12. Hukuk Dairesi 2013/25215 E. , 2013/34910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bafra İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/05/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerin
**12. Hukuk Dairesi 2013/25215 E. , 2013/34910 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bafra İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/05/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK.'nun 89. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarına göre; “Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi). Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4'üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106'ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin (Değişik ibare:02.07.2012 - 6352 S.K./18. mad) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.” 3. kişinin icra mahkemesine başvurusu, kendisine tebliğ edilen 1 ve 2. haciz ihbarnamelerinin tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğü ve öğrenme tarihine göre haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmesine rağmen hakkında verilen haciz kararının ve haciz ihbarnamesinin iptali talebine ilişkindir. Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiası İİK.'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup aynı maddenin 1. fıkrasına göre öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde ileri sürülmelidir. Somut olayda şikayetçinin 1. haciz ihbarnamesine 08.01.2013 tarihinde itiraz ettiği ve bu tarihte anılan tebliğ işlemini öğrendiği, yine şikayet dilekçesinde 2. haciz ihbarnamesinden 03.01.2013 tarihinde haberdar olduğunu belirterek bu tarihte anılan tebliğ işlemini öğrendiği, her iki tebliğ işlemine yönelik şikayetin ise İİK.'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra 16.05.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurularak gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Bu durumda anılan tebliğ işlemlerine yönelik şikayetin süre aşımından reddi gerekir. Öte yandan 1.ve 2. haciz ihbarnamesi tebliğ tarihlerine göre 3.kişi İİK.'nun 89. maddesinde öngörülen sürede itiraz etmediğinden borcun zimmetinde sayılması gerekir. Aynı madde uyarınca gönderilen 3. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde menfi tespit davası açıldığı bildirilmediğinden, anılan haciz ihbarnamesine itiraz edilmiş olması, borç zimmetinde sayılan 3. kişi hakkında haciz kararı verilmesine engel olmaz. Ancak; İİK.'nun 355. maddesine göre, maaş ve ücret haczinin icra müdürlüğünce borçlunun çalıştığı iş yerine maaş ve ücretinin haczedildiğine dair haciz yazısı gönderilerek yapılması gerekir. İİK.'nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilerek maaş haczi yapılamaz. Şu hale göre; İİK.'nun 89. maddesi gereğince 3. kişiye gönderilen haciz ihbarnamelerinde “borçlunun maaşının ¼ 'ü ile işçilik alacakları dışındaki tüm hak ve alacaklarının borca yeter miktarının haczine karar verildiği” belirtildiğinden haciz ihbarnamelerinin “borçlunun maaşının ¼'ünün haczine“ ilişkin kısmının iptaline, haciz ihbarnamelerinin diğer kısımları bakımından ise, 3. kişi tarafından 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmediğinden ve yasal süre içinde de menfi tespit davası açılmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekir. O halde mahkemece; usulsüz tebliğe ilişkin şikayetlerin süre aşımından reddine, haciz ihbarnamelerinin "borçlunun maaşının ¼'ünün haczine" ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin ve hacizlerin kaldırılmasına yönelik şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.