4. Hukuk Dairesi 2022/5601 E. , 2025/859 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/171 Esas 2022/305 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/649 Esas - 2018/595 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik
**4. Hukuk Dairesi 2022/5601 E. , 2025/859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/171 Esas 2022/305 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/649 Esas - 2018/595 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Yay. A.Ş.'ye ait ........., Gazetesi ve internet sitesinde 17.03.2016 tarihinde diğer davalı tarafından kaleme alınan gerçek dışı haber ve yayın nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek haberin hukuka aykırı olduğunun tespiti, buna ilişkin kararın yayınlanması ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 17.03.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, adli soruşturmaya konu olan bir olayla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek için dava konusu yayının yapıldığını, haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haber tarihi itibariyle davacı hakkında, tutuklu hükümlü veya suç delillerini bildirmeme ve suçluyu kayırma suçlarından dolayı soruşturma bulunduğu, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yayının toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, haberin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, habere yönelik toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunduğu gerekçesi ile davacı vekilinin vekalet ücreti dışındaki itirazlarının reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberde müvekkili hakkında yasa dışı bir yapılanmanın içinde olduğu algısı yaratıldığını, gerçek olmayan haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, müvekkili hakkında delil olmadığı gerekçesi ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, haberin yayınlanmaya devam etmesi nedeniyle saldırının da devam ettiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri yararına hesap edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki tarifeye göre hesaplama yapılması gerektiğini, verilen kararın vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 17.03.2016 tarihinde......., Gazetesi ve gazetenin internet sitesinde yapılan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile hukuka aykırılığın tespiti, kararın yayınlanması ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; ............,Yüksek Tek. ve İnovatif Yatırımlar Danışmanlık A.Ş.'nin şikayeti üzerine davacı hakkında suçluyu kayırma, delilleri bildirmeme suçlarından ceza soruşturması yürütüldüğünün, bu nedenle dava konusu haberin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunun, yayının toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, haberlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, haberde geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının ayrıca davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.