T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1418 Esas KARAR NO: 2026/257 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/05/2024 NUMARASI: 2022/865 Esas, 2024/300 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gere…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1418 Esas KARAR NO: 2026/257 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/05/2024 NUMARASI: 2022/865 Esas, 2024/300 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından .../10/2015 tarihli sözleşme gereği teminat amacıyla verilmiş 2 adet çekin davalı tarafından 2 ayrı takibe konu edildiğini, davalı alacaklı tarafından ...Bankası ... Şubesi .... çek nolu 30/06/2016 tarihli 1.000.000,00 Euro bedelli, keşidecisi ... olan çek için İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 12/07/2016 tarihinde kambiyo senedine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olan çekin kambiyo vasfına haciz olmadığını, söz konusu ödeme emrinin ve takibin iptal edilmesi talepleri ile borçlu müvekkili tarafından açılan davanın İstanbul ....İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/668 esas 2017/473 karar sayılı dosyası ile görüldüğünü, dosyanın Yargıtay'da temyiz incelemesi aşamasında bulunduğunu, davalı alacaklı tarafından ...Bankası ... Şubesi ... çek nolu 30/10/2016 tarihli 1.070.000,00 Euro bedelli, keşidecisi ... olan çek için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 07/11/2016 tarihinde kambiyo senedine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olan çekin kambiyo vasfına haiz olmadığını, söz konusu ödeme emrinin ve takibin iptal edilmesi talepleri ile borçlu müvekkili tarafından açılan davanın İstanbul....İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1238 esas 2017/752 karar sayılı dosyası ile görüldüğünü, dosyanın istinaf incelemesi aşamasında olduğunu, her ne kadar davalı tarafından iki çekin icra takibine konu edilmişse de şimdilik yüksek harçlar nedeniyle yalnızca 1.000.000,00 Euro bedelli çekin davaya konu edildiğini, 22/10/2015 tarihli tutanak ile davalıya verilen çeklerin müvekkilinin ortağı olduğu ... AŞ'nin hissedarı olunan eski ünvanı .... Aş yeni ünvanı ....AŞ ile davalı şirket arasında kurulması planlanan ticari ilişkinin garantisi-teminatı olarak verildiğini, taraflar arasında düzenlenen 22/10/2015 tarihli tutanak ile bu durumun açıkça ortaya konulduğunu, müvekkilinin şahsi olarak davalıya veya dava dışı .... Aş'ne herhangi bir borcunun bulunmadığını, bunlarla arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını belirterek müvekkilinin, 22/10/2015 tarihli tutanak ile .... Aş (yeni ünvanı ....AŞ) ile davalı arasında kurulması muhtemel ticari ilişkini teminat-garanti olarak davalıya verdiği ...Bankası ... Şubesi .... çek nolu 30/06/2016 tarihli 1.000.000,00 Euro bedelli, keşidecisi ... olan çek için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının iptaline, takibe konu çekin müvekkiline iadesine, 1.371.411,39 TL'nin fiili tahsilat tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, davalının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 22/10/2015 tarihli sözleşme gereğince teminat olarak verilen 2 adet çekin davalı tarafından iki ayrı takibe konu edildiğini, ...Bankası ... Şubesine ait ...çek nolu 30/10/2016 tarihli 1.000.000,00 Euro tutarlı çek hakkında İstanbul ..İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ...Bankası ... Şubesine ait ....çek nolu 30/10/2016 tarihli 1.070.000,00 Euro tutarlı çekle ilgili İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bu çeklerin 22/10/2015 tarihli tutanak ile davalı ve yeni ünvan ....Aş arasında planlanan ticari ilişkinin garantisi- teminatı olarak verildiğini, dava konusu ...Bankası ... Şubesine ait ... çek nohlu 30/10/2016 tarihli 1.070.000,00 Euro tutarlı çekin teminat çeki olduğunu, çekin kayıtsız şartsız borç ikranını içermediği için kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını belirterek bu davanın istanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/520 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müvekkilinin ...Bankası ... Şubesine ait ...çek nohlu 30/10/2016 tarihli 1.070.000,00 Euro tutarlı çekle ilgili İstanbul .....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı borçlunun davaya konu çekin teminat olarak verildiği gerekçesi ile İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/668 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve davanın reddedildiğini, tüm safahattan geçerek de kesinleştiğini, davacı borçlunun dilekçesinde bahsettiği diğer çeki ile ilgili ise aynı gerekçelerle ile itiraz da bulunduğunu, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1238 esas sayılı dosyasında şirket defter incelemesi istediğini, Mahkemenin tüm davacı borçlunun taleplerinin reddedildiğini, itiraz incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi ise 2018/728E, 2018/1316 Sayılı Kararı ile davacının itiraz taleplerini esastan reddettiğini, davacının teminat sözleşmesi dediği yazının, atılan imza ile beraber tek elden çıktığı aşikar olmakla birlikte, müvekkili şirketin unvanı veya kaşesini ihtiva etmediğini, müvekkilinin yazının tarafı olmadığını, söz konusu yazının her ne kadar müvekkilini bağlamaması ve müvekkilinin bu yazıda taraf olmasa da karşı taraf delil olarak sunduğudan cevap vermek zorunda kalındığını, davacının hazırladığı yazıda, teminat ibaresi ve müvekkilinin unvanı olmadığını, imzanın da sahte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: İlk derece mahkemesinin 2018/520E, 2021/419 Karar sayılı, 25/05/2021 tarihli ilamında; "...A) ASIL DAVADA; 1-Davanın KABULÜNE; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibine konu .... Bankası ... Şubesi' ne ait hesaptan keşide edilen ... çek numaralı 30/06/2016 keşide tarihli ve 1.000.000,00-EURO bedelli çekten ve bu takipten ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacı tarafından icra dosyasına yaptığı toplam 1.371.411,39-TL ödemenin, 215.236,21-TL lik kısmına 19/08/2016 ödeme tarihinden; 1.156.175,18-TL lik kısmına 29/12/2016 ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, 3-Davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İİK'nun 72/5 fıkrası uyarınca takip tutarının %20 si (710.185,84-TL) oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) BİRLEŞEN DAVADA; 1-Davanın KABULÜNE; İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibine konu .... Bankası ... Şubesi' ne ait hesaptan keşide edilen .... çek numaralı 30/10/2016 keşide tarihli ve 1.070.000,00-EURO bedelli çekten ve bu takipten ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İİK'nun 72/5 fıkrası uyarınca takip tutarının %20 si (826.149,00-TL) oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar vermiştir. DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 04/11/2022 tarih ve 2021/1862 Esas, 2022/1889 karar sayılı ilamı ile; "... Davalı tarafın, davacı iddialarının dayanağı olan 22/10/2015 tarihli tutanak altındaki imzanın sahteliğini iddia etmesi üzerine mahkemece yaptırılan imza incelemesi sonucunda Prof.Dr. ....tarafından düzenlenen 25/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "... inceleme konusu belgedeki imza ile ...'nin mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada, imzanın ...'nin imzalarına büyük oranda benzerlik gösterdiği, dolayısıyla inceleme konusu belgedeki imzanın kuvvetle muhtemel ...'nin eli ürünü olduğu."nun belirtilmiş olması karşısında; mahkemece uyuşmazlığı kesin nitelikte çözebilecek yeterlilikte yeni bir rapor aldırılmadan rapordaki tespitlere itibar edilerek karar verilmesi hatalı olduğundan; sair yönlerden inceleme yapılmaksızın ve davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepleri ile ilgili mahkemesince değerlendirme yapılmak üzere, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2021 tarih, 2018/520 E. 2021/419 - K. sayılı kararının KALDIRILMASINA" şeklinde karar vermiştir. DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2022/865E, 2024/300 Karar sayılı, 14/05/2024 tarihli ilamında; "... . Adli tıp raporları ile .../10/2015 tarihli belge ile asıl ve birleşen davaya konu çeklerin davalı şirket yetkilisi ...'nin eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. .../10/2015 tarihli belge ile asıl ve birleşen davaya konu çeklerin dava dışı şirketin yetkilisi ...ye garanti olarak verildiği iddia olunmuş ve ATK raporları ile .../10/2015 tarihli " Yukarıda fotokopisi çekilen 2 adet toplam 2.070.000 Euro değerli çekler, ..... A.ş. .... ile ... A.Ş. .... arasındaki hesabın ödenmesine istinaden garanti olarak ...'ndan teslim alınmıştır. Not: Taraflar arasında daha öncesinden verilen/alınan tüm senet ve çekler hükümsüzdür." ibarelerinin yer aldığı, belge altında ... ve ...'nin ıslak imzalarının bulunduğu belge aslındaki imzanın ...'nin eli ürünü olmadığı anlaşılmakla davacı tarafça 22/10/2015 tarihli belge içeriğinin doğruluğunun ispatı yönünde ...."ye yemin teklifinde bulunmuş davalı tarafça da ...."ye yapılan yemin teklifi kabul olunmuştur. 22/10/2015 tarihli belgede imzası bulunan ve o dönemde davalı şirketin yetkilisi olan ... 14/05/2024 tarihli celsede yeminli beyanında;"asıl davaya konu..... Bankası ... şubesine ait .... çek numaralı 30/06/2016 keşide tarihli 1.000.000 Euro bedelli çek ile birleşen davaya konu ... Bankası ... şubesine ait ... çek numaralı 30/10/2016 keşide tarihli 1.070.000 Euro bedelli çekin...ve ... A.Ş firması ile . .... ... A.Ş firması arasındaki hesabın ödenmesine istinaden teminat çeki olarak verilmediği hususunda namusum, şerefim, kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine" yemin ederim" şeklinde yemin eda etmiştir...Takip konusu çeklerin teminat senedi olduğunun ancak yazılı bir delille kanıtlanması gerekmektedir. 22/10/2015 tarihli belge ile dava ve birleşen davaya konu çeklerin garanti (teminat ) olarak verildiği iddia olunmuş ise de, belge altındaki imzanın davalı şirket temsilcisinin eli ürünü olmadığı , Sebepten mücerret olan kambiyo senedi nedeniyle davacı bedelsiz olduğu iddia edilen davaya konu çeklerin bedelsizliğini ispat edemediği bu kapsamda dava ve birleşen davanın reddi gerektiği anlaşılmış, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir ara kararı uyarınca öngörülen teminatın yatırılmaması nedeni ile ihtiyati tedbirin hükümsüz kaldığı anlaşılmakla kötü niyet tazminat talebinin de reddi gerektiği kanaatine varılarak; Asıl davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, -Birleşen davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine," şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Asıl ve birleşen davada Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tarafların ticari defterleri incelenmiş olup münhasır delil olarak dayanılan defterlere göre haklılığın ortaya konulduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin tespit edilemediğini, Çeklerin...ile davalı ... arasında planlanan ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini, ....10.2015 Tarihli tutanak il ebu durumun ortaya konulduğunu, muhasebe sorumlusu . ile... (yeni unvan .... ..AŞ) ortağı ... ..'nın gerekli görülmesi halinde dinlenmesini, ....11.2015 tarihinde ....nin yetkisinin sona erdiğini, genel müdür ve yönetim kurulu Başkanının eski yönetim çalışmaları ile devam etmeyeceğini, geçmiş çalışmaların onları bağlamayacağını ifade ettiğini, teminat çeki olan dava konusu çeklerin geçerliliğini yitirdiğini, davalının da bu hususları inkar etmediğini, 22.01.2015 itibarı ile defterlerde çek kaydı olmadığını, yaklaşık iki ay sonra müvekkili borçlandırılarak kayıt oluşturulmuş ise de dayanağı ödeme/mal /hizmet faturası kesilmediğini, 05.02.2019 tarihinde dilekçe sunduklarını, ticari defterlere münhasır delil olarak dayandıklarını beyan ettiklerini, ticari defterlere göre davanın neticelenmesi gerektiğini,Salt ATK raporlarına dayalı hüküm oluşturulmasının hatalı olduğunu, ATK raporunun kesin delil teşkil etmediğini, ATK'da yapılan incelemenin huzurda alınan imzaya dayanmadığını, Prof Dr ...'in imzanın....'ye ait olduğu yönünde raporu olduğunu, Tacirin basiretli davranma yükümlülüğü gereği irade sakatlığı iddia etmesinin mümkün olmadığını, olmayan ticari ilişki için 2.070.000Euro çek verilmesinin hayatın olağana akışına aykırı olduğunu, Mahkemenin ATK raporunu yeterli görüyor ise; çeklerdeki ciroların ...'ye ait olmadığını da dikkate alması gerektiğini, çekteki imzalar kabul edilirken tutanaktakinin neden kabul edilmediğinin anlaşılamadığını, ... duruşmadaki imzasının diğerlerinden farklı olduğunu, imzasının bilinçli olarak farklı attığını, davalı firma yetkilisi adına atılan ilk imza sahte olduğundan davalının meşru hamil olmadığını, ispat yükü davalıda olduğunu, alacağını ispat edemediğini, yemin sırasında mahkemece bu hususların sorulması gerektiğini, Davalının karar sebebiyle haksız zenginleşeceğini, davalının dava süresi boyunca kötüniyetli hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Asıl dava menfi tespit ve istirdat, birleşen dava ise menfi tespit istemine dayalı olarak açılmıştır.İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı yasal süresi içince davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355.maddesi gereğince kamu düzeni ve istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılmıştır. Dairemizin kaldırma kararına istinaden 22.10.2015 Tarihli belgedeki imzanın ...'ye ait olup olmadığının tespiti için ATK'dan alınan raporda; imzanın ... eli ürünü olmadığı yönünde görüş belirtilmiş, ....03.2021 Tarihli bilirkişi raporu ile çelişki oluşması nedeni ile ATK Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan alınan rapor ile de ....10.2015 Tarihli belgedeki imzanın ...'ye ait olmadığı tespit edilmiştir. Son bilirkişi heyeti raporu ile raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu dikkate alındığında davacının bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı, asıl ve birleşen davaya konu çeklerin davalı şirketi temsilen şirketin eski yetkilisi olan ...'ne teminat olarak verildiğini iddia ettiğinden bu hususu kesin delil ile ispatla yükümlüdür. Davacının delil olarak dayandığı ....10.2015 Tarihli belgedeki imzanın ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacının münhasıran davalı ticari defterlerine dayanmadığı, davalı defterlerinde çeklerin dayanağının kayıtlı olup olmamasının çekleri hükümden düşürmeyeceği, davalı şirket çekleri elinde bulundurarak takip başlatmış olmakla yetkili hamil olmadığına ilişkin istinaf itirazının reddi gerektiği, davacının teminat iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, davalı şirketin eski yetkilisi ...'nin duruşmada dava konusu çeklerin teminat çeki olmadığına dair yemin ettiği de görülmekle mahkemece mevcut delil durumuna göre asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf istemlerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf istemlerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Birleşen davada alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026