11. Hukuk Dairesi 2024/3647 E. , 2025/2242 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğinc…
**11. Hukuk Dairesi 2024/3647 E. , 2025/2242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın dava dışı şirkette sahibi olduğu %50 hissesinin davalıya 500.000,00 TL karşılığında devri için tarafların anlaştıklarını, 10.04.2018 tarihli hisse devir ferağı belgesi imzalandığını, kararın şirket karar defterine işlendiğini ve ticaret sicil gazetesinde yayımlandığını, ancak davalının hisse devir bedelini ödemediğini ileri sürerek devir bedelinin 10.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin peşin ödediği bedel karşılığı hisseleri devraldığını, sonrasında davacı tarafından devir ferağı beyanı verildiğini, şirket hisselerinin menkul hükmünde olduğunu, devredildiği an bedelinin peşin ödenmiş sayılacağını, davacının devrettiği hisselerin sermayelerini şirkete ödemediğini, bu ödemeleri müvekkiline bıraktığını, davacının ikinci defa talepte bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının haksız kazanç peşinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava dışı şirketteki hissesini davalıya devrettiğini, davalının devir bedelini ödemediği belirterek devir bedelinin tahsili talebinde bulunduğu, hisse devrinin menkul satımı hükmünde olup, devir tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 207/2 hükmüne göre menkul satımında aksi ispatlanmadığı takdirde satım bedelinin peşin ödendiği karinesi gereği devir bedelinin ödenmediğini ispat yükünün davacıda olduğu, davacının hisse devir bedelinin ödenmediğini yazılı delille ispat edemediği, mahkemece hatırlatılmasına rağmen davalıya yemin teklifinde bulunmadığından temlik alan davacının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalının istinaf talebine gelince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125/2 maddesinde yer alan "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. (Ek cümle:22/7/2020-7251/11 md.) Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur." düzenlemesi uyarınca davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinden temlik alan ve temlik eden davacıların müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline şeklinde karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, temlik alan davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, hisse devir bedelinin tahsili talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temlik alan davacı vekilince temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.