve devralmaların değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekenler arasında, potansiyel rekabetin 960 korunmasının yanında, son tüketicinin menfaatler ine de yer verildiği görülmektedir. Bu noktada, devir işlemlerinin değerlendirilmesinde, devralma işleminin yol açacağı son tüketicinin menfaatlerine uygun olan olası etkinlikleri de dikkate almak gerekmektedir. Söz konusu etkinlikler; sabit maliyetlerd e azalma, elektrik ve gaz işletmesindeki ölçek ekonomileri ve yeni ürün yelpazesi oluşturabilmenin sağlayacağı talep yönlü etkinlikler olabilir. Bu noktada, homojen olan elektrik ürünü bakımından müşterilerin gözünde en temel belirleyicinin fiyat olduğu d ikkate alındığında, kesişmenin, etkinlik ve benzeri sebeplerle fiyat üzerinde olumlu etkisinin bulunup bulunmadığını ortaya koymak gerekecektir. Bu noktada, daha önceki bölümlerde de yer verilen, elektrik ve doğal gaz dağıtım ve perakende faaliyetleri bakı mından enerji satış bedelinin basitleştirilmiş 970 formülüne dönmek yerinde olacaktır: Görevli şirket enerji satış fiyatı = dağıtım bedeli + enerji bedeli Kararın bu bölümüne kadar ağırlıklı olarak, aynı teşebbüsün elektrik ve doğal gaz dağıtım faaliyetlerini elinde tutmasının, perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşmasını zorlaştıracağı ve bunun yansımasının da yukarıdaki formülde yer alan enerji bedelinin artmasına ve tüketicinin daha pahalı ürün almasına neden olabileceği üzerinde d urulmuştur. Bununla birlikte, aynı bölgedeki şebeke faaliyetlerinin tek teşebbüs tarafından yürütülmesinin doğuracağı etkinliğin, yukarıdaki formülde yer alan ve tarifeye bağlı olan dağıtım bedeline yansıtılacağını, dolayısıyla böyle bir kesişmenin esas it ibarıyla tüketici yararına olacağını öne süren görüşler de mevcuttur. Elektrik 980 dağıtım özelleştirmeleri sürecinde ÖİB ile yapılan görüşmeler kapsamında, hem doğal gaz hem elektrik şebeke faaliyetleri gösteren şirketlerin, elde ettikleri sinerjiden dolayı maliyetleri düşürme fırsatı yakaladıkları ve bunun, toplam maliyetlerde %5 -10 civarında bir azalmayı mümkün kıldığı belirtilmektedir. Söz konusu sinerjinin %63 ünün çakışmadan dolayı değil genel olarak ölçek ekonomilerinden kaynaklandığı, başka bir ifadeyle , farklı bölgelerde şebekeler söz konusu olsa bile bu sinerjinin mümkün olduğu; geriye kalan %37 oranındaki sinerjinin ise, aynı bölgedeki dağıtım faaliyetlerinin tek teşebbüs tarafından gerçekleştirilmesi halinde ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Buradan hareketle, aynı bölgedeki şebekelerin tek teşebbüs tarafından yürütülmesinin, yaratılan sinerji bakımından dağıtım maliyetleri nin %2-4 oranında düşürdüğü görülmektedir. 990 Çakışmanın olumlu yönlerinin ağır bastığını öne süren bu görüşte, aşağıdaki argümanlar öne çıkmaktadır: Şebekelerin aynı teşebbüs tarafından yürütülmesi maliyetlerde %2 -4 arası bir azalmaya yol açacaktır. Çakışmanın ölçeği arttıkça, maliyetlerdeki düşüş oranı da artacaktır. Dağıtım faaliyetleri ve dağıtım bedelleri tarifeye bağlı olduğu içi n, düzenleyici kurum tarafından, maliyetlerdeki bu düşüşün tüketiciye yansıtılması imkanı bulunmaktadır. İki şebekenin gerek teknik gerekse organizasyonel bakımdan tam entegrasyonunu sağlamaktaki zorluklar, bu durumun giriş engeli olarak 1000 kullanılmasını güç hale getirmektedir. Bu noktada, yakınsayan elektrik ve doğal gaz dağıtımının bazı bölgelerde kesişmesi konusunun hangi ölçekte olursa olsun izin verilemez bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu kesişmelerde, konunun olumlu ve olumsuz etkileri nin ortaya konularak her dosya bazında muhakeme kurallarının (rule of reason) 10-22/298-108 25 uygulanmasının yerinde olacağı anlaşılmaktadır . Bu yönde yapılacak değerlendirmede dikkate alınması gereken unsurlar şunlar olmalıdır: i. Türkiye Serbestleşme Süreci ii. Düzenleyici Kur umun Rolü iii. Son Tüketici Yararı Kesişmenin Fiyata Etkisi 1010 iv. Potansiyel Rekabet i. Türkiye Serbestleşme Süreci Daha önceki bölümlerde de sık sık tekrarlandığı üzere, Türkiye elektrik ve doğal gaz sektörleri serbestleşme süreci içindedir. Bu nedenle , yakınsaya n pazarlar olmaları sebebiyle aynı bölgedeki elektrik ve doğal gaz şebekelerinin tek elde toplanmasının hakim durum değerlendirmesinde bir sorun yaratıp yaratmadığı hususu da sektörlerin fiili durumları üzerinde yapılan değerlendirmeleri değil; özellikle A vrupa ülke örneklerinde yaşanan serbestleşme tecrübesi ve bu tecrübe kapsamında ortaya çıkan literatüre dayanılarak yapılan değerlendirmeleri kapsamaktadır. Bu değerlendirmeler de, ancak geçiş döneminin ardından (mevcut mevzuat kapsamında 2013 yılından iti baren) 1020 elektrik ve doğal gaz perakende piyasalarının rekabete açılacak olması hedefi çerçevesinde yapılmaktadır. Hiç şüphesiz, piyasalarda rekabetin korunması bakımından 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi kapsamında ex ante olarak yapılan birleşme -devralma değerlendirmelerinde, piyasanın geleceğine dönük değerlendirmeler de etkin ve anlamlıdır. Ancak, bu noktada piyasaların geleceğine dönük değerlendirmelerde kısa, orta ve uzun dönem beklentilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Bu durumd a, yakınsayan pazarlara ilişkin değerlendirmelerde olduğu üzere Avrupa ülkelerinin tecrübelerini dikkate almak yerinde olacaktır. Gerek Avrupa Komisyonu ve gerekse üye ülkelerin rekabet hukuku uygulamalarında da elektrik ve doğal gaz sektörlerine ilişkin i lgili pazar ve ilgili ürün pazarı tanımlarının serbestleşme süreci ile 1030 birlikte değişikliklere uğradığı görülmektedir. Örneğin, Almanya uygulamalarında, hanehalkı ve küçük ticari işletmelere yapılan satışlar bakımından genellikle şehir ve belediyelere yöne lik coğrafi pazar tanımları yapılırken, son dönemde, bu tanımın ulusal ölçekte genişletilmesi yönünde bir yaklaşımın başladığı görülmektedir. Diğer ülke uygulamalarına bakıldığında da, fiili durumda sektörün rekabetçi yapısında ağırlıklı olarak, az sayıda ve dikey bütünleşik firmanın faaliyet gösterdiği bir yapının söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki; Almanya piyasa yapısına bakıldığında, üretimin yaklaşık %70 ini elinde bulunduran dört teşebbüsün, perakende seviyesinde de pazar payı bakımından ayn ı orana ulaştığı görülmektedir. Almanya da bu dört teşebbüsün dışında 800 den fazla 1040 elektrik dağıtım ve perakende şirketi ile 700 e yakın küçük belediyelere ait doğal gaz dağıtım ve perakende şirketinin olduğu bir yapı söz konusudur. İtalya da, üretimde yoğunlaşma görece düşük olup, Enel in %25 ile en büyük paya sahip olduğu, bununla birlikte dağıtım ağının büyük bölümünün ve perakende satışların yaklaşık %50 sinin Enel tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Doğal gaz piyasaları bakımındansa ENİ, Enel ve Edison un tedarik pazarının yaklaşık %75 ini kontrol ettiği, buna karşın perakende seviyesinde ENI ve ENEL in toplam pazar paylarının %60 a yaklaştığı görülmektedir. Ülke örneklerine ilişkin bölümde belirtildiği üzere, perakende piyasalarının rekabete açılmasında en fazla yol kateden ülke olan İngiltere de dahi, şebeke sahipliği 1050 bakımından dağıtım bölgelerinin kesişmesi konusu 2010 yılında hazırlanma aşamasında olan politika belgesi kapsamında tartışmaya açılmıştır. Dağıtım şebekelerinin kesişmesinin re kabet hukuku kapsamında değerlendirmeye tabi tutulduğu ülkelerden biri İspanya dır. 2008 yılında yetkili otoriteler tarafından değerlendirilen Gas Natural/Union Fenosa devralması örneğinde de, Gas Natural in, İspanya doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin nered eyse tamamını elinde tutan teşebbüs; Union Fenosa nın ise 10-22/298-108 26 elektrik dağıtımının %14 ünü elinde tutan teşebbüs olduğu görülmektedir. Bütün bu örnekler de göstermektedir ki, perakende piyasasında oluşması beklenen rekabetçi yapı, esas itibarıyla, elektrik ve doğal gaz piyasalarındaki değer zincirlerinin farklı aşamalarında da faaliyet gösteren sınırlı sayıda teşebbüsler arasında 1060 gerçekleşmektedir. Avrupa örnekleri bakımından dikkate alınması gereken bir nokta da, bu ülkelerde altyapı çalışmalarının büyük ölçüd e tamamlanmış olmasıdır. Türkiye örneğinde ise, doğal gaz piyasasının büyük bölümünün henüz yatırım aşamasında olduğu ve tam olgunlaşmadığı, elektrik piyasalarının, olgunlaşmış olmakla birlikte, dağıtım faaliyetleri bakımından bir takım yatırımlara ihtiyaç duyduğu bir yapı mevcuttur. Ayrıca, elektrik piyasaları bakımından, dağıtım faaliyetlerinde gerçekleşen kayıp - kaçak oranlarının yüksekliğinin de, dağıtımda etkinliğin sağlamasının, Türkiye bakımından, Avrupa ülkelerine kıyasla daha öncelikli hale gelmesin e sebep olmaktadır . 1070 ii. Etkinlik - Son Tüketici Yararı Kesişmenin Fiyata Etkisi Yukarıda da belirtildiği üzere, elektrik ve doğal gaz yakınsamasına ilişkin değerlendirmede, özellikle elektrikte yüksek kayıp -kaçak oranları ile doğal gazda dağıtım ağını ya ygınlaştırmaya ilişkin yatırım gereksinimi, Türkiye bakımından, konunun değerlendirmesinde sinerjiden dolayı sağlanabilecek etkinlikler konusunun önemini artırmaktadır. Bu durumda, yakınsamadan dolayı perakende seviyesinin serbestleşmesi sürecinde oluşab ilecek olumsuzluklar ile, aynı bölgedeki iki şebekenin entegrasyonunun sağladığı etkinlikten kaynaklanan maliyet avantajlarının değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir. Şüphesiz, bu yönde oluşacak etkinliğin tarifelere yansıtılması, tüketici bakımınd an 1080 olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bununla birlikte, dağıtım ve perakende satış faaliyetleri, geçiş döneminin sonuna kadar bütünleşik bir yapıda olsa da, perakende faaliyetlerinin, geçiş döneminin ardından hukuki ayrıştırmaya tabi tutulacağı görülmektedir. B u noktada, tüketiciye yansıyan fiyat içerisinde dağıtım hizmet bedelleri tarifeye bağlı olsa da, satın alınan enerjinin bedelini rekabetçi yapı belirleyecektir. Dolayısıyla, aynı bölgedeki elektrik ve doğal gaz şebekesinin tek bir teşebbüs elinde toplanmas ının etkilerinin değerlendirmesinde; dağıtım hizmet bedellerinde sinerjiden dolayı yaşanabilecek olumlu katkı ile potansiyel rekabetin ortadan kalkmasının enerji bedeline olumsuz etkisinin karşılaştırmaya tabi tutulması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu yönde bir karşılaştırmada ortaya çıkan ilk zorluk; sinerjiden kaynaklanan 1090 maliyetlerdeki düşüş hesaplanabilir nitelikteyken (%2 -4 oranında), potansiyel rekabetin ortadan kalkmasının ileride fiyatları ne şekilde etkileyeceğine ilişkin bir hesaplama yapılmas ının mümkün olmamasıdır. Bu nedenle , yapılacak değerlendirmede, Türkiye elektrik ve doğal gaz sektörlerinin perakende piyasalarının rekabete açılması ile birlikte, hedeflenen yapıda hangi ölçekteki bölge ya da şehirlerin, potansiyel perakende teşebbüslerin oluşmasını sağlayacağının, ayrıca hangi ölçekteki çakışmaların potansiyel olarak bir perakende teşebbüsünü ortadan kaldıracağının göz önünde bulundurulması gerekecektir. Bu yaklaşım, esas itibarıyla, küçük ölçekli şehirlerdeki çakışmalarda ölçek ekonomisi nin sağlanarak etkinliğin artırılmasının ön planda tutulması, büyük ölçekli şehirlerde ise, 1100 çakışmanın ortadan kaldıracağı potansiyel rekabetin değerlendirmede dikkate alınması sonucunu doğurmaktadır. iii. Potansiyel Rekabet Bir önceki bölümde de görüldüğ ü üzere, bildirime konu işlemin Kanun un 7. maddesi kapsamında değerlendirmesinde kilit noktayı potansiyel rekabet konusu oluşturmaktadır. 10-22/298-108 27 Potansiyel rakipleri konu alan birleşmeler, birleşme olmasa idi gerçek rakip olacakları varsayılan veya zaten pazard aki rekabet üzerinde etkisi bulunan teşebbüsleri konu almakla, yatay rekabete işaret etmektedir. Potansiyel rekabet teorisi, birleşme sırasında ilgili pazarda faaliyette bulunmamasına rağmen, konumu itibarıyla bu pazara girebilecek 1110 durumda olan ve dolayısı yla potansiyel rakip olan bir teşebbüsün, birleşme yoluyla pazara girmesi sebebiyle, pazardaki teşebbüsler üzerindeki etkisinin ortadan kalkacağına işaret etmektedir. Bu etkinin ortadan kalkmasıyla, pazarda yer alan teşebbüsler, üzerlerinde daha az bir rek abetçi baskı hissedecekler ve hakim durumda olan teşebbüslerin pazar gücü daha da artacaktır. Söz konusu teori daha ziyade aynı ürün pazarında ama farklı coğrafi pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından söz konusu olmakla birlikte, ilişkili ya d a komşu pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından da gündeme gelmiştir. Avrupa Birliği uygulamaları açısından potansiyel rekabetin birleşme ve devralmalar bağlamında kısıtlanmasına ilişkin hususlar Avrupa Komisyonu nun yayınladığı 2004/C 1120 31/03 sa yılı Teşebbüsler Arası Birleşmelerin Kontrolü Kapsamında Yatay Birleşmelerin Değerlendirilmesi Rehberi nde (Rehber) de konu edilmiştir. Rehberde Potansiyel Rakip ile Birleşme başlığını taşıyan 58 -60. paragraflarında ilgili pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüsün o pazardaki potansiyel bir rakibi devralmasının, aynı pazarda faaliyet gösteren iki rakibin birleşmesine benzer şekilde koordinasyon doğurucu olan veya olmayan rekabeti bozucu etkilere neden olabileceği belirtilmiştir. Söz konusu rekabeti bozucu etkilerin ortaya çıkabilmesi için potansiyel rakibin ilgili pazara girmesini kolay kılacak ve önemli batık maliyetler yaratmayacak varlıklara sahip olması gerektiği vurgulanmıştır. Rekabeti kısıtlayacak bu etkilerin özellikle, devralınan tarafın gerekli batık maliyetleri üstlenmeye olan yatkınlığının yüksek olduğu alanlarda ortaya 1130 çıkabileceği ifade edilmiştir. Bahse konu Rehber, bu çerçevede potansiyel bir rakibin devralınmasının rekabeti kısıtlayıcı ciddi etkiler yaratabilmesi için iki temel unsurun varlığının aranması gerektiğini vurgulamıştır: Potansiyel rakibin hali hazırda ciddi bir rekabetçi etki unsuruna sahip olması ya da etkin bir rekabetçi güç olabilme ihtimali. Yeterli rekabetçi baskı yaratabilecek yeterli sayıda başka potansiyel rakibin olmamas ı. Bir elektrik dağıtım bölgesindeki en büyük potansiyel rakibin aynı bölgede görevli doğal gaz dağıtım şirketi olduğu yukarıda aktarılan örnek ve analizlerde ortaya konmaktadır. Bu bağlamda söz konusu devir çerçevesinde Rehber in ilk şartının sağlandığı ö ne 1140 sürülebilir. Öte yandan, bir elektrik dağıtım bölgesinde görevli teşebbüsün perakende elektrik satışı pazarındaki potansiyel rakiplerinin sadece o bölgede görevli doğal gaz dağıtım şirketi değil elektrik piyasasının serbestleştirilmesinden beklenen piy asa tasarımı kapsamında - başka bölgelerdeki elektrik dağıtım şirketlerinin de olabildiği görülmektedir. Bu durumun, devam etmekte olan özelleştirme sürecinde söz konusu olabilecek şebeke çakışmalarının doğrudan yasaklanması yerine, dosya özelinde alıcı tarafların özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya çıkardığı açıktır. ABD uygulamaları bakımından Potansiyel Rekabet Doktrininde gerçek ve algılanan potansiyel rekabet olmak üzere iki başlık açmak mümkün olmakla birlikte, birleşm eler 1150 kapsamındaki uygulamalarda, algılanan potansiyel rekabet argümanına ağırlık verildiği görülmektedir. Algılanan potansiyel rekabet teorisi; bir pazarda fiilen bulunmamasına rağmen, pazarın kıyısında olduğu kabul edilen, pazardaki diğer teşebbüsler ta rafından pazara her an girebileceği düşünülen ve dolayısıyla bu pazardaki fiyatların artmasına engel teşkil eden bir teşebbüsün, pazardaki mevcut rekabet yapısını değiştirmeyecek bir birleşme ile bu pazara girmesi durumunda, önemli potansiyel bir rakibin eliminasyonu sebebiyle fiyatların artabileceği argümanına dayanmaktadır. 10-22/298-108 28 Gerek Komisyon uygulamalarında gerekse ABD uygulamalarında potansiyel rekabet teorisi kapsamında aynı ürün pazarında olmasa da ilişkili ya da komşu pazarlarda faaliyet gösteren teşebb üsler de potansiyel rakip olarak kabul ediliyorsa da, söz konusu 1160 teori daha ziyade aynı ürün pazarında ama farklı coğrafi pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından gündeme gelmektedir. Elektrik ve gaz şebekelerinin birbirine potansiyel rakip oldu ğunun ortaya konduğu İngiltere örneğine geri dönülecek olursa, bir bölgedeki elektrik dağıtım şebekesinin tek potansiyel rakibinin gaz dağıtım şebekesi olmadığı, diğer bölgelerdeki elektrik dağıtım şebekelerinin de potansiyel rakip olarak ortaya çıktığı gö rülmektedir. Bu değerlendirmeler kapsamında, rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının ortaya konulması gereken etki analizi bakımından, küçük ölçekli bir bölgede dahi olsa şebekeler arasındaki çakışmanın Kanunun 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesinde, ö ncelikle devir işlemini gerçekleştiren teşebbüse ve devralınan 1170 bölgeye ilişkin dosya bazında değerlendirmeler yapılması gerektiği ortadadır. Bu değerlendirmelerde şu iki noktanın öne çıktığı görülmektedir: Devralan tarafın elektrik ya da doğal gaz dağıtımı bakımından ülke bazında ne kadar yaygın bir ağa sahip olduğu ve bu alanlarda yeni girişleri yapabilecek potansiyel perakende şirketlerinin mevcudiyeti, Devre konu çakışan bölgenin ölçek itibarıyla aynı bölgedeki diğer şebeke faaliyetine ya da aynı faaliye t alanı bakımından diğer bölgelere ciddi potansiyel rakip oluşturabilecek olması. iv. Düzenleyici Kurumun Rolü Birleşme devralmalar kapsamında potansiyel rekabete d