2. Ceza Dairesi 2023/10079 E. , 2023/3928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/501 E., 2022/632 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. madd
**2. Ceza Dairesi 2023/10079 E. , 2023/3928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/501 E., 2022/632 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2015 tarihli ve 2015/588 numaralı iddianamesiyle sanık ..., 12.08.2015 tarihli ve 2015/1003 numaralı iddianamesiyle ise suça sürüklenen çocuk hakkında gece vakti şikâyetçinin iş yerinin metal giriş kapısını zorlayarak iş yerinden eşya çalınması şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 116/2, 116/4, 119/1-c, 151/1, 53, 58, 142/2-h, 143/1, 31/3, 168/4, 116/2-4, 119/1-c, 31/3. maddelerinden cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/215 Esas, 2015/751 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 62, 53, 116/4, 119/1-c, 62, 53 ve 151/1, 53. maddeleri uyarınca sırasıyla 6 yıl 3 ay, 1 yıl 8 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında ise, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından aynı Kanun’un 142/2-h, 143, 31/3 ve 62, 116/4, 119/1-c, 31/3, 62, 151/1, 31/3, 62 ve 50/3. maddeleri uyarınca sırasıyla 4 yıl 2 ay, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası, 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Anılan kararın sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/7762 Esas, 2021/7009 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün onanmasına, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise, "suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmeyeceği şikâyetçiden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan "katılanın zararını giderilmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, yine “hükmolunan cezanın miktarı ve suça sürüklenen çocuğun katılanın zararını gidermediği” biçimindeki yasal ve dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, suça sürüklenen çocuğun yaşı itibarıyla uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun'un ''31/3'' yerine ''31/2'' olarak yazılması nedenleriyle, sanık hakkında ise, duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı duruşmada hazır edilmeyerek mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 62, 53, 116/2-4, 119/1-c, 62, 53 ve 151/1, 53. maddeleri uyarınca sırasıyla 6 yıl 3 ay, 1 yıl 8 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında ise, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından aynı Kanun’un 142/2-h, 143, 168/1-4, 31/3, 62, 51, 116/4, 119/1-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz talebi; mahkûmiyete yeterli delil olmadığı ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir. Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz talebi; mahkûmiyete yeterli delil olmadığı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.08.01.2015 günü saat 03.00-03.30 sıralarında Vestel yetkili servisi olarak faaliyet gösteren şikâyetçiye ait iş yerinden, bir adet fiş kesmede kullanılan el terminalinin, bir adet laptobun ayrıca iş yerinde tamir amaçlı bulunan 6 adet led televizyonunun çalındığını, 2 adet led televizyonun kırılmış vaziyette işyerinin önünde bulduğunu, iş yerinin kamerasından saat 03.10 sıralarında iki şahsın iş yerinde olduğunu gördüğünü, yine olay tarihinde çalındığını beyan ettiği motorola marka el terminali diye tabir edilen cihazı iş yerinin önünde bulduğunu 10.01.2015 tarihli ifadesinde, komşusu M.E'nin olay saatinde bir şahsın "mamo kaç mamo kaç" şeklinde bağırdığını duyduğunu ve lakabı mahallede mamo olarak bilinen ... isimli şahsın olabileceğini söylemesi üzerine ... ile görüştüğünü, ...'in işyerine gelerek malzemeleri ...'in çaldığını ve suça konu eşyaların bulunduğu adresi söylediğini beyan ettiği, 31.05.2015 tarihli rapora göre, izmarit üzerinden alınan örnek ile sanık ...'in kan örneğinin uyumlu olduğunun tespit edildiği, alınan televizyonların 5 adedinin suça sürüklenen çocuğun yer göstermesi ile kullanılmayan bir evin çatı katında ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ve suça sürüklenen çocuğun bahse konu suçları işlediği kanaatine varılarak Yerel Mahkemece cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2-Sanık ve suça sürüklenen çocuk suçu inkâr etmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2012 tarihli ve 2012/252 Esas, 2012/1177 Karar sayılı 15.03.2013 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a maddesi uyarınca verilen 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin tekerrüre esas olmasına rağmen sanık hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 indirim yapılması sırasında 5 yıl yerine 4 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini sonraki uygulama ile sonuç cezanın doğru hesaplandığı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış, suçun işlenmesiyle şikâyetçinin uğradığı zararın tamamen giderilmediği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinin (c) bendinde yazılı “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” koşulunun bulunmaması nedeniyle, suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk ve sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2021/501 Esas, 2022/632 Karar sayılı kararında sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.