8. Hukuk Dairesi 2016/5166 E. , 2018/13990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, davalı eşin işyerinde bulunan 1 adet prototip makinesi, 1 adet plotter makinesi, 2 adet bilg
**8. Hukuk Dairesi 2016/5166 E. , 2018/13990 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, davalı eşin işyerinde bulunan 1 adet prototip makinesi, 1 adet plotter makinesi, 2 adet bilgisayar, 1 adet laptop ve bir kısım mobilyalar olmak üzere toplam 58.000 TL değerinde artık değer bulunduğu, 1/2 si oranında katılma alacağı olduğunu, ayrıca sayılan mallarla sınırlı olmamak kaydıyla davalının malvarlığının Tapu Müdürlüğüne, ... Ticaret Sicil Memurluğuna, Bankalara sorularak tespit edilerek, alacağın hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğini belirterek alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı tarafça boşanma davası ile birlikte mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davası da açıldığı, davanın halen devam ettiği, görülmekte olan bir davanın tekrar açılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında görülen boşanma davasından tefrik suretiyle görülen ... .Aile Mahkemesi'nin 2014/759 Esas sayılı dosyasında kayıtlı tazminat talepleri içerisinde, boşanma davasında sunulan karşı dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacının işyerinden ayrılırken aldığı tazminat ve şahsi takılarını işyerine makine alınabilmesi için vermiş olduğunun iddia edilmek suretiyle yine yukarıda belirtilen makinalar nedeniyle tazminat-alacak talep edilmiş ise de bu niteliği itibariyle sözkonusu taleplerin katılma alacağı ve değer artış payı alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği, Mahkememizde görülen işbu dava dosyasında da aynı malvarlığı ile ilgili olarak dava dilekçesinde 29.000 TL değer belirtilmek suretiyle değer artış payı ve katılma alacağı talebinde bulunulduğu; davacı tarafın dava dilekçesinde ve derdestlik usuli itirazına karşı beyanlarını da içeren cevaba cevap dilekçesinde yukarıda belirtilen menkul mallar dışında somut olarak hangi taşınmaz, şirket hissesi veya banka hesabı ile ilgili alacak talebi bulunduğu hususunu da açıklamadığı; bu haliyle ... .Aile Mahkemesinde görülen 2014/759 Esas sayılı dava dosyasının taraflarının ve işbu dava dosyasına konu alacak kalemlerinin aynı olduğu, dolayısıyla derdestlik halinin sözkonusu olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı HMK.nun 114/1-ı maddesinde “ Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartı olarak düzenlenmiş olup Aynı Yasa'nın 115. maddesine göre; “ Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Derdestlik ise; aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu davanın görülmekte olmasıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, mahkemenin öninceleme duruşmasında yaptığı tespite göre '... . Aile Mahkemesi'nin 2014/759 Esas sayılı dosyası içinde örnekleri bulunan Aynı Mahkeme'nin 2009/1492 Esas sayılı dosyasına ait kayıtların incelenmesinde; davacısı (k.davalı) ... tarafından davalı (k.davacı) ... aleyhinde 23.10.2009 tarihinde boşanma davası açıldığı, aynı dosyada karşı davacı ... Vekili tarafından sunulan 14.12.2009 tarihli dilekçe ile boşanma, velayet, nafaka ve 150.000 TL manevi tazminat ile “malvarlığı paylaşımına ilişkin haklar başta olmak üzere fazlaya dair tüm haklar saklı kalmak üzere 153.881 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, karşı dava dilekçesine konu maddi tazminat talebi ile ilgili olarak “müvekkilinin evlilik birliği içinde işinden ayrı kalmak durumunda kalması, sosyal sigortasından mahrum kalması, karşı tarafın taahhüt ettiği sigortaların yapılmaması, müvekkilinin gerek işyerinden ayrılırken aldığı tazminat gerek şahsi takılarını işyerine makine alınabilmesi için eşine vermiş olması ve bu işyerinde şu an itibariyle hiçbir sıfatının bulunmaması ve kariyer kaybı ve diğer mevcut ve beklenilen kayıplar nedeniyle şimdilik 153.881 TL maddi tazminat talep ettiği” şeklinde beyanda bulunduğu, yapılan yargılama sonucu Mahkemenin 16.05.2013 tarih ve 2013/462 Karar sayılı kararla tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesine, çocuk iştirak nafakasına, kadının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; kadının boşanmanın eki niteliğinde olmayan maddi tazminat talebinin tefrikine karar verildiği; tefrik edilen maddi tazminat talebine ilişkin davanın aynı Mahkemenin 2014/759 Esasına kaydedildiği ve bu dosya üzerinden yargılamanın yürütüldüğü; ... .Aile Mahkemesi'nin 2014/759 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen ve davacısı ... , davalısı ... olan dava dosyasının 31.03.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekiline istedikleri maddi tazminatın niteliğini açıklamak üzere verilen süre üzerine sunulan 30.04.2015 havale tarihli dilekçede müvekkilinin evlilik birliği içerisinde işinden ayrılmak durumunda kalması, sosyal sigortasından mahrum kalması, karşı tarafın taahhüt ettiği sigortaların yapılmaması, müvekkilinin gerek işyerinden ayrılırken aldığı tazminat gerek şahsi takılarını işyerine makine alınabilmesi için eşine vermiş olması ve bu işyerinde şu an itibariyle hiçbir sıfatının bulunmaması ve kariyer kaybı ve diğer mevcut ve beklenilen kayıplar nedeniyle 153.881 TL maddi tazminata hükmedilmesi yönünde beyan ve talepte bulunulduğu, bir sonraki celse bu miktar üzerinden eksik harcın tamamlandığı, dosyanın halen derdest olup duruşmasının 24.12.2015 tarihine bırakıldığı; ... .Aile Mahkemesi'nin 2015/118 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucu verilen boşanma ve tazminata ilişkin hükümler sonrası verilen bozma kararları neticesinde 09.04.2015 tarih ve 2015/303 Karar sayılı kararla manevi tazminat taleplerinin karşılıklı olarak reddine karar verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği, ilgili dosya içerisinde bozma kararları öncesi aşamaya ilişkin 2014/759 Esas sayılı dosyaya ait evrak asıllarının ve karar aslının mevcut olmadığı, tarafların boşanmalarına ilişkin kesinleşme şerhinin mevcut olmadığı' nın belirtildiği anlaşılmaktadır. O halde, tespite göre, davacı kadının maddi tazminatının dayanağı olarak ' evlilik birliği içerisinde işinden ayrılmak durumunda kalması, sosyal sigortasından mahrum kalması, karşı tarafın taahhüt ettiği sigortaların yapılmaması, müvekkilinin gerek işyerinden ayrılırken aldığı tazminat gerek şahsi takılarını işyerine makine alınabilmesi için eşine vermiş olması ve bu işyerinde şu an itibariyle hiçbir sıfatının bulunmaması ve kariyer kaybı ve diğer mevcut ve beklenilen kayıplar' olarak gösterdiği, dava dilekçesinde ise ' işyerinde bulunan makinalar, bilgisayarlar, mobilya ve tespit edilecek malvarlıkları' olarak belirtttiği görülmekle, dava konuları ve sebebi birbirinden farklı olduğundan mahkemenin derdestlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.