Hukuk Genel Kurulu 2012/21-737 E. , 2012/824 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 14.İş Mahkemesi TARİHİ : 06/03/2012 Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 14.İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.02.2010 gün ve 2008/1267 E. 2010/57 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 11.10.2011 gün ve 2010/4614 E. 2011/7915 K. sayılı ilamı ile; (...1-Dosya…
**Hukuk Genel Kurulu 2012/21-737 E. , 2012/824 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 14.İş Mahkemesi TARİHİ : 06/03/2012 Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 14.İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.02.2010 gün ve 2008/1267 E. 2010/57 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 11.10.2011 gün ve 2010/4614 E. 2011/7915 K. sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu zarara uğrayan sigortalının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 08.02.2006 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle yaralandığını ileri sürerek 50,00- TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur. Mahkemece maddi tazminat isteminin reddi ile 7.000,00.- TL manevi tazminatın 08.02.2006 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekillerince temyiz edilmiştir. Zararlandırıcı sigorta olayı sonucu 08.02.2006-18.07.2006 tarihleri arasında iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı, Davacının, iş kazasında % 50 ve davalıların ise % 50 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.