Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2039 E. , 2024/5504 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2039 Karar No:2024/5504 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Site Yönetimi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı site yönetiminin ça…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2039 E. , 2024/5504 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2039 Karar No:2024/5504 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Site Yönetimi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı site yönetiminin çalışanı asıl borçlu Ö.E. hakkında ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile tesis edilen ve ödenmeyen idari para cezasının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içinde itiraz edilmediğinden bahisle borç zimmetinde sayılarak davacı site yönetimi adına düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesini... gün ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı site yönetiminin çalışanı ve asıl borçlu olan Ö.E.'nin ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla 23/10/2020 tarihli haciz bildirisinin düzenlendiği, Hızırbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün aynı tarihli ve ... sayılı yazısı ile Ö.E.'nin maaşından 1/4 oranında kesinti yapılarak haciz bildirisi ile tarafına bildirilen borcun Dairelerine ödenmesinin istenilmesine rağmen yedi günlük süre içerisinde davalı idareye itiraz edilmediği ve borcun ödendiğine dair herhangi bir belge de sunulmadığı, süresinden sonra davacı tarafından verilen 04/03/2021 tarihli dilekçeyle, Ö.E.'nin 3.577,50-TL maaş ile sitede bahçıvan olarak çalıştığı, aldığı maaşı üzerinde Bayburt Vergi Dairesi Müdürlüğünce konulmuş haciz ile ... İcra Müdürlüğünün E:... sayılı dosyasında bulunan haczin olduğu ve ilgili dosyanın kapatılmasına müteakip 3. sıraya alınan dosyada alacağın halen var olması halinde ödeme yapılacağının bildirildiği, sonrasında davalı idarece haciz bildirisine süresinde itiraz edilmediği nedeniyle borç zimmetinde sayılarak 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca dava konusu ödeme emrinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, site yönetimine tebliğ edilen haciz bildiriminde ve bu bildirime ekli davalı idare yazısında Ö.E.'nin maaşından 1/4 oranında kesinti yapılarak borcun ödenmesi istenilmiş ise de, haciz bildirimine ne kadar süre içerisinde hangi mercii/merciilere itiraz edileceğinin belirtilmediği gibi süresi içerisinde itiraz edilmediği takdirde borcun davacı site yönetiminin zimmetinde sayılacağına dair herhangi bir ibareye de yer verilmediği görüldüğünden, borcun kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince; davalı idarece 23/10/2020 tarihli haciz bildirisine itiraz edilmediğinden bahisle 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla davacı adına tüm borç tutarını içeren ödeme emri düzenlendiğinin görüldüğü, asıl borçlu Ö.E.'nin davacı site yönetiminin bir çalışanı olarak aldığı maaşı dışında bir alacağının bulunduğunun davalı idarece iddia edilmemesi karşısında, haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih sonrasında asıl borçlu şahsın maaşından kesinti yapılarak davalı idareye ödeme yapılması gerekmesine rağmen ödenmemiş bir tutar bulunması halinde site yönetimi aleyhine takip yapılabileceğinden, asıl borçlu şahsın maaşı üzerindeki diğer hacizler araştırılıp öncelik hususu değerlendirilerek, haciz bildirisinin tebliği üzerine kesilip ödenmeyen tutarın belirlenmesi ve bu tutarın tahsili için ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, tüm alacağın tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk, Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından cezanın tahsilinin talep edilmesi üzerine asıl borçlu Ö.E. adına ödeme emrinin düzenlendiği, muhtelif tarihlerde yapılan haciz tatbikleri ve borcun yapılandırılmasına ilişkin başvurular dikkate alındığında zamanaşımına uğramış bir borcun olmadığı, haciz bildirisinin davacıya tebliğ edilmesine rağmen süresinde itiraz edilmediği, bu nedenle 6183 sayılı Kanun'un ilgili maddesine dayanılarak borç zimmetinde sayılıp davacı site yönetimi adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bayilik lisansı kapsamında faaliyette bulunduğu dönemde Ö.E.'ye dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal edilmesi fiili nedeniyle...tarih ve ...sayılı Kurul kararı ile 360.000,00-TL idari para cezası verilmiştir. İdari para cezasının tahsili amacıyla Ö.E. adına...tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emri ve 23/10/2020 tarihli haciz bildirisi düzenlenmiştir. Hızırbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...tarih ve...sayılı yazısı ve ekinde yer alan söz konusu haciz bildirisinin davacıya tebliği ile bildirilen alacağa ilişkin asıl borçlu Ö.E.'nin maaşından 1/4 kesinti yapılması ve Dairelerine ödenmesi istenilmiştir. Ancak davacı tarafından haciz bildirisine süre içerisinde itiraz edilmediği ve borcun ödendiğine dair herhangi bir belge de sunulmadığından, borç zimmetinde sayılarak davacı site yönetimi adına 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emri düzenlenmiştir. Bunun üzerine, bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla 15 gün içinde itirazda bulunabileceği; 62. maddesinin 1. fıkrasında, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanunun "Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasında, hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacak ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle, haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczinin, borçlu veya zilyet olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılacağı, tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu, ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağının bildirileceği; üçüncü fıkrasında, haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı ve haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusur olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirilmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı; dördüncü fıkrasında, herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahsın haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorunda olduğu; altıncı fıkrasında ise üçüncü şahsın, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresinin bir yıl içinde, yapılan itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338. maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden, haciz bildirisine konu borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğunun, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirme zorunluluğunun yerine getirilmemiş olması halinde borcun, adına haciz bildirisi düzenlenenin zimmetinde sayılarak ödeme emrine konu yapılacağı 6183 sayılı Kanun'un 79 maddesinin gereğidir. Haciz bildirilerine karşı üçüncü kişilerce herhangi bir nedenle yedi günlük itiraz süresinin itirazsız geçirilmesi halinde ise haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde açılacak menfi tespit davası ile borçlu olunmadığını veya malın elinde bulunmadığının ispat edilebilmesi imkanı bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davalı idareye borcu bulunan Ö.E.'nin hak ve alacağının bulunduğu tespit edilen davacı site yönetimine, 03/11/2020 tarihinde tebliğ edilen 23/10/2020 tarihli haciz bildirisi ile söz konusu hak ve alacağın haczedildiği bildirildiği halde, yedi gün içinde itirazda bulunulmadığından borç zimmetinde sayılarak ödeme emri düzenlendiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince, davacı site yönetimine tebliğ edilen haciz bildirisinde takibi yapılan amme alacağına ilişkin ne kadar süre içerisinde hangi merciye itiraz edileceğinin belirtilmemesi ve söz konusu haciz bildirisine süresi içerisinde itiraz edilmediği takdirde borcun davacının zimmetinde sayılacağına dair herhangi bir ibareye yer verilmemesi nedeniyle borcun kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesi ile dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiş ise de, davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi ekinde hem ilgililere gönderilen ve hem de haciz bildirisini düzenleyen vergi dairesinde kalacak olan haciz bildirilerine ilişkin boş örnek nüshalar dosyaya sunulmuş olup, söz konusu haciz bildirilerinin arka sayfasında 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesine göre kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen kişilerin hak ve yükümlülüklerine dair açıklamalara yer verildiği görülmüştür. Bu itibarla, söz konusu madde kapsamında idarece takibi yapılan dava konusu alacağa ilişkin itiraz süresi ile itiraz edilecek merci ve itiraz edilmesinin hukuki sonuçlarının belirtildiği sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlıkta, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, davacı tarafından, davalı idareye herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, 6183 sayılı Kanun'da belirtilen usule uyulmaksızın yedi günlük itiraz süresinin geçirildiği, bu durumda haciz bildirisine konu miktarda amme alacağı kadar borcun bulunduğu ve açıkça bu borcun davacının zimmetinde sayılacağı, ayrıca 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesiyle, yedi günlük sürede alacaklı tahsil dairesine itirazda bulunmayan üçüncü şahıslara, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla borçlu olmadığını ispat etme imkanı tanınmış olmasına rağmen, davacı tarafından bu yolun da kullanılmadığı göz önüne alındığında dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "haciz" başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı kurala bağlanmış, aynı Kanunun "üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi" başlıklı 79. maddesinin 3. fıkrasında, borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs, borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, bildirmediği takdirde mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı kuralına yer verilmiştir. Kamu borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine haciz uygulanabilmesi için, kamu borçlusunun üçüncü şahıs nezdinde alacağının bulunduğunu bildirmiş olması veya tahsil dairesince borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkulleri tespit edilerek haciz konulması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) karar ile verilen idari para cezasının tahsili amacıyla asıl borçlu Ö.E. adına ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin düzenlendiği ve 23/10/2020 tarihli haciz bildirisi ile tüm hak ve alacaklarına haciz konulduğu, davalı idarenin ... tarih ve ...sayılı yazısı ve ekinde yer alan aynı tarihli haciz bildirisi davacıya tebliğ edilerek Ö.E.'nin maaşından 1/4 kesinti yapılmasının istenildiği, davacı tarafından söz konusu bildirime süresi içerisinde itiraz edilmediği ve borcun ödendiğine dair herhangi bir belge de sunulmadığından bahisle borç zimmetinde sayılarak site yönetimi adına ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı idarece asıl borçlu Ö.E. adına düzenlenen haciz bildirisine konu miktarda alacağın bulunduğu yönünde tesis edilen ve mahiyeti itibarıyla borçlunun davacı site yönetiminde olduğu ileri sürülen hak ve alacaklarına ilişkin olarak herhangi bir bilgi içermeyen haciz bildirisine dayanılarak, süresinde itiraz edilmediğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 79. maddesine istinaden düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.