T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/612 KARAR NO : 2026/102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.03.2024 NUMARASI : 2023/368 Esas 2024/131 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 30.01.20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/612 KARAR NO : 2026/102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.03.2024 NUMARASI : 2023/368 Esas 2024/131 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 30.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23.02.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 21.07.2019 tarihinde 01.00 sıralarında, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün, davacıların babası yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiğini, davalı ... şirketine 27.11.2019 tarihinde yaptıkları başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacılar ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 06.11.2020 tarihli dilekçesi ile talebini sigortalının %50 kusur oranına göre davacılardan ... için 28.814,70 TL, ... için 15.488,18 TL, ... için 15.495,70 TL olmak üzere toplam 59.798,58 TL'ye yükselterek 10.12.2019 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 08.01.2024 tarihli dilekçe ile de, talebini davacılardan ... için 119.935,78 TL, ... için 56.815,41 TL ve davacı ... için 127.510,22 TL olmak üzere toplam 304.261,41 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davadan önce davacılar vekilinin başvurusunun 20.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve 23.09.2019 tarihinde eksik evrak bulunduğundan bahisle bildirimde bulunmalarına rağmen eksikliklerin giderilmediğini ve usûlüne uygun olarak başvuru bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddedilmesi gerektiğini, müteveffanın alkollü olarak yaya geçidi bulunmasına rağmen yoldan geçmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu ve sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 13.04.2023 tarih, 2021/249E.- 2023/266K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; alınan 29.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde müteveffa yaya ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b-3 maddesini ihlâl etmesi nedeniyle %50, sigortalı otobüs sürücüsü ...'in ise, anılan Kanunun 52/a ve 52/b maddelerini ihlal etmesi nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrası 2023 yılı 6 aylık güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde hüküm tesis edildiği belirtilerek; davanın kabulü ile, davacı ... için 119.935,78 TL, ... için 56.815,41 TL, ... 127.510,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacılar tarafından 06.11.2021 tarihli dilekçe ile talep sonucunun belirlendiğini, yeni bir talep artırımı yoluna gidilmesinin usûl hükümlerine aykırı olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde yasal faiz talep edilmesine rağmen mahkemece talep aşılarak avans faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, mahkemece usûli kazanılmış haklar korunmadan karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının aktüer raporuna ilişkin olmadığını, güncel asgari ücret verilerine göre ve teknik faiz yerine progresif rant yöntemi uygulanarak alınan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını, alınan kusur raporunun da çelişkiyi gidermediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki otobüsün, davacıların babası yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiğini belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacılar ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 06.11.2020 tarihli dilekçesi ile talebini sigortalının %50 kusur oranına göre davacılardan ... için 28.814,70 TL, ... için 15.488,18 TL, ... için 15.495,70 TL olmak üzere toplam 59.798,58 TL'ye yükseltmiş, mahkemece 12.11.2020 tarihli karar ile, davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 14.407,35 TL, ... için 7.744,09 TL, ... için 7.747,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 13.04.2023 tarihli, 2021/249E.-2023/266K.sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama neticesinde, 29.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde müteveffa yaya ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b-3 maddesini ihlâl etmesi nedeniyle %50, sigortalı otobüs sürücüsü ...'in ise, anılan Kanunun 52/a ve 52/b maddelerini ihlal etmesi nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrası 2023 yılı 6 aylık güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde hüküm tesis edildiği belirtilerek davanın kabulü ile, davacı ... için 119.935,78 TL, ... için 56.815,41 TL, ... 127.510,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle bölge adliye mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılamada raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan bilirkişi heyet raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında, bir usulsüzlük görülmediğinden davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. 2-6100 sayılı HMK'nın Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) (Değişik:22.7.2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu düzenlenmiş, Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hâlinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması hâlinde, davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması veya ek dava açması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107 nci maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir. Somut olayda, davacılar vekili dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek davacı ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.11.2020 tarihli dilekçesi ile talebini HMK'nın 107. Maddesi gereğince sdavacı ... için 28.814,70 TL, ... için 15.488,18 TL, ... için 15.495,70 TL olarak belirlemiş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, Dairemizin kaldırma kararından sonra da, 08.01.2024 tarihli dilekçe ile talebini HMK'nın 176. Maddesi gereğince ıslah ederek davacılardan ... için 119.935,78 TL, ... için 56.815,41 TL ve davacı ... için 127.510,22 TL olmak üzere toplam 304.261,41 TL ıslah etmiş olduğu anlaşılmakla davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, 06.11.2020 tarihli dilekçenin bedel artırım, 08.01.2024 tarihli dilekçenin ıslah olarak kabulü gerektiğinden davacılar vekilinin 08.01.2024 tarihli dilekçesine göre karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3-Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nin BAM Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair 30.05.2014 tarih ve 2024/3323 E. 2024/5474 K, 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Mahkemece verilen 12.11.2020 tarihli ilk karara karşı, davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, Dairemizin 13.04.2023 tarihli, 2021/249E.-2023/266K.sayılı kararı ile, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği gerekçesi ile HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş olup karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle taraflar lehine usûlü kazanılmış hak oluşmadığından, kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılamada, yeniden belirlenen kusur oranlarına göre, rapor tarihindeki güncel veriler esas alınarak TRH 2010 ve progresif rant yöntemi kullanılarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasında ve hesaplanan tazminata ıslah dilekçesinde belirtildiği şekilde avans faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin anılan yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355.maddesi gereğince istinafa başvuran davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 20.784,09 TL karar harcından peşin alınan 5.197,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.587,09 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 30.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n