T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2025/2000 KARAR NO : 2026/155 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TORBALI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01.10.2025 ESAS NO : 2025/271 KARAR NO : 2025/310 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.12.2025 ESAS NO : 2025/1066 KARAR NO : 2025/1104 DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 22.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22.01.2026 Torbalı 2. …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2025/2000 KARAR NO : 2026/155 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TORBALI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01.10.2025 ESAS NO : 2025/271 KARAR NO : 2025/310 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.12.2025 ESAS NO : 2025/1066 KARAR NO : 2025/1104 DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 22.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22.01.2026 Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili Torbalı Asliye Ticaret Mahkemesi başlığı ile Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten KPA2024000000797 numaralı 16.02.2024 tarihli fatura kapsamında ürün satın aldığını, ancak teslim edilen ürünlerin müvekkilinin siparişine uygun olmayıp ayıplı şekilde teslim edildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından 19.02.2024 tarihli GIB2024000000001 numaralı iade faturası düzenlendiğini ve ürünlerin davalıya iade edildiğini, davalının 04.03.2024 tarihli ihtarı ile iade edilen ürünleri teslim aldığını kabul ettiğini, ancak ürünlerin bedeli olan 17.752,30 TL' nin bugüne kadar iade edilmediğini beyanla, müvekkilinin iade ettiği ürünlere ilişkin 15.752,30 TL'nin 19.02.2024 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Torbalı/İzmir adresinde faaliyet gösterdiğini, ikame edilen davanın her iki tarafının da tacir olup, alacak talebinin ticari iş ilişkisinden doğduğunu, görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunduğunu, TTK 5/A-1 maddesi gereğince dava şartı olan arabulucuk sürecine gidilmeden davanın ikame edildiğini, yapılan incelemelerde davacı tarafından ayıplı olduğu gerekçesi ile müvekkiline kargo ile gönderilen ürünlerin paketlerinin dahi açılmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından İzmir 15. Noterliğinin 03178 yevmiye sayılı 04.03.2024 tarihli ihtarnamesi ile ürünlerin ayıplı olmadığının ve ürünlerin müvekkili şirketten geri alınmasının davacıya ihtar edildiğini, ancak davacının ürünleri teslim almadığını, müvekkiline bir geri iade faturası da iletilmediğini, TTK'nın 23. maddesi gereğince teslim sırasında açıkça belli olan ayıbın 2 gün içinde satıcıya bildirilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete 2 gün içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, bahse konu süre geçtikten sonra ürünlerin gönderildiğini, davacı iddialarını kabul etmediklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 2025/271 Esas, 2025/310 Karar sayılı, 01.10.025 tarihli karar ile "Mahkememize gelen dava dosyası incelendiğinde; dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açıldığı ve Ticaret mahkemesinde görülmesi gereken işlerden olduğu anlaşılmıştır. 23.07.2004 tarih, 25531 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu uyarınca Torbalı İlçesi İzmir Büyükşehir Belediye hudutları içerisine alındığından ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih, 188 sayılı ihtisas mahkemelerinin yargı alanlarını yeniden belirleyen ilke kararı gereğince tarih belirtilmeksizin Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki merkez ilçe ile diğer ilçelerin adı ile kurulu Ağır Ceza Merkezlerinde oluşturulan müstakil Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin yalnız Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresi olarak tespitine karar verildiği, bu karar ile mahkememizin (Ticaret Mahkemesi) sıfatının kaldırıldığı, açılan davaya İzmir Ağır Ceza Merkezinde kurulu müstakil Ticaret Mahkemelerinde bakılması gerektiğinin kabulü ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş, karar 04.11.2025 tarihinde kesinleşmiştir. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1066 Esas, 2025/1104 Karar sayılı, 01.12.2025 tarihli kararı ile, mahkemece davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapıldığı, davacının tacir kaydının bulunmadığı, 12.09.2003 tarihinden bu yana esnaf kaydının bulunduğu, davacının gelir vergisinden muaf olduğu, basit usulde ticari kazanç hükümlerince vergilendirildiği, davacının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, işletme esasına tabi bulunduğu, davalı şirketin tacir sıfatı mevcut ise de davacının tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin davacı bakımından ticari iş olmadığının anlaşıldığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, davaya bakma görevinin Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu gerekçesi ile davanın HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde mahkeme ile Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini amacı ile dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar 23.12.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5/2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre "bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemeleri yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca, TTK'nın 1463. maddesinde de önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardar aşağıya gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup, bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, davacı yanın alacağının tahsili talebi ile açtığı davada Tavşanlı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 10.11.2025 tarihli, Kütahya Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğünün 10.11.2025 tarihli ve Kütahya Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevaplarına göre, davacı ... ... ...'nın tacir sıfatına haiz olmadığı, faaliyetin esnaf boyutunda olduğu, nispi nitelikteki ticari davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın tacir olması gerektiği anlaşılmakla davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir Açıklanan nedenlerle, yargı yeri olarak Torbalı Asliye Mahkemesinin belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22.01.2026