1. Ceza Dairesi 2023/4429 E. , 2024/839 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2017/35 Esas, 2018/324 Karar sayılı kararı ile 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü ...'in, bu cezasının ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, hükümlünün terör örgütünden ayrıldığı konusunda samimi olduğuna dair bir düşünce ve kanaat oluşmaması sebebiyle 3 ay (04.04.2022) süre ile tekrar d…
**1. Ceza Dairesi 2023/4429 E. , 2024/839 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2017/35 Esas, 2018/324 Karar sayılı kararı ile 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü ...'in, bu cezasının ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, hükümlünün terör örgütünden ayrıldığı konusunda samimi olduğuna dair bir düşünce ve kanaat oluşmaması sebebiyle 3 ay (04.04.2022) süre ile tekrar değerlendirilmesine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 06.01.2022 tarihli ve 2022/150 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin, hükümlünün 3 ay süre ile değerlendirmeye tâbi tutulmasına ilişkin kararın somut ve objektif kriterlere dayanmadığından bahisle kabulü ile anılan İdare ve Gözlem Kurulu kararının kaldırılmasına ilişkin ... Batı 2. İnfaz Hâkimliğinin 20.01.2022 tarihli ve 2022/336 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii ... Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli ve 2022/1496 değişik ... sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.03.2023 tarihli ve 94660652-105-06-6686-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve 2023/38921 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve 2023/38921 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24 üncü maddesinde yer alan, “ (1) Hükümlüler; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular gibi gruplara ayrılırlar.'' şeklindeki, Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin hükümlülerin gruplandırılması başlıklı 19 uncu maddesinde yer alan ''Hükümlüler, bulundukları veya gönderildikleri ceza infaz kurumlarında; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Zihinsel ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, ç) Terör suçluları, d) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, e) Gözlem sürecinin devamına karar verilenler, gibi gruplara ayrılırlar.'' şeklindeki, Anılan Yönetmeliğin 24 üncü maddesinde yer alan ''..19 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca; a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, ç) Tarafsız olanlar şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar..'' şeklindeki, Adı geçen Yönetmeliğin 36 ncı maddesinde yer alan '' Hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infaz edilmesine ve ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmelerine ilişkin talebi üzerine, ilgili talebin mevzuatta belirtilen süre ve kaldırılmamış disiplin cezasının bulunmaması gibi şartları taşıyıp taşımadığı idare tarafından araştırılır, gerekli şartları taşımayan talep reddedilerek hükümlüye tebliğ edilir. Talebin bulunması, süre şartını sağlaması ve kaldırılmamış disiplin cezası bulunmaması gibi mevzuatta belirtilen şekil şartlarını taşıyan dosyalar; idare ve gözlem kurulu sekretaryası tarafından işleme alınarak ilgili hakkında gözlem ve değerlendirme dosyası hazırlanır. Dosyanın 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenerek müteakip işlemlerin ikmali sağlanır...'' şeklindeki, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, “Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması şartı aranır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmeleri için, koşullu salıverilme tarihlerine bir yıldan az süre kalması, mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi halli olmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, Somut olayda, hükümlünün mensup olduğu örgütten ayrıldığının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi gerektiği, bu doğrultuda hükümlünün örgütten ayrıldığına ilişkin samimi eylemlerinin yanında, ceza infaz kurumu yetkilileri tarafından yapılacak gözlem ve denetimlerle hükümlünün örgütten ayrıldığına dair yeterli kanaatin de oluşmasının gerektiği, idare tarafından hükümlü hakkında yapılacak işlemler boyunca ise, hükümlü hakkında bahsedilen kanaate ulaşılması bakımından hükümlünün bağımsız koğuşa alınarak değerlendirilmesinin zorunluluk arz etmediği gibi, ceza infaz kurumlarına böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği, nitekim; silahlı terör örgütüne üye olduğu mahkeme kararı ile tespit edilerek cezalandırılan hükümlünün, tarafsız koğuşta kaldığı süre boyunca hükümlünün Kurum görevlileri ile görüştüğü ve gözlemlendiği, ancak hükümlünün terör örgütünden ayrıldığı konusunda samimi olduğuna dair bir düşünce ve kanaat oluşmaması üzerine de hükümlünün denemeye tâbi tutulmasına dair kararların verildiği, söz konusu değerlendirmenin cezanın infazı sırasında idarece yapılan görüşmelere ve gözleme dayanılarak verildiği gibi, örgüt ile bağının ve mensubiyetinin bulunmadığını beyan eden hükümlünün söz konusu örgüte dair herhangi bir bilgi paylaşımında da bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün terör örgütünden ayrıldığı konusunda samimi olduğuna dair bir düşünce ve kanaat oluşmaması sebebiyle 3 ay süre ile tekrar değerlendirilmesine dair İdare ve Gözlem Kurulunca karar verilmiş ise de, hükümlü hakkında Psiko Sosyal servisi tarafından düzenlenen raporda, hükümlünün “silahlı terör örgütü nedeniyle kendisinin ve toplumun zarar gördüğünü, tüm bu süreçlerden dolayı pişmanlık yaşadığını, terör örgütü ile bir bağının olmadığını ve olmayacağını” beyan etmesi, telefon bürosu tarafından düzenlenen 27.12.2021 tarihli raporda, hükümlünün 20.12.2021 tarihinde eşi ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Fetö terör örgütü aleyhinde konuşma yaptıkları, bu örgütün gerçek yüzünü anladıklarını, çok büyük hata ve yanılgıya düştüklerini ve bunun da bedelini çok ağır ödediklerini, böyle bir hataya bir daha düşmeyeceklerini uzak duracaklarını, bu örgütün eninde sonunda yok olacağını, örgütün ülkeye çok büyük zararlar verdiğini ve insanları kandırdığını” dile getirdikleri, yönetim servisi tarafından düzenlenen 27.12.2021 tarihli raporda hükümlü ile yapılan görüşmede, Fetö/Pdy terör örgütünü bir terör örgütü olarak gördüğünü, bu ... ile herhangi bir irtibat ve bağlantısının olmadığını, gerçekten pişman olduğunu” beyan ettiğinin bildirildiği, ayrıca ilgili servislerce yapılan değerlendirmelerde olumsuz bir değerlendirmenin yapılmamış olması karşısında, hükümlünün beyanlarında samimi olmadığını, beyanlarına rağmen terör örgütü ile irtibatının devam ettiğinin kabulünü haklı gösterecek nitelikte denetime elverişli, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin karar verildiği anlaşılmakla, “hükümlünün terör örgütü ile irtibatının devam ettiğini gösterir herhangi bir somut olgu ve olay gösterilmediği, İdare ve Gözlem Kurulunun kararındaki gerekçenin yeterli, ölçülü ve demokratik toplum gereklerine uygun olmadığı” gerekçesiyle İdare ve Gözlem Kurulunun kararının iptaline dair İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2024 tarihinde karar verildi.