9. Ceza Dairesi 2021/2344 E. , 2023/4755 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/39 E., 2014/308 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nu…
**9. Ceza Dairesi 2021/2344 E. , 2023/4755 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/39 E., 2014/308 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2014 tarihli ve 2013/39 Esas, 2014/308 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.07.2017 tarihli ve 14-2014/384576 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii Temyiz İsteminde Özetle Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği beraat eden sanık yararına hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. B. Sanık ... Müdafii Temyiz İsteminde Özetle Beraat eden sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. C. Katılanlar Vekili Temyiz İsteminde Özetle Kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, sanıkların mağdurenin sarhoş olmasını sağlayarak iradesini bu şekilde etkilediklerini, mağdureyi zorla araca bindirdiklerini, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunu, kararın bozularak sanıkların cezalandırılmalarını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; ''Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nca düzenlenen 04/12/2012 tarihli ... ...'a ilişkin raporun incelenmesinde; anatomik olarak bakire olduğu, akut veya kronik livatanın objektif bulgularının olmadığı, ruh sağlığı yönünden Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı'ndan görüş alınması gerektiği bildirilmiştir. Dr. Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nce ... ... ile ilgili düzenlenen 19/12/2012 tarihli raporun incelenmesinde; yapılan psikiyatrik değerlendirmede yaşadığı olay sonrası kaçınma davranışları, korkular ve uyku bozukluğu saptandığı, Sağlık Kurulu'nca değerlendirme sonucunda akut, stres bozukuğunun tespit edildiği, bu nedenle ruh sağlığının bozulmuş olduğu, etkilerinin kalıcı olup olmadığının değerlendirilmesi için 3 ay sonra kontrolünün gerektiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Dr. Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nce ... ... ile ilgili düzenlenen 15/06/2013 tarihli raporun incelenmesinde; katılanda travma sonrası stres bozukluğu tanısı konduğu, ruh sağlığının bozulduğu ilaç tedavisinin düzenlendiği, iddia edilen olayın oluş şekli gözetilerek mağdurun beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olduğu kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce alınan beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak duruma ilişkin rapor ve raporlar arasındaki çelişkiler gözetilerek; olay nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise hangi sanık veya sanıkların eylemleri sonucu bozulduğu, bunun tıbbi olarak ayrımının mümkün olmadığı, mağduru olduğu iddia edilen eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığı hususlarında bu kez mağdur Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmiş, 6. İhtisas Kurulu'nun 17/02/2014 tarihli raporu dosyaya dahil edilmiştir. Söz konusu raporun incelenmesinde; mağdurun geçirmiş olduğu post travmatik stres bozukluğunun ruh sağlığını etkilediği, ancak ruh sağlığını bozacak mahiyette olmadığı, sınır mental kapasitede olduğu, kendisinde tespit edilen zeka seviyesinin mağduru bulunduğu suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak mahiyet ve derecede bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün BYL-12-11608 uzmanlık nolu raporun incelenmesinde; ... ...'dan alındığı belirtilen anal ve vajinal sürüntü örneklerinde meni bulunamadığı anlaşılmıştır. Mağdura ait nüfus kaydının incelenmesinde; mağdurun olay tarihinde; 16 yaşı bitirmiş, 17 yaşın içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılamada toplanan delillerle; mağdur ... ...'ın erkek arkadaşı ... ile birlikte buluşmak amacı ile ... ...'nin evine kendi rızası ile gittiği, ... ...'nin anne ve babasının haberi olmadan birlikte eve girip üçünün alkol aldıkları, bir süre sonra ...'nın araba ile gezmeyi teklif edip sanık ...'i arayarak araç ayarlamasını istediği, bunun üzerine Muhammet'in kuzeni ...'ın aracı ile ... ...'nin evine giderek diğer sanıklar ve mağduru da alıp ormanlık mevkiye gittikleri, bu olaylar sırasında mağdurenin aşırı derecede sarhoş olduğu, vatandaşların mağdurenin durumunu görüp sanıkların ona cinsel anlamda zarar vereceklerini düşünerek polisleri bilgilendirdikleri, olay yerine gelen polisleri gören sanıkların kaçıştıkları, mağdurenin yerde badi tabir edilen iç çamaşırının çıtçıtları açık vaziyette yatarken göründüğü anlaşılmıştır. Yargılama boyunca mağdure bir kısım sanıklardan şikayetçi olduğunu, diğerlerinden şikayetçi olmadığını, olay sırasında kimse ile ilişkiye girip girmediğini hatırlamadığını, ... ... ve ... ile birlikte evdeyken ve daha sonra kendisine yönelik cinsel bir davranışın gerçekleşmediğini beyan etmiş, bu nedenle görgü tanığı olmayan olayda hayatın olağan akışı içerisinde savunmalar değerlendirilerek sonuca gidilmeye çalışılmıştır. Mağdurenin olay tarihinde 15 yaşından büyük olduğu ve olayın başından itibaren rızası ile hareket ettiği kanaatine ulaşılmış, bu nedenle sanıklara yüklenen birden fazla kişi ile alıkoyma ve bu suça iştirak eyleminin rıza dahilinde gerçekleştirildiği gözetilerek tüm sanıkların alıkoyma suçundan beraatlerine karar vermek gerekmiştir. Sanıklara yüklenen organ sokmak sureti ile birden fazla kişi ile ruh sağlığı bozulacak şekilde cinsel saldırı suçundan yapılan yargılamada; mağdurenin olay nedeni ile ruh sağlığının bozulmadığı, kendisine karşı işlenen eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek yetenekte olduğu, mağdureden alınan sürüntü örneklerinde sanıkların meni ya da DNA örneklerinin bulunmadığı, bu nedenle eylemin nitelikli cinsel saldırı boyutuna ulaşmadığı, suçun basit cinsel saldırı kapsamında kaldığı, mağdurenin baştan itibaren rızası nedeni ile bu suçtan da sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerektiği anlaşılmış'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlerde, 28.12.2013 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendilerini vekaletnameli müdafiler ile temsil ettirip, beraatlerine karar verilen sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Mağdurenin aşamalardaki beyanları ile 04.12.2012 tarihli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalınca düzenlenen mağdurenin anatomik olarak bakire olduğuna ilişkin rapor göz önüne alındığında Tebliğname de bozma isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2014 tarihli ve 2013/39 Esas, 2014/308 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 3.000 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettiren sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ya ayrı ayrı ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2023 tarihinde karar verildi.