T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1053 - 2026/370 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1053 KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/12/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/447E.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1053 - 2026/370 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1053 KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/12/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/447E., 2020/769K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 18/02/2026 YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: 30/12/2004 tarihinde davalının işçisi dava dışı ...'ın, davalı ... İnş. Ltd. Şti. 'nin yüklenici konumunda olduğu Selçuk Anadolu Lisesi inşaatında kalıp ustası olarak çalıştığı sırada , beton pompa kamyonunun ön sağ destek ayağının kırılması sonucu, üzerine beton makinesinin düşmesi nedeniyle malul kaldığı iş kazasından dolayı müvekkili, davalı ile ... Beton ve ... Harfiyat aleyhinde İzmir 11. İş Mahkemesinin 2013/664 esas ve 2013/555 karar sayılı dosyasında tazminat davası açtığı, bu dosyanın birleştiği İzmir 2. İş Mahkemesinin 2015/317 esas 2015/406 karar sayılı ilamıyla; 59.754,84 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiğini, müvekkilinin sehven ilamı temyiz etmemesi üzerine, kesinleştiği ve ilamın takibe konulduğu İstanbul Anadolu 9 İcra Müdürlüğünün 2015/21828 esas sayılı dosyasında icra tehdidi altında 13/11/2015 tarihinde 148.023,48 TL 'nin ödendiğini. Söz konusu ilamın HMK 303 maddesi kapsamında kesin hüküm teşkil etmediğini, davalıya ait Atatürk Mahallesi Selçuk/İzmir adresindeki inşaatın 05/11/2004 - 01/10/2005 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 6212562 nolu, davalı şirketin sigorta ettiren olarak yer aldığı inşaat tüm riskler sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçede 3. şahıs mali sorumluluk teminatının bulunduğu ve yalnızca 3. şahıslara verilen zararları kapsadığını, sigortalıya bir hizmet akdi ile bağlı olan kişilere verilen zararları kapsamadığını, iş mahkemesi dosyasında, iş kazası geçiren ...'ın davalıya iş akdi ile bağlı kişi olduğu ve bu nedenle 3. kişi sayılamayacağından uğradığı zararların poliçe kapsamında olmadığını, davalı sigortanın sigorta ettiren konumunda olması ve iş kazası nedeniyle işveren konumunda olup kusursuz sorumlu olmasından bahisle, ödenen 148.023,48 TL'nin ödeme tarihi 13/11/2015 den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Adı geçen ...'ın müvekkili şirketin okul inşaatı yaptığı yerde, inşaatın kalıp işini verdiği taşeron ...'ın işçisi olduğunu, iş kazasının müvekkili şirketin hazır beton döküm işini verdiği ... Beton Anonim Şirketi'nin alt taşeronu dava dışı ... Harfiyat tarafından kullanılan beton pompa kamyonunun ön sağ teker ayağının kırılması neticesi beton makinesinin işçinin üzerine düşmesi sonucu meydana geldiğini, iş mahkemesinde hükme esas alınan raporda kaza nedeniyle müvekkili şirkete % 25 , ... Harfiyata % 75 oranında kusur izafe edildiğini, söz konusu poliçenin bu iş kazasının da teminatını oluşturduğunu, söz konusu poliçede iş veren ve sigortalının TC MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı olduğunu, müvekkili şirketin ise, sigorta ettiren yüklenici konumunda olduğunu, kaza geçiren ...'ın taşeron ...'ın işçisi olduğu, kendilerinin işçisi olmadığını, aralarında hizmet ilişkisi olmadığını belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir. Birleşen İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/971 esas sayılı davada; Davacı vekili özetle: 30/12/2004 tarihinde dava dışı ... İnşaat Limited Şirketi'nin yüklenicisi olduğu inşaatta, bu şirketin işçisi olan dava dışı ...'ın ... Betona ait beton makinesinin destek ayağının kırılması sonucu bomunun üzerine düşmesiyle gerçekleşen kazada malul kaldığını, söz konusu inşaatta davalı ... Betonun beton işini üstlendiğini, davalı ... Hafriyatın ise ... Betonun alt işvereni olarak beton taşımacılığı ve dökümünü gerçekleştirdiğini, bu inşaatın müvekkili şirket nezdinde inşaat tüm riskler sigorta poliçesi ile sigortalı olduğundan bahisle İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2015/317 esas sayılı dosyasında açılan davada, davalı olarak gösterildiğini, dava dışı ... İnşaatın ve davalıların kazadan sorumlu olması nedeniyle tazminata hükmedildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine icra dosyasında toplam 148.023,48 TL'yi 13/11/2015 tarihinde ödemek zorunda kaldıklarını, söz konusu iş kazasının sigorta poliçeleri kapsamına girmediğinden tazminata sorumlu olması gereken ... İnşaattan rücuan tahsili istemiyle Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/447 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, öncelikle Ankara 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/447 esas sayılı dosyası ile bu davanın birleştirilmesine, bilahare de iş mahkemesinde hükme esas alınan raporda, kazanın oluşumunda ... Hafriyatın % 75 oranında kusurlu olduğu, diğer davalının da asıl işveren ve araç işleteni olarak kusursuz sorumlu olduğunin tespit edildiğinden zararda kusurları oranında sorumlu olduklarından, ödenen miktarın % 75'ine isabet eden 111.017,61 TL'nin kanuni halefiyet sebebiyle davalılardan ödeme tarihi 13/11/2015 den itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Beton Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili özetle: Öncelikle alacağın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin adreslerinin bulunduğu ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan davanın reddini, aksi halde ise İş Mahkemesi ilamının davacı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmesinin kendi kusurundan kaynaklandığı, müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, ödediği miktarı müvekkilinde talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir. Davalı ... Hafriyat'a Tebligat Kanun'nun 35. maddesine göre tebligatlar yapıldığı halde, davaya cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamıştır. İlk derece mahkemesince "... 30/12/2004 tarihinde, davalı ... İnşaatın yüklenicisi olduğu okul inşaatında çalışan işçisi ...'ın, inşaat beton dökümü işini yapan ... Hafriyata ait beton kamyonunun neden olduğu kazada malul kaldığı, bu nedenle İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2015/317 Esas sayılı dosyası ile birleşen İzmir 11.İş Mahkemesi'nin 2013/664 Esas sayılı dosyasında, davacı ve davalılar aleyhinde tazminat davası açtığı, dosyada alınan kusur raporunda; olayın meydana gelmesinde ... İnşaatın % 25, ... Hafriyatın % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği , söz konusu inşaat alanını TC MEB Yatırım ve Tesisler Dairesi Başkanlığına ait olduğu ve davacı ... Sigorta tarafından İnşaat All Riskler Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu , davalı ... İnşaatın yüklenici olup sigorta ettiren ve TC MEB Yatırım ve Tesisler Dairesi Başkanlığının ise sigortalı konmunda olduğu, poliçenin 3. Şahıs sorumluluk teminatı kapsamında inşaat alanında kazaya uğrayan ve malul kalan ...'ın sigortalıya hizmet sözleşmesi ile bağlı kişi olmadığından zararının poliçe teminatı kapsamında kaldığı, İş Mahkemesince yapılan yargılamada kusurlu bulunanlar ile sigorta poliçesini yaptıran ... Sigorta aleyhinde müteselsil olarak tazminata hükmediliği, ilamın kesinleşmesi üzerine, sigorta şirketince, tüm zararın faizi ve ferileri ile birlikte 13/11/2015 tarihinde ...'a 148.023,48 TL olarak ödendiği, bu ödemenin ... İnşaat ın %25 kusuruna denk gelen miktarını sigortacının isteyemeyeceği ancak bunun dışında, % 75 oranında ki davalı ... Hafriyat Nakliyat Ticaret A.Ş.'ye denk gelen 111.017,61 TL ödemeyi adı geçenden rücuen talep edebileceği, diğer davalı ... Beton (Yeni unvanı ... Çimento) nun kusuru bulunmadığından ondan talep edemeyeceği anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde asıl davanın reddine, birleşen davada davanın davalı ... Hafriyat yönünden davanın kabulüne, davalı ... Beton (yeni unvanı ... Çimendo) yönünden ise kusuru bulunmadığından reddine..." karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesinin ilamı incelendiğinde görüleceği üzere konu ilamda, yalnızca müvekkili şirket ve davalı tarafın dilekçelerindeki beyanlara yer verilerek hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin, itiraz edilen eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ürünü bilirkişi raporuna atıfla yetinildiğini, itirazların gereği gibi değerlendirmeden ve açıklanmadan hüküm kurulduğunu, özellikle müvekkili şirketçe yapılan ödemenin birleşen dava davalılarından kusurları oranında tahsilinin mümkün olduğu tespit edilmişken, sigorta ettiren konumundaki asıl davalı müteselsilen sorumlu işveren ... İnşaat bakımından tazminatın rücu imkanı olmadığı tespitinin gerekçesinin açıklanamadığını, bilirkişi raporuna atıf yapılmakla yetinildiğini, hükmün dayanağı bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından esas dava yönünden yapılan değerlendirmenin hukuki değerlendirme niteliğinde olduğu gibi aynı zamanda hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından birleşen dava davalılarından müvekkili şirketin tazminat hakkının bulunduğu isabetle tespit edilmişken diğer müteselsil sorumlu işveren asıl dava davalısı ... İnşaat bakımından tazminat isteme hakkının bulunmadığı kanaaatinin taraflarınca anlaşılamadığını, ilk derece mahkemesi tarafından da aynı gerekçe ile ... İnşaat bakımından davanın reddine karar verildiğini, sigortalı - sigortacı ilişkisi dahi bulunmayan ... İnşaat'ın sorumluluğunun neden müvekkili şirkete yükletildiğinin açıklanamadığını, ... Beton bakımından kusuru bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, TBK 60 madde uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğu dışında bir ödeme yapmış olduğundan en iyi giderim imkanı sağlayan hukuki kuruma göre alacaklarının tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, TTK m 1472 uyarınca, İnşaat Tüm Riskler sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL'nin mahsubuyla kalan 672,70 TL'nin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18/02/2026 Başkan Üye Üye Katip