Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 14.04.1997-14.03.2023 tarihleri arasında vardiya ustası olarak kesintisiz çalışmasına rağmen, kâğıt üzerinde işe giriş ve işten çıkış yapıldığını, müvekkili gibi davalı işyerinde bu şekilde çalıştırılan pek çok işçi olduğunu,emeklilikte yaşa takılanlar için yapılan düzenlemeden itibaren emeklilik nedeniyle çıkışının verilmesini istemesine rağmen, işveren tarafından işyerine avukatlar gelerek geçmiş haklardan feragat etmeleri hâ
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 14.04.1997-14.03.2023 tarihleri arasında vardiya ustası olarak kesintisiz çalışmasına rağmen, kâğıt üzerinde işe giriş ve işten çıkış yapıldığını, müvekkili gibi davalı işyerinde bu şekilde çalıştırılan pek çok işçi olduğunu,emeklilikte yaşa takılanlar için yapılan düzenlemeden itibaren emeklilik nedeniyle çıkışının verilmesini istemesine rağmen, işveren tarafından işyerine avukatlar gelerek geçmiş haklardan feragat etmeleri hâlinde çıkışlarının verileceğinin söylenmesi üzerine, davalıya gönderilen 14.03.2023 tarihli ihtarname ile davacının iş sözleşmesini Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre emeklilik şartlarını sağlamış olması, ücretlerinin ödenmemesi ve ücretinin SGK'ya tam bildirilmemesi gibi sebeplerle haklı nedenle feshettiğini, 2015 yılına kadar olan (2015 yılı hariç) yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatına esas hizmet süresinin belirlenmesi ile ilk dönemin tasfiye kabul edilip edilemeyeceği, kıdem tazminatı hesabına esas giydirilmiş ücretin belirlenmesi ve yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.