11. Hukuk Dairesi 2024/3711 E. , 2025/1960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/743 Esas, 2023/675 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/220 E., 2020/319 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz di
**11. Hukuk Dairesi 2024/3711 E. , 2025/1960 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/743 Esas, 2023/675 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/220 E., 2020/319 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, 47 yıldır çanta imalat ve satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, markalarını mesnet göstererek davalının "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin “...” markasının tanınmış marka olduğuna dair verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararları bulunduğunu, “...” ibaresinin İngilizce’de “jargon, dil” anlamına geldiğini, bu ibarenin de marka olarak ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, buna rağmen bu markanın tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, başvurunun müvekkili markalarının serisi imajı yaratacağını, TÜRKPATENT'in daha önce dava dışı üçüncü kişilerce başvurusu yapılan “woodymoda”, “...”, “...”, “...” markalarının tescil edilebileceğine dair vermiş olduğu kararların mahkemelerce iptal edildiğini, kesinleşmiş bu kararların somut olaya da emsal nitelikte yargı kararları olduğunu ileri sürerek YİDK'in 12.04.2018 tarih ve 2018-M-2837 sayılı kararının 18. sınıf ve 35. sınıfta 18. sınıfı kapsayan mal ve hizmetler yönünden iptalini ve davalı şahsın 2016/104863 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şahıs davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf markalarının renksiz, siyah-beyaz yazı karakterleriyle oluşturulmuş kelime markaları olduğu, davalının marka başvurusunda bir bütün olarak esas unsurun “...” ibaresi olduğu, davacının markalarında ise “...” ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığı, Yargıtay emsal kararlarına göre davacının aynı “...” markalarının huzurdaki davaya konu “...” markasının yapısına çok yakın benzer, yani “...”lı bir ibareyi de ihtiva eden türemiş/birleşmiş kelimelerden oluşan “...”, “... ...”, “...”, “...”, “...” ve “...” markaları ile karşılaştırıldığında benzer bulunduğu, dava konusu olayda“...” kelimesinin özellikle 18. sınıftaki mallar ve bunların satışı hizmetleri yönünden zayıf bir unsur olduğu, bununla beraber davacı markasının 18. sınıftaki mallar yönünden kullanım sonucunda belirli bir ayırt edicilik kazanmış olduğu, koruma kapsamının arttığı ve bunun sonucunda da dava konusu benzerliğin dikkat çekici hale geldiği, dava konusu markanın özellikle "..." unsurlu bir markanın devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip olduğu ve alt marka algısı yaratmaya uygun nitelikte bulunduğu, bu itibarla her ne kadar davacının "..." kelimesi zayıf bir ibareyse de, 18. sınıftaki mallar ve 35. sınıfta bunların satışı hizmetleri yönünden kazanılmış ayırt ediciliği nedeniyle koruma kapsamının genişlediği ve dava konusu marka ile benzer olduğu, bu ibareyi içerisinde aynen ihtiva eden “...” markasının da davacının markasına benzer olduğu, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin varlığının, markaları işitsel ve anlamsal açıdan da benzer kıldığı, taraf markaları arasında 18. sınıfa giren emtialar ve 35. sınıfta 18. sınıfa giren emtialarına satışı ile ilgili hizmetler açısından davadaki talepler doğrultusunda, emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği, tüketicilerin söz konusu markalarla piyasaya sunulan ürünlerin ve hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin yüksek olduğu, dava dosyasına sunulan emsal mahkeme kararlarında da, davacının “...”lı markaları mevcut iken, bu ibareleri de ihtiva eden kelime gruplarından oluşan markaların, aynı/aynı tür emtialarda kullanılması halinde, davacının “...” markasının türevleri ve serileri olarak algılanacakları, tüketicinin işletmeler arasında bağlantı bulunduğu yönünde bir düşünceye kapılma olasılığının gündeme geleceği, tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünebilecekleri hususlarının tespit edildiği, "taraf markalarının farklı mal ve hizmetlerde kullanılacak olması şartının” somut olaydaki talep açısından gerçekleşmediği anlaşıldığından, taraf markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8/4 hükmüne göre yapılacak değerlendirmesinin, huzurdaki uyuşmazlığın çözümüne bir etkisi olmayacağı, dava konusu markalar 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hükmü anlamında, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer bulunduğundan ve her iki taraf markasının kapsamına 18. sınıfa giren emtialar ve 35. sınıfta 18. sınıfa giren emtiaların satışı ile ilgili hizmetler girdiğinden, YİDK kararının bu emtialar yönünden yerinde ve doğru olmadığı, dava konusu edilen YİDK kararında, davacının itirazlarında dayanılan 556 sayılı KHK'nın 8/5 hükmüyle ilgili bir değerlendirme yapılmadığından ve davacının itirazlarında dayanılmamış olmasına rağmen “kötüniyet iddiaları” açısından da bir değerlendirme yapıldığından, YİDK'in kararının bu yönleri itibariyle de hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne YİDK'nın 12.04.2018 tarih 2018/M-2837 sayılı kararının 18. sınıf ve 35. sınıfın 18. sınıfı kapsayan mal ve hizmetler bakımından davacının itirazının reddi yönünden iptaline, belirtilen mal ve hizmetler bakımından davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda "..." ibaresi tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılamayacağından, davalının başvuru markasında yer alan "..." ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt edicilik kattığının kabulü gerektiği, emsal olaylara ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.11.2022 tarih ve 2021/4295 E.-2022/8140 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 31.03.2022 tarih ve 2020/7715 E.-2022/2667 K. sayılı kararında "... PARİS" ibaresinin, 09.05.2022 tarih ve 2021/159 E.-2022/3620 K. sayılı kararında "N ..." 31.03.2022 tarih ve 2020/7714 E.-2022/2666 K. sayılı kararında da "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı, hatta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1771 E., 2019/8199 K. ve 16.12.2019 tarihli ilamında, nitelik ve değer belirten işaretlerden olmakla tek başına "..." ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7/1-c hükmünce tanımlayıcı bir ibare olduğuna ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığına, davalının ''...'' ibareli başvuru markasında yer alan “Fest” ibaresinin ise markaya ayırtedicilik katacağının kabul edilmesi gerektiğine karar verildiği, öte yandan, İlk Derece Mahkemesince dava konusu YİDK kararı itiraz gerekçelerinde sayılmasına rağmen 556 sayılı KHK'nın 8/5 hükmü uyarınca değerlendirme yapılmaması ve talep olmadığı halde kötüniyete dair değerlendirme yapılması gerekçesiyle de iptal edilmiş ise de kararda sonuç olarak taraf markaları benzer bulunmadığından ve kötüniyetin varlığının da kanıtlanamadığı belirtildiğinden, yapılan/yapılmayan bu değerlendirmelerin somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı ve YİDK kararının iptalini gerektirmediği kanaatine varıldığı, somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki faklı talebin birleştirildiği ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalılar markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin birlikte talep edildiği, Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde kararın davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmediği, davalı ...'in istinaf itirazları ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıları ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, YİDK kararının iptali talebi yönünden davanın reddine, marka hükümsüzlüğü talebi yönünden davanın kabulü ile 2016/104863 sayılı ve "..." ibareli markanın, 18. sınıftaki "İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları." malları ile 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri yönünden hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,19.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.