12. Ceza Dairesi 2022/4684 E. , 2023/3625 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5410 E. 2021/1629 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama A.Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl …
**12. Ceza Dairesi 2022/4684 E. , 2023/3625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5410 E. 2021/1629 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama A.Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,"nın temyiz incelemesine tabi olmadığı yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmıştır. B.Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli 2018/35 Esas 2019/283 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 12.100, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve ehliyetinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. b.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 6.000, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve ehliyetinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 01.06.2021 tarihli 2019/5410 Esas 2021/1629 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. b.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.06.2022 havale tarihli ve 2021/100236 sayılı, ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık ... hakkında tayin edilen ceza miktarının az olduğuna ilişkindir. B.Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri a. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 1.Sanığın cezasında bilinçli taksir artırımı yapılmamasına, 2.Ceza miktarının az olduğuna b.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 1.Ceza miktarının az olduğuna ilişkindir. C.Katılan Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Kusur durumuna, 2.Cezanın fazla olduğuna, 3.Bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1."Mahkememizce olay mahallinde yapılan keşifler, düzenlenen bilirkişi raporları, İstanbul ATK raporu, soruşturma aşamasında temin edilen trafik kaza tespit tutanağı, sanık savunması, katılanlar ve katılan sanık beyanları ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, katılan sanık ...'ın yağmurlu ve mahal hız limitinin saatte 50 kilometre olduğu yolda mevsime uygun olmayan lastiklerle seyri sırasında önünden geçmekte olan otomobili görünce aracının seyir güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde direksiyon tedbirine başvurduğu ve aracının hızını mahal, yol ve kullandığı lastiklere uygun olmayan bir şekilde seyrettiği için direksiyon hakimiyetini kaybettiği, buna göre dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise sol şeritte seyri sırasında güvenli mesafe bırakmadan sağ tarafa doğrultu değiştirdiği, arkasından gelmekte olan otobüs sürücüsünün seyir şeridine girip gelmekte olan aracın güvenli sürüşüne engel olduğu anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada tali derecede kusurlu olduğu, bu itibarla sanık ve katılan sanığın üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilmiştir. " şeklindedir. 2. Olay nedeniyle ...., ..., ...,..., ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, ...'ın yüzde sabit iz niteliğinde ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde, ...'ın hayat fonksiyonlarını Ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu ve yüzde sabit iz oluşacak şekilde yaralandığına dair raporları dosya içindedir. Olay nedeniyle yaralanan bu yedi kişi sanık ...'dan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir. 3.Trafik kaza tespit tutanağında, meskun mahalde, gündüz vakti, yağmurlu havada, bölünmüş zemini ıslak asfalt eğimli il yolunda, sürücü ...'ın idaresindeki otobüs ile sağ şeritte seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş yönüne göre sağ tarafta bulunan banket üzerinde aracını devirerek sürüklendiği ve sol yan tarafları ile beton su kanalına düşmesi sonucu gerçekleşen kazada, ...'ın araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği bildirilmiş olup araçta kar tipi lastik bulunmadığı bildirilmiştir. 4.Soruşturma aşamasında tanzim edilen 12.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, katılan sanık sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 5.Mahallinde keşif sonucu düzenlenen 10.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'ın asli kusurlu olduğu, katılan sanık ...'ın ise ikinci derecede tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 6.Olay yerinde yeniden yapılan keşif sonrasında tanzim edilen 24.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise sanık sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu, katılan sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 7.İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 07.12.2017 tarihli raporunda kusur dağılımı; "A)-Sanık sürücü ..., sol şeritte seyri sırasında güvenli mesafe bırakmadan sağ tarafa doğrultu değiştirdiği, arkasından gelmekte olan otobüs sürücüsünün seyir şeridine girip gelmekte olan aracın güvenli sürüşüne engel olduğu anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada tali derecede kusurludur. B)-Şüpheli sürücü ..., yağmurlu ve mahal hız limitinin saatte 50 kilometre olduğu yolda mevsime uygun olmayan lastiklerle seyri sırasında önünden geçmekte olan otomobili görünce aracının seyir güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde direksiyon tedbirine başvurduğu ve aracının hızını mahal, yol ve kullandığı lastiklere uygun olmayan bir şekilde seyrettiği için direksiyon hakimiyetini kaybettiği anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli derecede kusurludur. C)-Dosya içerisinde bulunan .... ve ... tarafından yazılan ve sanık sürücüye asli otomobil sürücüsüne tali kusur verilen bilirkişi raporları olayın oluş şekli ve mahal şartları dikkate alındığında isabetsiz bulunmuştur. Havanın yağmurlu ve yerlerin ıslak olması, otobüs şoförünün mevsime uygun olmayan lastiklerle seyretmesi ve aracının hızını, bildiği bu şartlara göre ayarlamaması sonucu aldığı direksiyon tedbiri kullandığı aracın devrilmesiyle sonuçlanmış olup bu şartlara uysaydı kazanın oluşumunu önleyebileceği veya daha hafif bir şekilde kazanın olabileceği heyetimizce değerlendirilmiş olup şüpheli sürücü ...'ın kazanın oluşumunda asli derecede kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. D)-Dosya içerisinde bulunan ...'a ait bilirkişi raporu olayın oluş şekli ve mahal şartları dikkate alındığında isabetli bulunmuştur." şeklindedir. 8.Dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporları ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmakla, çelişkinin giderilmesi bakımından İstanbul 55.Asliye Ceza Mahkemesince alınan 23.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise katılan sanık ...'ın hatalı sevk ve idaresinin birinci derecede kusurlu olduğu, sanık ...'ın hatalı sevk ve idaresinin ikinci derecede kusurlu bulunduğu tespit edilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edilmiştir. 9.Sanık ...'ın savunması "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Olay tarihinde eşim doğum iznine ayrıldığından memleketimiz olan Antalya'ya doğru yola çıkmıştık. Hamileliğinin son haftalarıydı. Uşak'tan Çivril yoluna doğru ilerliyordum. Bölünmüş yoldu. İki şeritliydi. Ben sol şeritten devam ediyordum. Sağ şeritte de yakınlardaki organize sanayi bölgesine işçi taşıdığını düşündüğüm servis otobüsleri vardı. Önceden mola vermek için benzinliğe girmeyi planladığımdan hızım şehir içi limitlerindeydi. Sol şeritte ilerliyordum. Mola vermek amacıyla Pamukkale Gaz İstasyonu isminde bir benzinliğe girmek için sağ şeride geçmem gerekiyordu. Sinyalimi yaktım. Sağ şeride geçtim. Arkamda servis minibüsü vardı. Aramızda yaklaşık 30 metre mesafe vardı. Sinyalimi kapatmadan yaklaşık 100 metre devam ettikten sonra benzinliğe girdim. Pompaya yanaştım. Aracımdan inerken gürültü duydum. Yakıt almaya başladığımızda da yanıma üstü başı toz toprak olan bir vatandaş geldi. Bana senin yüzünden kaza yaptık dedi. Ben de "sinyalimi verdim. Nizami olarak benzinliğe girdim. Benim herhangi bir kusurum yoktur" dedim. Benzinlikte çalışan işçiler "sen buradan ayrıl. Seninle alakası yok. Ortalığı galeyana getirebilirler." dediler. Gitmemi söylediler. Ben polisleri bekledim. Trafik polisleri geldi. Emniyet müdürlüğüne gittik. Emniyet müdürlüğünde eşim ve ben ifade verdik. Ben kaza tespit tutanağından örnek istedim. Görevliler bana "Tutanakta adınız da geçmemekte ve plakanız da geçmemekte. Dolayısıyla size tutanağı veremeyiz" dediler. Akabinde ağustos ayında hakkımda kamu davası açıldığını öğrendim. Dosyada ikinci bir bilirkişi raporu aldırıldığını öğrendim. Raporu incelediğimde bilirkişinin hazırladığı krokinin gerçeğe uygun olmadığını tespit ettim. Raporda "benim kazaya karışan minibüsün arkasında bulunduğum arkasından sollama yaparak önüne geçtiğim" yazılmış. Ben bu saptamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Ben sol şeritten devam ediyordum. Sağ şeritte bulunan minibüsü solmamam söz konusu olmadı yani arkasında bir süre devam edip sonra soluna geçip ondan sonra da önüne geçme gibi bir sollama olmadı. Zaten arkasında da başka araçlar seyir halindeydi. Keşif yapılmasını ve yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını isterim. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Bildirilen bir zarar olursa ödemem. Suçsuzum, beraatime karar verilmesini talep ederim, suçun kabulü anlamında olmayıp hakkımda mahkumiyet kararı verilecekse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının hakkımda uygulanmasını kabul ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. 10.Katılan sanık ...'ın savunması "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay tarihinde mağdur ve müştekilerin bulunduğu 64 S 209 plaka sayılı servis aracı ile seyir halindeyken diğer müşteki sanığın kullandığı ... beni sollayarak geçti. Herhangi bir sinyal vermeden aniden sağ tarafta bulunan benzin istasyonuna giriş yaptı. Ben çarpmamak için önce frene bastım, hafif sola kırdım. Hava yağışlı ve yerler çamur olduğu için ... kaydı ve devrildi. Mağdur ve müştekiler yaralandı. Diğer müşteki sanık manevrasını yaptığında aramızda yarım metre veya bir metre vardı. Bu nedenle hızlı davrandım. Olayda kusurum yoktur. Beraatimi, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ederim. Benim olay nedeniyle yaralanmam olmadı. Ancak diğer müşteki sanık ...'dan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklindedir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1."Katılan sanık ...'ın olay günü saat 07:45 sıralarında idaresindeki 28 kişi kapasiteli ... plakalı İSUZU marka 1994 model servis midibüsü ile yerleşim yeri içerisindeki, ... Bulvarını takiben Karma Organize Sanayi yönüne seyirle sağ şeridi takiben Pamukkale Akaryakıt İstasyonuna yaklaştığı esnada, kendisini geçerek istasyona giriş yapan sanık ... idaresindeki ... plakalı araca çarpmamak için ani manevra yaptıktan sonra aracının hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki banket ve su tahliye kanalına devrilmesi neticesinde araçta yolcu olarak bulunan 11 kişinin ve katılan sanık sürücü Uğur'un yaralandıkları, Kazada katılan ...'ın hayati tehlike geçirecek, yüzde sabit iz oluşturacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak biçimde, katılan ... 'ın ise hayati tehlike geçirecek hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine ve yüzde sabit iz oluşmasına neden olacak biçimde; diğer katılan, müşteki ve mağdurların ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, Katılanların ve katılan sanık beyanları ile tanık beyanları, kazaya ilişkin tutanaklar ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; midibüs sürücüsü sanık ...'ın gündüz vakti, yağmurlu ve hız limitinin 50 km/s olduğu bölünmüş iki şeritli yolda seyri sırasında midibüsü geçerek istasyonuna girmek üzere sağa yönelen otomobili görünce sola direksiyon kırıp orta refüje doğru ilerlediği, bilahare sağa direksiyon kırması neticesinde geldiği yöne dönen midibüsün sol yanı üzerine devrilip sürüklenerek yolun sağ kenarındaki beton su kanalına düştüğü, Midibüs sürücüsü sanık ...'un yerleşim yerinde seyrettiğini, havanın yağmurlu, yol yüzeyinin ıslak ve kaygan olduğunun, bir akaryakıt istasyonuna yaklaştığı dikkate alınarak hızını düşürmesi, akaryakıt istasyonundan araçların giriş ve çıkışlarına karşı hazırlıklı bulunması, kamu taşıması yaptığı midibüse kış lastiklerini takmak suretiyle aracını kullanması gerektiği halde bu hususlara riayet etmeden olay yeri şartlarını dikkate almadan aşırı hızla seyrettiği, aracının lastiklerinin dişleri silinmiş yaz lastiği olmasının da etkisi ile önüne çıkan otomobilden kaçarken ıslak yolda hakimiyetini kaybederek aracının devrilmesine neden olduğu, yine sanık ...'un B sınıfı sürücü belgesi olmasına rağmen servis otobüsünü kullandığı, bu şekliyle yetersiz sürücü belgeli vaziyette lastikler yönünden teknik olarak trafiğe çıkması uygun olmayan aracı aşırı hızlı kullanmak suretiyle asli kusurlu olarak kazaya neden olduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi duruşma açılmayarak yapılan sanık ...'ın ise sol şeritte seyri sırasında güvenli mesafe bırakmadan sağ tarafa doğrultu değiştirmesi nedeniyle geriden gelmekte olan aracın güvenli sürüşüne engel olduğu, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bu davranışları ile gerçekleşen kazada tali derecede kusurlu olduğu anlaşılmıştır" şeklindedir. 2.Sanık ...'ın savunması "İddianameye konu suçlamaları kabul etmiyorum. 14/01/2016 tarihli Uşak 1 ASLCM de sanık sıfatı ile vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. İstenmeyen bir kaza yaşandı. Herhangi bir kusurum yoktur. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, beraatimi talep ediyorum," şeklindedir. IV. GEREKÇE Dosya içeriğine göre, 18.12.2014 günü saat 07:45 sıralarında gündüz vakti , yağmurlu havada, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile meskun mahalde, bölünmüş iki yönlü zemini ıslak ve asfalt olan eğimli il yolunda mevsime uygun olmayan lastiklerle sağ şerit üzerinde seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde sol tarafından gelip sağ tarafında bulunan benzinliğe girmek için otobüsün önünden manevra yapan sanık sürücü ... idaresindeki aracın geçmesi neticesinde otobüs sürücüsünün direksiyon manevrasına başvurması sonucu aracının hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki banket ve su tahliye kanalına devrilmesi şeklinde meydana gelen olayda, iki kişinin nitelikli şekilde, beş kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, tüm dosya kapsamına, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin düzenlendiği oluşa uygun raporlara göre sanık ...'ın yağmurlu ve mahal hız limitinin saatte 50 kilometre olduğu yolda mevsime uygun olmayan lastiklerle seyri sırasında önünden geçmekte olan otomobili görünce aracının seyir güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde direksiyon tedbirine başvurduğu ve aracının hızını mahal, yol ve kullandığı lastiklere uygun olmayan bir şekilde seyrettiği için direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu olduğu anlaşılmıştır. A.Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Sanık ... hakkında tayin edilen ceza miktarının az olduğu yönünden; Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden a. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 1.Sanığın cezasında bilinçli taksir artırımı yapılmadığı yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan hükümde bilinçli taksir uygulandığı anlaşıldığından katılan vekilinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Ceza miktarının az olduğu yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. b.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 1.Ceza miktarının az olduğu yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerekmiştir. C.Katılan Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Kusur durumu yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2.Cezanın fazla olduğu yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında hükmolunan cezada isabetsizlik görülmemiş sanık müdafinin bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3.Bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince sanığın mevsimine uygun olmayan ve dişleri aşınmış lastik ile yolcu taşıması nedeniyle hakkında hükmolunan cezada bilinçli taksir artırımı yapılmış olmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A.Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (B-b-1) numaralı bölümde açıklanan nedenle, sanık hakkında, Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli 2018/35 Esas 2019/283 Karar sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 6.000, 00 TL adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (A), (B-a) ve (C) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 01.06.2021 tarihli 2019/5410 Esas 2021/1629 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.