11. Hukuk Dairesi 2023/1827 E. , 2024/136 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/797 Esas, 2022/1799 Karar ASIL DAVADA DAVACI BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : ... Mirasçıları; 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... vekili Avukat ... ASIL DAVADA DAVALI BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Birleşen davanın açılmamış sayılmasına (Esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle) BİRLEŞEN DAVA : Ankara 9. Asliye Ti
**11. Hukuk Dairesi 2023/1827 E. , 2024/136 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/797 Esas, 2022/1799 Karar ASIL DAVADA DAVACI BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : ... Mirasçıları; 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... vekili Avukat ... ASIL DAVADA DAVALI BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Birleşen davanın açılmamış sayılmasına (Esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle) BİRLEŞEN DAVA : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/926 E. sayılı dava dosyası Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit istemine ilişkin asıl dava ve alacak istemine ilişkin birleşen davada verilen kararın istinaf edilmesinden sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesiyle bu defa, ek kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden onanmasına, birleşen dava yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili; müvekkillerinin müteveffa ...'in mirasçıları olduğunu, davalı ile davacıların miras bırakanı ... arasında ticari ilişki olmamasına rağmen davalının 2 adet bonoya dayanarak icra takibi başlattığını, bonodaki imzaların mirasçı ...'e ait olmadığını ileri sürerek takibe konu senetlerden ve senet teslim protokolünden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, bonolara dayalı icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili, davacılar murisine borç verdiğini ve borcun ödenmediğini, karşılığında senet teslim protokolüne istinaden davaya konu bonoların alındığını ileri sürerek senet teslim protokolünde de belirtilen bono bedellerinin davalılardan tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, imzanın davacıların miras bırakanına ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarih, 2011/777 E. ve 2019/517 K. sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2010/13110 E. sayılı dosyada takibe konulan 750.000 USD bedelli 18.05.2009 tanzim, 26.08/2010 vade tarihli keşidecisi ... Koçtürk olan, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2010/13130 E. sayılı dosyada takibe konulan 1.750.000 USD bedelli 03.06.2009 keşide, 25.12.2010 vade tarihli, keşidecisi ... Tekeli olan bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu her iki senedin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanan %40 kötü niyet tazminatı 1.426.300,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/926 E. sayılı dosyada açılan davanın 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine göre açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2020 tarih, 2019/2016 E. ve 2020/41 K. sayılı kararıyla eksik istinaf harcının tamamlanması için dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş; geri çevirme sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan ihtara rağmen istinaf harcı tamamlanmadığından 20.02.2020 tarihli ek kararla asıl davada istinaf başvurusunun reddine, birleşen dava yönünden istinaf istemleri değerlendirilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2020 tarih, 2020/467 E. ve 2020/782 K. sayılı kararıyla; davalı ...'ın kendisine çıkarılan ihtara rağmen istinaf harçlarını yatırmamış olduğu, adli yardım talebinin Dairenin kesinleşen kararı ile reddedilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 16.02.2022 tarih, 2020/6909 E., ve 2022/1163 K. sayılı kararıyla; "1-Asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamı ve talep dilekçesi içeriğinin incelenmesi sonrasında 6100 sayılı Kanun'un 334 ncü ve 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası koşullarının oluştuğu anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. 2- Asıl davada; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Birleşen davada; dava, alacağın tahsili istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı aleyhine maktu karar ve ilam harcına hükmedilmiştir. Birleşen davada verilen karar aleyhine davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulurken istinaf dilekçesinde istinaf harcı olarak maktu harç yatırılmış olup, istinaf edilen kararın niteliğine göre istinaf başvurusu maktu harca tabi bulunduğundan, istinaf peşin harcı olarak nisbi harç yatırılması hususunda İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesine göre çıkarılan muhtıra ve nisbi harcın yatırılmaması üzerine verilen 05.07.2021 tarihli "kararın istinaf edilmemiş sayılmasına" ilişkin ek karar usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dosya davacısının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli ek kararının kaldırılarak birleşen davada verilen kararın esastan incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen davada verilen kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davaya yönelik kısmının onanmasına, birleşen davaya yönelik kısmının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde bulunduğu, Mahkemece 07.01.2019 tarihli ara karar ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.02.2019 tarih, 219/82 D. İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, 27.02.2019 tarihli duruşmada davacı vekilinin harcı yatırma imkanlarının olmadığını beyan ettiği, bunun üzerine mahkemece birleşen davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 08.03.2019 tarihli dilekçe ile davacı vekilinin birleşen dosyanın yenilenmesini talep ettiği, Mahkemece 18.03.2019 tarihli ara karar ile dosyanın tekrar işleme alınmasının eksik harcın yatırılmasına bağlı olduğu, eksik harcın ikmal edildiğine dair makbuzun sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiği, 24.04.2019 tarihli dilekçe ile asıl dava yönünden ilk kez, birleşen dava yönünden tekrar adli yardım talebinde bulunulduğu, 03.05.2019 tarihli ara karar ile adli yardım talebinin tekrar reddedildiği, karara itiraz edilmesi üzerine Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.05.2019 tarih, 2019/216 D. İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, 18.06.2019 tarihli dilekçe ile tekrar adli yardım talep edildiği, 19.06.2019 tarihli duruşmada adli yardım talebinin tekrar edildiği, aynı celse mahkemece sözlü yargılama aşamasına geçilerek asıl davanın kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği; mahkeme gerekçesinde bu hususa yönelik olarak adli yardım talebinin reddine dair kararların itiraz üzerine kesin olarak reddedilmesi ve ... delil ve belge sunulmadan tekrar adli yardım talebinde bulunmasının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu takdir edilerek değerlendirilmediğinin açıklandığı, davacının adli yardım taleplerinin mahkemece reddedilmesi üzerine itiraz merci tarafından itirazların kesin olarak red edildiği, karar duruşmasında ... delil ve belge sunulmadan aynı gerekçelere dayalı tekrar edilen adli yardım talebinin yargılamayı uzatmaya matuf olduğu yönündeki mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, adli yardım talebinin reddi kararından sonra davacının dava harçlarına yönelik harcı yatıramayacağı yönündeki beyanı üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, harç yatırılmadığı için işlemden kaldırılan dosyanın ancak harcı yatırılarak yenilenebileceği, harçsız yenileme yapılamayacağı, mahkemece yenileme talebinin reddi kararı ile süresinde harcın yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılması kararının usul ve yasaya uygun olduğu, Dairemizin asıl davaya yönelik kararın onanması, birleşen davaya yönelik kararın bozulması kararına istinaden sadece birleşen davaya yönelik karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19.06.2019 tarih 2011/777 E. ve 2019/517 K. sayılı birleşen davaya yönelik kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/926 E. sayılı dosyada açılan davanın 492 sayılı Kanun'un 30 uncu ve 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesine göre açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; adli yardım taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, asıl davada imzanın davacılar mirasçısına ait olması nedeniyle reddinin, birleşen davanın ise senet teslim protokolü de dikkate alınarak kabulünün gerektiğini, Dairemizin bozma ilamına göre esastan inceleme yapması gereken Bölge Adliye Mahkemesinin işin esasını incelemediğini ve bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın birleşen dava yönünden bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Dairemizin yukarıda anılan asıl davaya yönelik onama, birleşen davaya yönelik bozma kararı sonrasında birleşen davada verilen açılmamış sayılmasına dair kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 150, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 334 ve devamı hükümleri ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2. 492 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Asıl davada verilen karar Dairemizin 16.02.2022 tarih ve 2020/6909 E., 2022/1163 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğinden asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, birleşen davada kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin REDDİNE, 2.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan birleşen davada verilen kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.